Sinif Mucadelesi

Siyasi sistemin partileri, birbirinin kopyası

Pazar 13 Şubat 2022

Siyasi partiler arasında, sol parti ve guruplar dahil, birlik görüşmeleri hızlandı. Büyük muhalefet partileri ve AKP’den kopanların kurduğu daha küçükleri arasında “parlamenter sistem” temelinde görüşmeler sürüyor.

Zamanında yapılırsa seçime bir yıldan fazla süre var ve ilk saçimde cumhurbaşkanı birinci turu ile milletvekili seçimi birlikte yapılacak. Buna karşın, iktidara aday olan muhalefetin en önemli uzlaşı hedefi; parlamenter sisteme dönüş. Çünkü bu sistem barajı aşan küçük partilerin, kendi başına mecliste koltuk sahibi olmasına, hatta bakanlık pazarlığı yapmasına olanak sağlıyor. Yani siyasetçilerin ilk hedefi, kendilerinin ve destekçilerinin çıkarlarını garantiye almak. İşsizliğin ve hayat pahalılığının, diğer can yakıcı sorunları nasıl çözeceklerini tartışmadılar, bunlarda uzlaşma aramadılar bile. Her parti adeta kendi cennetini anlatıyor.

Erdoğan, insanlar geçim acısı çekerken, çaresizlikten kendini yakıp öldürürken, “bu yıl en parlak olacak” diyor. Muhalefet de aşağı kalmıyor. İşçiden, yoksuldan alıp bir avuç patronun kasasına akıtan düzen yerinde dururken, nasıl olacak?

Erdoğan ve AKP, erken seçimi kabul etmese de tüm açıklama ve uygulamaları, seçim amacıyla olduğu açık. Erdoğan iktidarını korumak için can yakan gerçek sorunları, daha kötü hale getirmede tereddüt etmiyor.

Saadet Partisi ve Demokrat Parti ile pazarlıktan eli boş dönen Erdoğan, HDP üzerinden muhalefeti zayıflatma siyasetini hızlandırdı. HDP’nin, bir yandan Saadet Partisi dahil olmak üzere muhalif partilerle görüşüp diğer yandan sol gurup ve partilerle birlik oluşturma çalışmasına Erdoğan’ın ilk hamlesi, bir HDP’linin daha milletvekilliğinin düşürülmesi oldu. Üstelik muhalif partiler de, Erdoğan’ın “HDP milletvekili teröristtir” bahanesini kabul etti. Böylece Kürt halkının sorunları ve mücadelesi, bir kez daha Türk siyasetçilerin iktidar oyunlarında kullanılıyor.

Erdoğan’ın hapiste tuttuğu Demirtaş’ı, Öcalan’a karşı çıktığı gerekçesiyle suçlarken, HDP içinde bölünme oluşturmaktan çok, HDP’nin “terör” tanımına uymayan siyasi tutum ve siyasetçilerini, gözden düşürmeye çalışıyor. PKK’den bahsetmeyen HDP’liler Erdoğan’ın işine yaramaz. Tam aksine Öcalan ve PKK ne zaman gündemden düşse Erdoğan ve AKP’liler öne sürüyor. Böylece bağıra çağıra, oy alma umuduyla Kürt düşmanlığını ve çözümsüzlüğü canlı tutuyor.

Muhalefetin HDP’yi cezalandırma hevesi, milliyetçiliklerinden olabilir, HDP’nin sol partilerle birlik çabası nedeniyle olabilir; ancak tıpkı AKP gibi güçsüz bir HDP, onların da işine geliyor.

Böylece tüm partilerin seçim kazanma yarışında aslında birbirlerinden farklı olmadığını, gerçeğe, doğruya, gerekene göre değil, iktidar olmaya odaklandıklarını görüyoruz. Erdoğan iktidarına yönelik eleştirileri doğru olduğunda bile çıkardıkları sonuç ve çözüm önerileri, sorunları yaşayan kitlelerin taleplerini, çabasını kapsamıyor. Aksine “sokağa çıkma” tartışmasında bir kez daha ifade ettikleri gibi Erdoğan ve muhalefet hemfikir olarak kitleleri dışlandı. Kitlelerin sorunlarını, taleplerini dile getirmek için başka yolu var mı?

Siyasi sistemin partileri tek tip. Tabanın zorlaması veya başka nedenle biraz farklılaştığında, Erdoğan çeki düzen veriyor; hizaya geliyorlar. İşte bunlar, sorunları çözecekmiş. (29.01.22)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı: 280 - 6 Şubat 2022  Site yaşamını izle Siyasetin Gündemi   ?