Sinif Mucadelesi

Patronlar kasalarını dolduruyor Emekçilere reva görülen polis zorbalığı ve hep ertelenen vaadler

Perşembe 10 Kasım 2022

İstanbul Ticaret Odası, ekim ayı tüketici enflasyonunu %108 olarak açıkladı. TÜİK %85, ENAG %180; İŞKUR %120; herkes uygun gördüğünü doğru kabul ediyor. Ancak hepsi çok yüksek, düşmüyor ve temel olarak emekçi kesimleri her geçen ay daha da yoksullaştırıyor.

Resmi TÜİK enflesyonu, geçtiğimiz aydan düşük açıklanacak, böylece iktidar çevreleri “enflasyonu düşürdük” diyecek.

Türkiye’de neredeyse her üç aileden biri, 6.5 milyon aile bir düzeyde yardım alıyor. 16 milyon ücretli çalışanın %42’si yani 6 milyon işçi asgari ücretli. Asgari ücret, bir yılda %80 arttı, buna rağmen Türk-İş’in hesapladığı 6.850 lira olan açlık sınırının altıda; 24 bin lira olarak hesaplanan yoksulluk sınırı dört kat daha fazla.

İşçi sınıfı geçim derdinde her türden patronlar; sermeyedarlar, faizciler, bankacılar, kasalarını tıka basa doldurdu. Bankaların yıllık kârı %400’ü aştı, devlete borç veren tefecilerin gecelik kârı patladı; kur korumalıdan alınan para tüm ülkeda kara delik oluşturdu; devletin %12 faizle dağıttığı parayı %30 faizle kredi veren de kâr ediyor, alan da.

Tam yağma düzeni ama söylendiği gibi devletin kasası yağmalanmıyor, asıl yağmalanan işçi sınıfının ürettiği zenginliktir. Devletin kasası gökten dolmuyor, işçi sınısfı üretiyor, madenlerde ölümüne çalışmayla üretiyor, gelirinden vergi kesiliyor, aldığı her şeyden tekrar vergi ödüyor; eline kalan her geçen gün azalıyor.

Bu ortamda Erdoğan, törenden törene koşuyor, bol keseden atıyor. Açılışlar, temel atmalar, para verme ve başka vaadleri arttı. Bir yandan da korkutuyor; din, vatan, aile elden gidiyor, deniyor. İtiraz edenlerin üzerinde polis copu, asker tekmesi, gözaltı, mahkeme, linç kampanyası eksik olmuyor. Her şey iyi ise bu baskı, zorbalık neden? Her şey iyi ise şikayet edenlere neden kulak verilmiyor?

Hiçbir şeyin iyi olmadığını, daha da kötüye gideceğini bildiklerinden, göz korkutmaya çalışıyorlar. Kısa süre önce Kazakistan’da, ardından Siri Lanka’da, daha önce başka ülkelerde yoksullaşmaya, yolsuzluğu ve yoksuzluğa karşı isyanlar oldu. Siyasetçiler, çalıp çırpanlar, ülkeyi talan eden patronlar, geri adım atmak yerine orduyu ve polisi devreye soktu. Ancak ayaklanmayı bastırmak için taviz vermek zorunda kaldılar, kitleler bazı haklar aldı.

İsyan etmek, hak için mücadele etmek giderek daha zorlaşıyor ama mücadele etmemek de zorlaşıyor. Hiç olmazsa mücadele ile bir şeyler başarmak, patronların düzenini biraz geriletmek, mümkün olabilir. Mücadele etmezsek hiç şansımız yok.

Geçmişte işçi sınıfının, gerek işyeri, gerek işkolu, gerekse bütün olarak verdiği mücadeleler var. Bu mücadelelerin kazanımları da var. Olmaz denileni olduran, yasaları değiştirten, patronlara diz çöktüren işçi sınıfı mücadeleleri, o zamanlar da büyük zorluklarla yapıldı ama yapıldı. Şimdi mücadele sırası bu kuşağın ve mutlaka mücadele günleri gelecek. (02.11.22)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı: 285 - 2 Kasım 2022  Site yaşamını izle Başyazı   ?