Sinif Mucadelesi
İngitere

Siyasi kriz devam ediyor

Perşembe 10 Kasım 2022

Rishi Sunak, Birleşik Krallık Başbakanı olarak Liz Truss’un yerini aldı. Bu, piyasaları güvence altına almak için yeterli olabilir, ancak kesinlikle işçiler için yeterli değil.

Muhafazakar Truss, 20 Ekim Perşembe günü istifa ederek ülke tarihindeki en kısa dönem rekorunu kırdı; hükümette sadece 44 gün kalabildi. Ekonomi bakanı Kwasi Kwarteng’i 14 Ekimde görevden alarak devrilmekten kaçınmayı ummuştu. Ancak manevra yeterli değildi.

Kwarteng’in yerine geçen Jeremy Hunt, ilk konuşmasında liderinin ekonomik programının büyük bölümüne çizgi çekti. Enerji faturalarında en zenginlere ve hane halkına yardım şeklindeki vergi hediyelerini aşağı yönlü revize etti: Truss’un amiral gemisi önlemlerinden neredeyse hiçbir şey kalmadı. Medyada alay konusu oldu, partisi içinde yetkisi olmadığından geri çekilmekten başka seçeneği kalmadı.

Bu macera sürpriz olabilir. Burjuvaziye bu kadar bağlı bir politikacı neden bu kadar çabuk görevden alındı? Çünkü egemen sınıfın gözünde kölelik yeterli değil. Çıkarlarını savunması için belirli bir beceri gerekiyor ki Truss’ta başından beri yoktu. 23 Eylül gibi erken bir tarihte, önünde güvenilir gelir olmadan olağanüstü harcama ve vergi indirimi vaat eden bir "mini bütçenin" sunulması, kapitalistleri endişelendirerek İngiliz lirasının sallanmasına ve emeklilik fonlarının endişelenmesine neden oldu. İngiliz ve uluslararası yüksek finans çevrelerinde eleştirilen, partisi içinde istismara uğrayan, %10’dan fazla bir enflasyonla mücadele eden kitlelerce sevilmeyen Truss, fırlatılma koltuğundaydı... ve sonunda atıldı.

Bununla birlikte, siyasi istikrarsızlıkta, Truss’un kişisel hatası olan tek sorun değil. Onun düşüşü her şeyden önce krizdeki bir sistemin belirtisi. Burjuvazinin uzun zamandır doğal partisi olan Muhafazakar Parti, artık gözü kapalı güvenilecek bir aygıt değil. Bu durum, özellikle Ocak 2021’de yürürlüğe giren Brexit’in önünü açan 2016 referandumundan bu yana geçerli. İngiliz burjuvazisi, Avrupa Birliği’nden ayrılmak istemese de, bu referandumla piyonun Avrupa düşmanı taraftarlarına zarar vereceğini düşünen Muhafazakar bir Başbakan olan David Cameron tarafından Brexit’e doğru yürüyüş başlatıldı.

Ancak işler tersine döndü ve AB’den kopuş, kapitalist sınıfın arzu etmediği bir dizi ekonomik ve politik rahatsızlığa yol açtı.

Rakip eksikliği nedeniyle Sunak, Truss’un yerini aldı. Hintli bir milyarderin damadı olan eski hedge fon yöneticisi, Goldman Sachs bankasının eski yöneticisinin, 800 milyon avronun üzerinde aile servetine sahip olduğu bildiriliyor.

Johnson yönetiminde Ekonomi Bakanı olarak, pandemi sırasında İngiliz versiyonu "ne gerekiyorsa yapılır" siyasetinin ustasıydı. Büyük işverenler daha sonra ona güvenebildi; çünkü devlet sadece teknik olarak işsizlerin maaşlarını karşılamakla kalmadı, aynı zamanda büyük şirketlere geri ödemek zorunda kalmayacakları milyarlarca dolar verdi. Truss, Downing Caddesi’ndeki son günlerini yaşarken Sunak, Muhafazakar Partinin liderliği için verdikleri savaştan bu yana Truss’un önlemlerinin felakete yol açacağını tahmin ettiğini hatırlamaktan memnuniyet duydu. Sunak bu nedenle finans çevrelerinda güvenilir bir yönetici olarak ün yapmıştır.

Şüphesiz, en azından geçici olsa da City’e (Londra Borsa’sına) güvence verdi. Sunak atanır atanmaz, İngiliz FTSE100 endeksine 50 puan kazandırdı. Yeni hükümet kaptanının misyonu, sahiplerine, küresel krizin şoklarından bağımsız olarak ve mümkünse sosyal huzursuzluk olmadan, artık daha ciddi bir şekilde yönetilen kamu parasının, ceplerini doldurmaya devam edeceğini garanti etmektir. Bu dairenin karesi. (İşin aslı da bu).

Ancak, bu belirsiz ortamda, en az bir şey kesin; işçi sınıfına yönelik saldırılar artacak. Ekonomi bakanı olarak görevde kalması beklenen Hunt, rengini açıkladı; tarife kalkanı beklenenden daha kısa süreli olacak ve kamu hizmetlerindeki kesintiler en az 2010’lardaki kadar şiddetli olacak. Bu da artan sayıda işçinin yoksullaşması şimdiden planlanıyor demektir.

Bununla karşı karşıya kalanların sandıklarında başı çeken İşçi Partisi, kendisini Torilerden (sağcı parti) daha yetkin bir kapitalizm yöneticisi olarak sunarak, erken seçim talebinde bulunmaya devam ediyor. Elbette birçok emekçi Sunak’ın ve Torilerin iktidardan gitmesini görmekten memnun olacaktır. Ancak sosyal gerilemeyi durdurmak için sağın, solcu bir hükümet tarafından değiştirilmesi üzerine bahse girmek bir tuzaktır.

Son olaylar, esas kararları verenlerin politikacılar değil, kapitalistler olduğunu çarpıcı bir şekilde gösteriyor. Sömürücülere karşı durmak için, emekçiler herhangi bir yüce kurtarıcıya değil, yalnızca kendi güçlerine güvenmeli. (LO 26.10.22)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı: 285 - 2 Kasım 2022  Site yaşamını izle Uluslararası Gündem   ?