Sinif Mucadelesi

İşçi sınıfına “azami” değil “asgari” ücret

Cuma 10 Aralık 2021

Asgari ücret tartışması, erken başladı. Çünkü hızla eriyor; yıl başında 383 dolar olan asgari ücret şimdi 212 dolara geriledi. Sadece bu yılki kaybı karşılamak için 5.100 liraya çıkarılması gerek. Ancak sadece artışın miktarı değil, genel ücret haline gelişi de tartışılıyor. Oysa bugünkü durum birden bire olmadı; patronların isteği doğrultusunda hükümetler eliyle adım adım yaygınlaştırıldı.

AKP iktidara geldiğinde asgari ücretin alım gücü 250 dolar karşılığını aşmıyordu. Artış yapılsa da hep bu miktar civarında tutuldu. AKP sonrasında, yavaş yavaş yükseldi 350 doları aştı, hatta doların düşük tutulduğu dönemlerde 400 dolara ulaştı. Hatta bir dönem, sınırlı da olsa fiyatlarda gerileme olunca, asgari ücret belirli bir yaşam düzeyi sağlayan ve işçi sınıfının kabul ettiği ücret oldu. Ancak hiçbir zaman enflasyonu yakalayamadı; hep altında kaldı.

Üstelik ekonomik büyüme rekorlarının kırıldığı dönemde bile işçi sınıfına “asgari” ücret verildi. Şimdi de üretimde, büyümede rekor rakam açıklanıyor ancak asgari ücret için refah değil en alt düzey yani gerçeği yansıtmayan uydurulmuş resmi enflasyon ölçü alınıyor.

Asgari ücretin tamamını patronlar ödemiyor; bir kısmını destek olarak devlet bütçesinden ödeniyor; AGİ’de bütçeden çıkıyor; işbaşı eğitim adı altında asgari ücretle çalıştırılanların ücreti İşsizlik Fonu’ndan ödeniyor; asgari ücret kesintilerini çoğu patron SGK’ya yatırmıyor cebinde kalıyor; vergileri de ödemiyorlar nasılsa af geliyor. Böylece patronlar işçiye çok az ödüyor ama kârın tümünü cebine indiriyor.

İşçi sınıfının yarısı asgari ücret alıyor; kalan yarısının bir kısmı asgari ücretin 50 ya da 100 lira fazla ücret alıyor, yani asgari ücret sayılır. AKP iktidarlarında, asgari ücret yaygınlaştırılarak işçi sınıfına dayatılan şudur: Ücretini devlet belirliyor, patronla pazarlık ederek ücretini arttıramazsın. Genç işçilerin çoğu patronla zam pazarlığı yapmadı. Oysa işçinin ürettiği kârı cebine indiren patronu; çalışma koşullarını belirleyen patronu; çalışma süresini dayatan patronu.

Asgari ücret, sadece kriz dönemlerinde yoksulluğa, kriz olmadığında işçi sınıfını en alt düzeyde tutmaya neden olmuyor, aynı zamanda işçi sınıfının en temel hakkını; yaşam düzeyini belirleyen ücreti yükseltmek için patrona karşı örgütlenme ve mücadele hakkını elinden alan bir uygulamadır. Bu nedenlerle asgari ücretin şu veya bu miktar olması değil, kendisine karşı çıkmalıyız. Elbette örgütlenme, sendikalaşma, mücadeleye karşı kısıtlama ve baskılarla birlikte. (01.12.21)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı: 278 - 4 Aralık 2021  Site yaşamını izle Emekçinin Gündemi   ?