Sinif Mucadelesi

Erdoğan ve AKP iktidarı için yeni bir umut… Libya macerası

Cuma 3 Ocak 2020

Özellikle Mart 2019 yerel seçimlerinden sonra tamamen yıpranan ve kitle desteğini yitiren iktidar, Barış Pınarı Harekatı, Kanal İstanbul, yerli araba gibi maceralarla ayakta durmaya çalışıyor. Belli ki tüm bunlar yetmiyor! İşte bu ortamda al sana Libya macerası…

Petrol çıkarları temelinde başta Fransa olmak üzere emperyalist güçler, 2011’den sonra Libya’yı “halletme” sürecini başlamalarından sonra bu ülke param parça oldu. Sonuçta Doğu’da, ABD, AB, Rusya ve birçok Arap ülkesi ile iyi ilişkileri olan general Hafter liderliğinde, ülkenin çoğunluğunu içeren bir iktidar oluştu. General Hafter’in Batı yanlısı ve hatta bir CİA ajanı olduğu söyleniyor. Hafter iktidarına karşı Başkent Trablus çevresinde İslamcı, İhvancı diye bilinen ve Tunus’taki İhvancı iktidarına yakın olarak tanınan bir “Ulusal Mutabakat” hükümeti var. Son aylarda general Hafter iktidarı, küçük bir alana sıkışmış olan ve gittikçe zorlanan Ulusal Mutabakat hükümetini haritadan silmek için askeri girişimleri arttırmaya başladı.

Trablus çevresinde zor duruma düşmüş ve hiçbir desteği olmayan bu hükümet, Erdoğan iktidarı ile işbirliği yapmaya dünden hazırdı. İşte bu ortamda Erdoğan iktidarı, 27 Kasım’da Trablus Hükümeti ile “Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin” bir anlaşma yaptı ve Erdoğan çevresi bu sayede artık “Türkiye’nin Doğu Akdeniz’in egemen gücü haline geldiği” masalını anlatmaya başladı. Hatta haritalar bile çizildi!

Yandaş medya ve sözcüleri “Yunanistan’ın boğazını sıktık”, “İsrail’i bitirdik”, “Bize sormadan bu bölgede kimse adım atmayacak”, “Mısır’ı, İsrail’i, Kıbrıs’ı ve Yunanistan’ı köşeye sıkıştırdık” gibi naralar atmaya başladı.

Tüm bu gelişmelerin ardından 9 Aralık’ta Erdoğan “Libya’ya asker göndermeyi” gündeme getirdi ve “Libya, Türkiye’yi davet ederse, elbette Türkiye’nin mutabakat gereği Libya’ya gitme hakkı doğmuş oluyor. Libya’ya her türlü desteği vermeye hazırız” dedi. Erdoğan’ın anlaşma imzaladığı hükümetin yok olma tehlikesi büyüdüğü için alel acele Libya’ya asker gönderilmesi Meclis’te onaylatma aşamasına geldi. Hatta Antep’ten kalkan uçaklarla Suriye’de desteklenen Özgür Suriye Ordusu mensuplarının, Libya’ya çoktan gönderildiği haberleri yapıldı.

Sonuç itibarıyla Libya’ya asker gönderilecek mi, yoksa AKP iktidarı bu olayı salt propaganda ile sınırlı mı tutacak? Bunu yaşayıp göreceğiz. Ancak şimdiden şunu kesin bir şekilde söyleyebiliriz: Libya’ya asker gönderilmesine kesinlikle karşıyız. Çünkü oraya gidip hayatını tehlikeye atacak veya ölecek askerler, bunu zenginlerin çıkarları için yapmış olacak. Savaş için harcanacak para da emekçilerin ve yoksulların ödediği vergilerden karşılanacak.

Tüm bunlara ek olarak Trablus Hükümetinin, Türkiye’den gidecek askeri güçlerin desteğine rağmen, ayakta kalma olasılığı fazla görülmüyor ve de Trablus Hükümeti desteğiyle Doğu Akdeniz sahillerinde Türkiye’nin askeri bir hakimiyet kurma iddialarına çocuklar bile güler.

Artık Türkiye’de emekçiler ve yoksullar, onları sömüren patronların ve zenginlerin iktidarlarına ve maceralarına karşı, dünyanın birçok ülkesinde başladığı gibi, “yeter” deyip savaşsız ve sömürüsüz bir düzen için harekete geçmeli ve üretimden gelen güçlerini kullanmalı. Yoksa bu kapitalist düzenin bedelini daha da feci ödemeye devam edeceğiz. (31.12.2019)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı: 259 - 3 Ocak 2020  Site yaşamını izle Siyasetin Gündemi   ?