Sinif Mucadelesi
Fas-Cezayir

İki rejim tarafından beslenen gerilimler

Cuma 10 Aralık 2021

Üç Cezayirli kamyon sürücüsü, 1 Kasım’da, Batı Sahra’yı geçerlerken, Fas ordusunun bombalarının kurbanı olarak öldüler. Bu olayın açıklanması, iki ülke arasındaki Batı Sahra sorunu ve bölgedeki liderlik konusundaki gerilimi şiddetlendirdi.
 
Tırmanma, 2020 yılının sonunda, dönemin ABD Başkanı Donald Trump’ın, Fas ve İsrail arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi karşılığında, Fas’ın Batı Sahra üzerindeki egemenliğini tanımaya karar vermesiyle başladı. Bu açıklama statükoyu (güncel durum) yıktı ve 1975 yılında Fas tarafından % 80 oranında kendisine eklenmiş bu eski İspanyol kolonisi Batı Sahra’daki çatışmayı yeniden canlandırdı.

Fas, balık dolu, fosfat bakımından zengin ve karayolu ile afrikalı komşulara ulaşımının da sağlandığı kıyı şeridini içeren bu çok geniş toprakları kontrol etmek için, Cezayir tarafından askeri olarak desteklenen, Polisario Cephesi’nin Sahra Bağımsızlık Hareketine karşı savaş yürüttü. On beş yıllık çelişki ve çatışmadan sonra, 1991 yılında Fas ve Polisario arasında BM koruması, himayesi altında bir ateşkes imzalandı. Bu ateşkes Sahara halkının kendi kaderini tayin hakkı konusunda bir referandum düzenleme vaadine yol açtı, ancak bu söz asla tutulmadı.
 
Bu gerilimler Cezayir’in Ağustos ayının sonunda Fas ile diplomatik ilişkilerini kesmesine neden oldu. Cezayir Fas’ı terörist olarak nitelendirdiği KÖH (Kabyle Özerklik Hareketi) ile işbirliği, suç ortaklığı yapmakla suçluyor ve ülkenin bir kısmını kasıp kavuran yangınlardan da sorumlu tutuyordu. Cezayir Ekim ayının sonunda derhal Fas üzerinden İspanya’yı besleyen gaz boru hattının kapatıldığını ilan ediyordu. Bu durum ise Fas’ın, hem Cezayir gazından yararlanmaktan ve hem de gazın geçmesi üzerinden ücret almaktan yoksun kalmasına neden oldu.
 
İki ülkenin halkları, kendi hükümetleri tarafından sürdürülen bu gerilimlerin bedelini çok ağır ödüyor. Dil, kültür ve bir çok ailesel bağ ile birleşmiş olan bu halklar onlarca yıldır sınırların kapanmasının kötü sonuçlarına maruz kalıyorlar. İki ülkenin kendilerini adadıkları silahlanma yarışının ekonomik sonuçlarını, faturasını da ödüyorlar. Bu halklar daha önceden eşi benzeri görülmemiş bir toplumsal kriz, kitlesel işsizlik, çok yüksek enflasyon, giderek daha da kötüleşen kamu hizmetleri koşullarında yaşamak zorunda kalırken, zenginliklerin giderek daha da artan büyük bir kısmı silahlanmayı finanse etmek için israf ediliyor.

Cezayir, 2020 yılında 9,7 milyar dolar ile Afrika’nın en büyük silah alıcısı. Fas’a gelince, silah harcamaları 2020 yılında 2019 yılına göre % 30 oranından fazla arttı. Bu iki ülke Afrika’daki silah alımlarının % 60’ından fazlasını gerçekleştiriyorlar !
 
Cezayir’de bu tırmanış ve buna eşlik eden güvenlik ortamı, yetkililerin protestoları susturmasını sağlıyor. Önceden görülmemiş bir protesto gösterisine maruz kalan rejim, bu durumdan Ulusal Birlik adına, muhalifleri tutuklamak için yararlanıyor. Meşruiyetini güçlendirmek isteyen Cumhurbaşkanı Abdelmadjid Tebboune, potansiyel bir tehdidin hedefi olarak Fas’ın müttefikleri Fransa, ABD ve İsrail’e saldırıyor. Böylece, Libya, Suriye ve Sahel’deki müdahalelerin tetiklediği kaosun körüklediği mevcut anti-emperyalist duyguları pohpohlayarak kamuoyunda destek kazanmayı umuyor.

Ayrıca Filistin’li ve Sahra’lı halklara verdiği sözlü destek için kendisini halkların kendi kaderini tayin hakkının, özerkliğin savunucusu olarak sunmayı istiyor.
 
Halbuki bölge halkları için emperyalizmin pençesinden kurtulmak için mücadele, tam tersine ve öncelikle kendi liderlerine karşı ortak bir mücadeleyi gerektiriyor. İşçilerin, halkları birbirine karşı kışkırtma eğiliminde olan milliyetçi bir politikaya karşı enternasyonalizmi savunması gerekiyor.
17.11.2021


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı: 278 - 4 Aralık 2021  Site yaşamını izle Uluslararası Gündem   ?