Sinif Mucadelesi

Yolsuzluk ekonomisi

Pazar 11 Eylül 2022

Ortaya dökülen gerçekler, merkezinde cumhurbaşkanlığının olduğu bir ekomik yağma düzeninin çalıştığını gösteriyor. Bu düzen asıl sahipleri ve kazananı, bir avuç patron çevresi, kaybedeneni ise milyonlarca üyesi olan işçi sınıfı.

Patronlar, iş yapmak, ihale almak için önce AKP yönetimi tarafından görevlendirilen, danışman, bürokrat veya başka bir yetkiliye rüşvet ödüyor. Görevli aldığı parayıkendi cebine koymuyor, para yolsuzluğu görmezden gelecekler arasında; yargıda, medyada, bürokraside, siyasettekiler arasında paylaştırılıyor ve de AKP’nin iktidarda kalması için kullanılıyor.

Sözü edilen rakamlar, milyon dolar. Bu kadarını rüşvet veren patronlar, kim bilir ne kadar kazanıyor?

Siyasilerin, devlet görevlilerinin adı söyleniyor, rüşveti veren patronlardan hiç söz edilmiyor. Bir de bu yolsuzluk düzeninde emeği, hakları, geleceği çalınan işçi sınıfından söz edilmiyor.

Yolsuzluk ekonomisinde elden ele dolaşan para, işçi sınıfı tarafından üretiliyor. Üstelik çok ağır çalışma koşullarında, çok düşük bir ücret karşılığında. Patronlar, sisteme girdiklerinde, mahkemelerden bürokrasiye kadar, her düzeyde korunduklarını, kimsenin engel çıkarmayacağını, hiç bir kurumun hesap sormayacağını biliyor. İşte böylece ne işçi haklarına ne iş kurallarına, ne sendikal haklara, hiç bir şeye uymuyor. İşçiler, işyerlerinde ücret zammı, sendikalaşma hakkı, tazminat hakkı, fazla mesiye ilişkin sorunlarda mücadele ediyor. Ancak çoğu yerde tam bir duvara çarpıyorlar.

Erdoğan, kendi iktidarında grevlerin yapılmamasıyla övünürken, patronlara, kurdukları rüşvet çarkına dahil olmaları mesajını iletiyor. Bakanlar, patronların bir telefonuyla, grevleri yasaklıyor, sendikalaşanlar işten çıkarılıyor, hak arayanlar, polis şiddetiyle susturuluyor.

Bu işleyişin etkilerini, sadece hakları çalınan, daha düşük ücretle geçim derdine mahküm edilen işçi sınıfı yaşamıyor. Elleri serbest kalan ve korunan patronlar, pazarı belirliyor, kuralları değiştiriyor, fiyatları istedikleri gibi yükseltiyorlar. Ürünlerin maliyeti ile fiyatları arasında uçurum var. İstediklerinde üretim değil, borsada, dövizde ya da devlete faizle para satarak, fiyatların daha da yükselmesine ya da ihtiyaca yetecek üretim yapılmasına engel oluyorlar.

Devletin Merkez Bankası eliyle %13 faizle satttığı parayı patronlar %25-30 faizle kredi olarak alabildiği söyleniyor. Patronların en başta buna isyan etmesi gerekirken sesleri çıkmıyor. Çünkü aradaki farkı, hem işçilerinin sırtından kâr olarak hem de malları yüksek fiyatla satarak hepimizin sırtından çıkarıyorlar.

İşte patronları, yıllardır süren yolsuzluk ekonomisi düzenine dahil eden teşvikler, bunlar.

Ancak ekonominin daralması, yolsuzluk sürecindekileri birbirine düşürüyor. Erdoğan’ın işten el çektirilen danışmanlarından birininin, diğerine bildiğini anlat demesi boşuna değil. Sen anlatırsan ben de seninkileri anlatırım diyor. Yani herkes, herkesi kolluyor; kimse fazla almasın, kimse açık etmesin.

Kâr üzerine kurulu patronlar düzeninde rüşvet, yolsuzluk her zaman vardır. Hatta “yoksulluk, yolsuzluk ve yasaklar” ile mücadele hedefiyle iktidar olan, müslümanız çalmayız diyen AKP iktidarının en başında da vardı. Ancak bugün ekonominin sırtında büyük bır yüke dönüştü ve bu nedenle işçi sınıfı ve tüm emekçilerin, köylünün, emeklinin, gençlerin yoksulluğunun önemli bir nedeni haline geldi.

İşçi sınıfı, işyerinde karşılaştığı sorunlara artık sadece kendi patronu, işyeri, hatta işkolu düzetinin de ötesinde, ekonominin işleyişindeki genel sorunları da dikkate alarak bakmalı. (05.09.22)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı: 283 - 9 Eylül 2022  Site yaşamını izle Emekçinin Gündemi   ?