Sinif Mucadelesi

CHP kitlelerin mücadelesine karşı

Cuma 10 Aralık 2021

İktidarı erken seçim kararı almaya zorlamak için CHP’nin miting yapma kararını açıklamasının ardından, bazı sol gurupların, çevreleriyle yürüyüş yapması ve sınırlı da olsa destek alması, siyasi çevrelerdeki seçim tartışmalarını alevlendirdi.

Hem CHP hem de İYİ Parti liderleri, kitlelerin sokağa çıkmasına karşı olduklarını açıkladı. Onlara göre kitleler, sadece onları dinleyecek, onların söylediği yerlere gidecek ve seçim olduğunda sandığa gidip oy verecek. Kendileri aktif siyaset yapmakla övünüyor ama kitlelerin siyaset yapmasından hiç memnun değiller.

Partinsin sol kanadındakiler tarafından sağa kaymakla eleştirilen Kılıçdaroğlu, son mutfak videosunda “sosyal demokrat” olduğunu açıkladı. AKP’den kopan oyları kapmak için dinci ve Kürt düşmanı milliyetçi açıklamalarına, sola, emekçilere de bir mesaj göndermiş oldu.

CHP yönetimi, aslında çok yönlü, çok karmaşık ve çok şekilsiz bir siyaset sürdürüyor, sürdürmek zorunda. İttifak içinde olduğu İYİ Parti, sadece rakibi değil aynı zamanda birçok konuda CHP’nin siyasi karşıtı. Karşıtıyla iş yapmak için bir gün söylediğinin ertesi gün tersini duyabiliyoruz. HDP’yi destekleyen açıklamayı, ertesi gün Kandil’in yakılması vaadinin izlemesi bu nedenledir. Parti yöneticileri, tıpkı Erdoğan gibi çoğu zaman birbirini tutmayan, çelişkili açıklamalar yapıyor. Çünkü kitlelerin bazen sadece işine geleni ya da duymak istediğini duyduğunu biliyor. Bolca konuşuyorlar, herkes kendi istediğini anlasın, istiyorlar.

Çünkü hiçbirinin, etkisi daha da artan ekonomik çöküşe, sağlık krizine, sosyal sonuçlarına gerçek bir çözümleri yok. Siyasiler birbirlerini, yandaşlarını suçluyor; CHP ve İYİ Parti en fazla “Beşli Çete”yi suçluyor; her şeyin sorumlusu düzeni hiç anmıyorlar. Enflasyon dillerinde, döviz artışından kaynaklanıyor deyip Erdoğan’ı suçluyorlar ama mallara zam yapan patronları, ürünleri depolarda stoklayan tüccarları, köylünün ürünü almayıp ithalat yapıp gıda fiyatını yükseltenleri, hiç dile getirmiyorlar.

CHP yönetimi, ittifaka dayanarak seçimde AKP’den fazla oy alacağını hesaplamış olabilir. Ancak onlar için daha önemli olan, patronlara zarar görmeyeceklerine dair güvence vermek. 1970’lerin sonunda, seçimi kazanmış olsa dahi Türk burjuvazisi, kendi olanaklarını, diğer siyasi partileri ve devlet olanaklarını da kullanarak CHP’nin iktidar olasına, hükümet kurmasına izin vermedi. Çünkü böyle bir gelişme, ekonomik krize karşı mücadele içinde olan işçi sınıfının, kitlelerin mücadeleyi büyütmelerine, daha sola kaymalarına yol açacağı görülüyordu. Bu nedenle sağ hükümet kuruldu; sonra da sağ hükümetin ezemediği kitleleri askeri darbe ezdi. İşte burjuvazi, gittikçe derinleşen bugünkü kriz ortamında, kitleleri cesaretlendirecek, aktif mücadeleye yol açacak bir iktidar asla istemiyor. Çünkü böyle bir durumda, asgari ücret zammından çok daha fazlasını vermek zorunda kalacak, garantili, bol kazançlı, denetimsiz işleri zora girecek.

Bu tarihi en iyi bilen CHP yöneticileridir. Bu nedenle kendileri sosyal demokrat ama kitleler sosyal demokrat bile olamaz. Kitlelerin hak aramayı öğrenmesini, deneyim edinmesini, hak aramak için örgütlenmeyi öğrenmesini istemiyorlar. Tam aksine kitleleri denetimleri altında tutuyor ve patronlara bu konuda güvence veriyorlar. Kılıçdaroğlu, sosyal demokrat ama kendisine şikayette bulunan köylüye, işçiye, işsize, “hakkını ara” bile demiyor; sadece AKP’ye oy verme CHP’ye oy ver diyor. Kitleleri, emekçileri, çaresiz, kendi sorunun çözemez, hiçbir şey değiştiremez, konumunda tutuyor. Böyle sosyal demokratlara güvenmemekte haklıyız.

Emekçilerin düzen partilerinden beklentisi olamamalı. Çalmaz, yolsuzluk yapmaz, haksızlığa göz yummaz diye düşünerek AKP’yi iktidara getiren, yıllarca destekleyen emekçiler, bu tercihi yaptıkları dönemden çok daha kötü duruma geldi. Erdoğan, “çıraklık, kalfalık, ustalık” masalları anlatıp, siyasi örgütlenmeyi, hak aramayı, birlik olmayı unutturmaya çabaladı. Şimdi benzerini, daha farklı kelimelerle CHP’den dinlemek, bizi yanılgıya düşürmesin. Bunlar gitsin de ne olursa olsun, düşüncesinin doğru olmadığını yaşadık zaten. (03.12.21)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı: 278 - 4 Aralık 2021  Site yaşamını izle Siyasetin Gündemi   ?