Sinif Mucadelesi

Suriye siyaseti emperyalizmin emirlerinden ibaret

Cumartesi 9 Mart 2019

Emperyalist güçler, Suriye’de savaşı bitip barıştan kazanmaya karar verdi. Bu doğrultuda AKP’nin Suriye siyaseti, bir kez daha yalpalıyor. ABD’nin “güvenli bölge” önerisine karşı olan Erdoğan, şimdi güvenli bölgeyi savunuyor. Esat “yıkılmalı” diyen Erdoğan, bir düzeyde “görüşme sürüyor” dedi.

Tüm bunlar, başta Erdoğan olmak üzere AKP iktidarının, emperyalizmin sert siyasi ve askeri dönemeçlerine uyum yeteneğini gösteriyor. Neden destek gördüğünü de gösteriyor.

Ancak Suriyeli milyonlar, yaşadıkları acılar nedeniyle çok farklı bir durumda. Ne emperyalist liderler ne onların siyasetlerinin her zaman bir parçası olan Erdoğan, onlara çektirdiklerinin hesabını vermez.

ABD’nin “çekilme” kararını ciddiye alan iktidar, Suriye’nin Kürt bölgelerinde denetimi almak için gönüllü oldu. Ancak Trump’un söylediği ile yaptığı farklı olacak gibi görünüyor. Sadece ABD değil, AB’de, Suriye’nin imarından pay almak için Arap ülkeleri üzerinden Türkiye’yi dışarıda bırakıp planlar yapıyor.

Elbette bu planlarda Akdeniz’deki petrolün rolü daha önemli.

Erdoğan, ordunun işgali altındaki Kürt bölgesini, desteklediği ve işbirliği yaptığı ÖSÖ ile denetim altında tutuyor. Bunun karşılığında, Rusya’dan İdlib kentini gözetleme görevi aldı. Bu kent, her geçen gün daha tehlikeli hale geliyor. Çünkü Trum’ın “bitirdik” dediği İŞID dahil tüm radikal islamcı örgütlerin silahlı militanları, burada toplandı. Dünyanın birçok ülkesinden geldiler ama ülkeleri onları geri almıyor. Rusya hepsini bombalayıp öldürmekten yana, Esat zindanlarda öldürmek istiyor. ABD, bölgede Kürtlere denetleteceği kamplara tıkıyor. Avrupa Birliği, bilmek bile istemiyor.

İşte medyada çok övülen Suriye’de ki ABD ve Rusya ile ortak yapılan güvenlik işleri, bu militanların bölgeden ayrılıp dünyanın başına bela olmasını önlemekten ibaret.

Radikal islamcı örgütlerin bir kısmı, kendilerini koruduğu için orduya karşı gelmek istemiyor, uslu duruyor ama bir kısmı Türkiye’yi ve iktidarı düşman gördüğü ve de bölgede daha çok etkili olabilmek için şiddet eylemleri yapıyor. Patlayan bombalarda, halkla birlikte askerler, bölgeye gönderilen memurlar da ölüyor, yaralanıyor.

AKP’nin Suriye siyaseti, askerin canıyla emperyalistlerin çıkarlarını savunmaya dönüştü. Bu durumdan başta işçi sınıfı olmak üzere tüm toplum etkileniyor.

Kürt bölgesi Mümbiç’e askeri operasyon hevesiyle yüzlerce askeri araç, mühimmat, malzeme, asker, sivil sağlık görevlisi ve başka memur bölgeye gönderildi. Sınıra duvar örüldü, bir çok inşaat yapıldı. Erdoğan, seçim yatırımı olarak düşündüğü operasyon için ne Rusya’dan ne de ABD’den izin alabildi ancak tüm bunların masrafı, hepimizin cebinden çıktı.

Hızlı büyüyen ve bir anda milyarderler listesine giren AKP yöneticilerinden Ethem Sancak ve Katarlı ortakları ordunun her kıpırdanışından milyarlar kazanıyor ama emekçiler, yoksullaşıyor.

Suriye siyasetinin bir yan etkisi de İdlib’teki silahlı radikal islamcı militanların Türkiye’ye gelip yerleşmeleri veya Türkiye üzerinden başka yerlere gitmeleri oluyor. Silahlı militanların, hedef gözetmeden uyguladığı şiddetten, kadınlara yönelik gerici fikirlerinden fazlasıyla çektik. Buna rağmen hala AKP iktidarı, silahlı islamcıları değil, Kürt militanları ve hatta Kürt halkını düşman olarak görüyor. (04.03.19)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı:249 - 8 Mart 2019  Site yaşamını izle Siyasetin Gündemi   ?