Sinif Mucadelesi

Kamudaki sözleşme, emekçiden alıp sermayeye vereceği için yoksullaştıracak Yaşam düzeyini korumanın yolu mücadeleden geçiyor

Salı 7 Eylül 2021

Kamu emekçilerine 2022 ve 2023 yılları için yapılan maaş zammı, beş milyonu aşkın emekli ve çalışanın, aileleriyle birlikte 20 milyon civarındaki kitlenin, hükümet eli ve sendikacıların onayıyla yoksullaştırılmasına karar verilmesidir.

Sözleşme görüşmelerinde kamu emekçilerini temsil eden Memur-Sen 2022 için %21; 2023 için %17 zam istedi; 2022 için %5+7; 2023 için %8+6 oranında zamma imza attı. Ancak sendika başkanı, “%30-40 zam aldık” diye açıklama yapmaktan hiç utanmadı. Sendikacıların bu rakama ulaşmak için yandaş sendikalaşmayı teşvik amacıyla senede iki kez devlet kasasından ödenen ve sözleşme pirimi denen, sendika üyelik aidatı gibi tüm ek ödemeleri hesaba katıyor. Oysa bu tür ek ödemeleri milyonlarca memur ve memur emeklisi almıyor. Sözleşme primini, 2 milyon emekli ve sendikalaşmanın yasak olduğu işkolları dahil üye olmayan 1 milyon 800 bin memur alamaz. Buna rağmen sendikacılar, rakamları şişirmek için kullanmaya devam ediyor.

Önümüzdeki iki yıl, tıpkı geçtiğimiz iki yılda olduğu gibi kamu emekçilerine giden gelir kısılacak. Medyada, Memur-Sen’in başkanın aldığı ücretin öne çıkarılması, tüm sorumluluğun bir kişiye ve sendikaya yüklenerek, iktidarın izlediği kemer sıkma dayatmasının, ekonomik krizdeki sömürü düzenin aklanmasına yarar. Sanki daha fazlası verilecekti de sendikacı mı kabul etmedi? Evet, sağ sendikalar emekçilerin önünde set olup mücadele edip hak almalarını, haklarını arttırmalarını engellemeye çalışıyor. Kamu emekçileri, sağlık, maliye gibi etkili olabilecekleri işkollarında mücadele edebilse zammın daha yüksek olma yolu açılırdı. Ancak siyasi sistem, kamu sendikaları yasasından, kovid yasaklarına kadar, toplugörüşme sisteminden memurları bölen yasalara kadar, her türlü kısıtlamayı, baskıcı uygulamayı ön tedbir olarak çoktandır uyguluyor.

Her şeye rağmen kamu emekçilerinin geçmiş mücadelelerini hatırlamak önemli. Kamuda sendikalaşma hakkı, devletin ve hükümetlerin ağır baskına rağmen, doğrudan emekçilerin mücadelesiyle kazanıldı. KESK’in amblemindeki kuruluş tarihi, kamu sendikaları yasasının çıkış tarihinin çok öncesini gösterir. Kamu emekçileri, bu mücadele günlerine dönmek zorunda, aksi takdirde yoksullaşma artacak. 2022 için verilen zam net olarak aylık 433.5 lira yıllık 5.200 lira. En düşük memur maaşı net 4.810 lira; zam hiçbir işe yaramayacak. Sadece temmuzda elektrik %15; doğalgaz %12 zamlandı. Doğalgaz, geçen yıl Karadeniz’de rezerv bulunduğu açıklamasından sonra, 35 kez zamlandı. Gerçek enflasyonun bu yıl %36’yı aştığı açıklanıyor. Basında çıkan hesaplara göre 2012’de en düşük memur maaşı 1.081 dolara denk iken bu yıl 625 dolara denk. Emekçilerin toplam gelirden aldıkları pay şimdiden %37’den %33’e indi. Satın alma gücünde yarıya yakın erime oldu. Bu ortamda emekçilerin, işçi sınıfının tümüyle birlikte mücadeleden başka seçenekleri yok. İki seçimdir gündemde tutulan 3.600 ek gösterge vaadi gibi hükümetin verecekleri, budanıp kırıntı haline geliyor. Kadroya alınan kamu çalışanlarına öyle ağır koşullar; geçmiş hakları verilmemesi, atama hakkı tanınmaması dayatıldı, kadroya geçtiğinden hak kaybı yaşayanlar oldu.

İktidar ekonomik krizi kabul etmiyor; yüksek büyüme rakamları, şahlanma lafları, düşen işsizlik rakamları havada uçuşuyor. O halde ekonomik iyileşmeden tüm emekçiler yararlanmalı. Kemer sıkmadan bahsetmeyip kemer sıkma kararları dayatan iktidara ve düzene karşı hep birlikte mücadele etmeliyiz. (01.09.21)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı: 274 - 7 Eylül 2021  Site yaşamını izle Başyazı   ?