Sinif Mucadelesi

Varlık fonu, nereden çıktı?

Cuma 3 Mart 2017
AKP hükümeti Kanun Hükmünde Kararnameyle (KHK) Şubat başında, Halkbank başta olmak üzere kamu bankalarını, THY’yi, PTT, BOTAŞ gibi kamu kurumlarını bir araya getirerek Türkiye Varlık Fonu adında yeni bir kurum oluşturdu. Ortaya atılan iddialar, bu kurumun ekonomik büyümeye ve istikrara katkı yapacağı şeklinde. Merkez Bankası ve devlet bütçesi varken buna ne gerek var? {{Fonun kurulma nedeni…}} Ekonomi, 2002 ile 2015 yılları arasındaki gibi iyi gitmiyor. Dünya ekonomisinin krizinden, AKP hükümetinin uyguladığı iç ve dış siyasetlerden dolayı ekonomi, her geçen gün kötüye gidiyor: TL, dolar ve avro karşısında hızlı ve büyük değer kaybına uğruyor, işsizlik artıyor, esnaf iflasları arttı, kredi borçlarını ödeyemeyen kişi sayısı 2 milyonu aştı, iç ve dış borç tırmanışa geçti. 2015’e kadar ekonomik büyüme %7 civarında iken geçen yıl %1 civarına düştü. Dış kaynak kullanımına mutlak bağımlı olan Türkiye, üç uluslararası derecelendirme kuruluşu tarafından “yatırım yapılamaz ülke” ilan edildi. Liranın 2015 ve 2016'daki değer kaybı nedeniyle sadece büyük özel şirketlerin 200 milyar dolardan fazla açığı var. Üstelik devletin dış borcu artıyor ve buna, devletin büyük yatırımlar nedeniyle dış firmalara özel-kamu yatırımları çerçevesinde verdiği gelir güvencesinden dolayı her ay ödemesi gereken milyonlar ekleniyor. Örneğin Avrasya tünelindeki günlük geçiş cirosu, verilen güvencenin üçte birini geçmediği için aradaki farkı, devlet ödemek zorunda. Türkiye’de 2002 sonrasında oluşturulan istikrar ve güven ortamı sıfırlandığından, artık devletin ve büyük özel şirketlerin eskisi gibi kredi bulma olanağı kalmadı. Hükümet arada bir Katar ve Suudi Arabistan sermayesine kıyak yapıp onları Türkiye’ye çekmeye çalışıyor. Ancak petrol fiyatındaki düşüş nedeniyle onların da geliri azaldı, üstelik fazla riske girmek istemiyorlar. Özcesi artık ateş bacayı sardı ve AKP hükümeti, panik içinde güvenceler verip eskisi gibi yeni finans kaynakları bulmaya çalışıyor. “Heey Amerika, heey Avrupa” gibi naralar atmak mali sorunları çözmediği gibi mahkum oldukları dış sermayeyi (ve iç sermayey) de güvensizleştiriyor. İşte Varlık Fonu, büyüyen bu riskler ve sorunlar nedeniyle oluşturuldu. Şimdi kamu bankalarının, THY ve diğer kamu kurumlarının para ve mal varlıkları sayesinde bir kasa oluşturulup, güvence olarak göstererek, dünya para piyasalarında sağlam güvence gösterip “dış kaynak”, yani dolar ve avro bazında borç para aranacak. Devlet kağıtları üstünden Hazine’nin yaptığı borçlanmaya paralel ayrı bir borçlanma sistemi olacak. Şu anda hazinenin borç oranı mili gelirin %30'u civarında olduğu için ek borçlanma olanağı fazla yok. Hükümet, işte bu mali durumunu kamufle edip dünya mali sermayesine, hiç merak etmeyin, bize güvenebilirsiniz masalını anlatıyor! Dünyayı talan eden mali sermaye bunu yutar mı? Maliye Bakanı Naci Ağbal, 8 Şubatta verdiği bir demeçte “Varlık Fonu envanterindeki varlıkları karşılık göstererek borçlanma yapabilir, proje finansmanı yapabilir, büyük projelere finansman bulabilir” dedi. Yani bakan, derecelendirme kuruluşlarına güvence verdiğini sanıyor. Başbakan yardımcısı Canikli, “Fon, piyasaların aşırı dalgalandığı; spekülatif işlemlerin, ekonomik sabotaj ve saldırıların yoğunlaştığı dönemlerde piyasaların sakinleştirilmesine ve saldırıların defedilmesine büyük katkı sağlayacaktır” dedi. Bilindiği gibi Türkiye’nin risk primi (CDS) 258 puan ile, uzun zamandır ilk sırada bulunan Brezilya’yı bile geçip birinci oldu! Emperyalist ülkelerin mali çevrelerine şirin görünerek mali imkanlar sağlayıp ekonomiyi düzeltme iddiası sadece hayalden ibaret. Hatta bazı iktisatçılar, Fonun Türkiye’yi, Osmanlının Duyun-u Umumiye’sine götürebileceğine dikkat çekiyor! (23.02.2017)

Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Arşiv  Site yaşamını izle Arşiv 2017  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 225 - 3 Mart 2017  Site yaşamını izle Emekçinin Gündemi   ?