Sinif Mucadelesi

Devletin polis sevdası, kadın düşmanlığı

Cumartesi 9 Mart 2019

Bir polisin, gösterici genç bir kadın öğrenciyi, cinsel tacizle gözaltına alması tepkiye neden oldu. İçişleri bakanı; “... Eğer taciz varsa üzerine ilk biz gideriz... ’Babası FETÖ’den ihraç, kardeşi DHKP-C’li proje kadın’ üzerinden polisi ezmesine müsaade etmeyiz” diyerek, polisi savundu.

Oysa bu olay ilk değil; aynı hafta başka iki polis cinsel saldırı suçundan ceza aldı. Polis aracına bindirdikleri kadına saldıran ve suçu önce hafifletilen sonra da iyi halden indirilen saldırgan polis kendini; “... tecavüz etmedim” diye savundu. Saldırıya tanık olup gıkını çıkarmayan, bildirmeyen, ancak cezası iyi halden ertelenen diğer polis, “o polis benim üstümdü” diye kendini savundu. Zaten araçta kamera olmasaydı, kimse saldırıya uğrayan kadını dinlemeyecek, polisler kendilerini önemli kişiler sayıp, önemli işler yaptıklarını düşünüp ortalıkta dolaşmaya devam edeceklerdi.

İşte içişleri bakanı böyle kokuşmuş polisleri, böyle kokuşmuş iç işleyişi olan bir kurumu, kadınlar ve özellikle solcular söz konusu olduğunda görevlerinin tam tersine davranan memurları savunuyor.

Elbette bu durum isyan ettirici ama şaşırtıcı değil; milli eğitim bakanı tacizci öğretmeni savunur; aile bakanı tacizci dincilere kalkan olur...

Polis, yetkili ve etkili kişilerce korunduğu sürece ne utanç duyar ne de tavır değiştirir. Tersine, olayı haber yapan gazeteci, bir bahane uydurularak gözaltına alınıp, gözdağı verildi. Devletin, siyasilerin, pis işlerini yapan, zorbalarına, kol kanat gerildiğini cümle aleme duyurdular böylece.

Devlet eliyle yapılan bu koruma, kadına ve çocuğa yönelik şiddetin, cinsel saldırıların sonu gelmemesinin baş nedenlerinden biridir. (01.03.19)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı:249 - 8 Mart 2019  Site yaşamını izle Siyasetin Gündemi   ?