Sinif Mucadelesi
Fransa

Ne Macron Ne de Le Pen! Kendi öz mücadelemize güvenelim

Perşembe 14 Temmuz 2022

Neticede ikinci turda bir kez daha Marine Le Pen ile Emmanuel Macron karşı karşıya gelecek. Her ikisi de işçi sınıfının düşmanıdır, kimlikleri bunu doğrulamaktadır. Marine Le Pen hiçbir zaman iktidarda olmadı, bu da ona bazı halk çevrelerinde iyi bir puan kazandırdı, çünkü kitleler hükümetteki sol partilerin inkarları ve ihanetlerinden iğrendi.

Ancak Le Pen halk seçmenlerinin oylarını kazanmak için yaptığı kandırmaların ardında, o bir burjuva, kapitalist toplumun savunucusudur. Partisi, bugün gölgesinde polis ve ordudan faşist kardeşlikler bulunan, Fransız Cezayir ve OAS taraftarlarının mirasçısıdır.

Toplumsal mücadelelerin yoğunlaşması durumunda burjuvazinin devlet aygıtına yardımcı olarak hizmet etmeye çağrılacak ve işçiler için de can düşmanlarıdırlar.

Le Pen’in göçmen karşıtı demagojisi şimdiden işçileri bölmeyi, onları birbirine düşürmeyi ve böylece onları zayıflatmayı amaçlıyor. İktidara gelirse, bunu tüm selefleri gibi en zenginlerin çıkarına ama daha da otoriter ve gerici bir şekilde uygulayacaktır.

Karşısında ise işçileri ve yoksulları aşağılamasıyla, paranın gücünden gelmeyen her şeyi küçümsemesiyle, sosyal sınıfının karikatür derecesini temsil eden eski bankacı Macron var. Referansları Élysée Sarayındaki yıllarıdır.

Tüm "reformları" emekçilere, emeklilere ve işsizlere çok fazla darbe vurdu. Samimiyete yakın bir iğrenç davranışla işçi sınıfına “kan ve gözyaşı” vaat ediyor. Macron, aşırı sağın yükselişine karşı bir siper görevi görüyor deniyor.

Bu bir yalandır ! Beş yıllık görev süresi onu güçlendirdi. İşçi sınıfındaki Macron nefreti, en şaşkın seçmenleri Le Pen’in kollarına attı. Macron’un yeniden seçilmesi faşist güçleri yok etmeyecek, tam tersine! Bunlar orada, Macron’u giderek daha fazla sağa doğru itecek olan güçlendirilmiş bir güç bulacaklar. İşçiler, müstakbel zalimlerini oylarıyla desteklemek zorunda değiller!

Bana oylarını veren seçmenlere teşekkür ediyorum. Böylece işçi kampına ait olduklarının farkında olduklarını ifade ettiler. Ne kadar azınlık olursa olsun, bu seçmen, devrimci komünist akımın hala var olduğunu göstermiştir; kadınların ve erkeklerin toplumsal devrim programını, yani emperyalist büyük burjuvazinin dünya üzerindeki diktatörlüğünü devirmeyi, onun yerine bugün sömürülen, ezilen işçilerin demokratik iktidarını geçirmeyi sürdürmeleri önemlidir.

Bu ikinci turda, emekçi seçmenlerden veba ile kolera arasında seçim yapmaları isteniyor. Kendi adıma bu seçimi reddediyorum ve hem Macron’u hem de Le Pen’i reddetmek için boş oy kullanacağım! Kim kazanırsa, cesaretini kırmaya ve başını eğmeye gerek yok. Aksine ! İşçilerin gücü sandıkta değil, kendi mücadelelerindedir. Élysée’de bir düşmanları olacağının farkında olmalılar.

Ekonomik kriz, Ukrayna’da devam eden savaş ve spekülasyondaki artış gibi tüm sonuçlarıyla hızlanarak her geçen gün kötüleşiyor. Kapitalist ekonomi, işçi sınıflarının kaçınılmaz olarak kurbanları olacağı bir kaosa batıyor.

Ukrayna’daki proleter kız ve erkek kardeşlerimiz bugün bombalar altında ölüyorlar; Rusya’dakiler de istemedikleri ve çıkarlarının olmadığı bir savaşın içindeler. Afrika kıtasının yoksul kitleleri, artan gıda fiyatlarıyla açlığa itiliyor.

Ama burada, dünyanın en zengin ülkelerinden biri olan Fransa’da büyük burjuvazinin bizim için hazırladığı geleceğin de ayni olduğunu söyleyelim. Geleceğimiz cumhurbaşkanlığı seçimi maskaralığına bağlı değil. Yoksul kitlelerin, büyük burjuvazinin kendilerine karşı yürüttüğü toplumsal savaşa etkin bir şekilde tepki verme kapasitesine bağlıdır.

Bu mücadelede belirleyici rol proletaryaya, ekonomiyi çalıştıranlara ve toplumu işletenlere ve aynı zamanda onu değiştirebilecek olana aittir. Patronları, büyük burjuvaziyi ve onların siyasi uşaklarını ancak işçilerin mücadeleleri geri püskürtecektir. Geleceğimiz hepimize bağlıdır!

12.04.2022


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı: 281 - 2 Mayıs 2022  Site yaşamını izle Uluslararası Gündem   ?