Sinif Mucadelesi

İşsizlik ve pahalılık artıyor

Cumartesi 13 Mart 2021

İşsizlik ve hayat pahalılığı emekçiler için yaşamı her geçen gün zorlaştırıyor. Bu zorluklara, salgın gerekçesiyle işyerlerinde ve sokakta uygulanan baskı ve kısıtlamalar eklenince her şey daha da ağırlaşıyor. Milyonlarca emekçi, esnaf, emekli zorlukla ulaştığı yaşam düzeyini kaybettiği gibi gelecekte şartların iyiye gideceğine dair umutları da kalmadı. İktidarı birbiri ardına paket açıklamaya zorlayan, her geçen gün kötüleşen yaşam ve çalışma koşullarıdır. İktidardakiler işsizlik ve hayat pahalılığını ortaya çıkaran kâr düzenini korumak için umut tacirliğine başladı. Bir benzeri de salgına ilişkin olarak yapılıyor. Geçen yıl kısıtlama gerekçesi sayılanlar şimdi açılma gerekçesi ilan edildi.

Salgın ekonomiyi çok olumsuz etkiledi ancak o olmasaydı bugünkü koşullar ne kadar farklı olacaktı? Örneğin imalat sanayi salgında %4 üretim arttırdı. Ancak imalat sanayinde çalışan işçi sayısı azaldı. Üstelik güya işçi çıkarmak yasak. Bir iktisatçının resmi rakamlar üzerinden yaptığı hesaba göre dünyanın en verimli işçileri Türkiye’de. Geçtiğimiz yıl makineler modernleşmediğine göre demek ki patronlar işçiye daha uzun saatlerde daha yoğun çalışma dayattı. Salgın elbette fabrikalara girdi, işçiler hasta arkadaşlarının yerine de çalıştı ve fabrikalar üç vardiya oldu: Mesaidekiler, fazla mesaidekiler, hastalık iznindekiler.

Patronlar, özellikle Erdoğan iktidarını destekleyenler, işçi sınıfının ürettiği her zenginliği talan edip kasalarına akıtmada altın çağdalar. Yasal olarak aldıklarının ötesinde tam bir yağma düzeni kurulduğu artık açıkça ortaya çıktı. Erdoğan oy desteği eridikçe patronların desteğine daha çok muhtaç oluyor ve destek alabilmek için düzeni riske atmak pahasına kendisini destekleyen patronların önünü açıyor. Bunu çok iyi bilen ve anlayan patronlar işçi sınıfına düşük ücret, işsizlik, ağır çalışma dayatıyor.

Bu nedenle para olmadığı halde silah, otoyollar, dev inşaatlar sipariş ediliyor. İşte patronlar, siyasi iktidarlar eliyle işçi sınıfının ürettiği zenginliği böyle yağmalıyor. Öte yandan Erdoğan, demokrasi için iki yıl beklemek gerektiğini söyledi. İşsizlik ve hayat pahalılığından kurtulmak için verilen süre daha uzun.
Emekçi kitlelerin ne bekleyecek zamanı ne de olanağı var. Siyasetçilerin sorunu, öncelikle kendilerini destekleyen patronların yağmasının sürmesi için iktidarı korumak, sonra da kitlelerin dayatılan koşullara isyan etmesi hatta isyanın iktidarı aşıp düzene yönelmesi tehlikesi. İktidar ilkine o kadar kilitlenmiş durumda ki tüm patronlar için düzeni korumak muhalif partilere kaldı.

Muhalefet, kapitalist kâr düzeninin neden olduğu işsizlik ve hayat pahalılığını gerçek nedenlerinden uzak tutup sorumluluğu Erdoğan, bakanları ve beşli çete ile sınırlıyor. Erdoğan ile her türlü uzlaşıyı reddedip sorunun tam aksi olduğu fikrini yayıyor. Önerdikleri ise seçim yoluyla kendi iktidarları. Sonuç aynı: Seçime de iki yıl var.
Her ay ortalama 65 bin eklenen toplam 590 bin evin veya işyerinin doğalgazı kesildi.

Bu insanlar nasıl, neyi bekleyecek? Son iki ayda esnaf emeklisinin 41 lirası yok oldu; kısa çalışma ödeneği alan 4 milyon civarındaki işçinin bir kısmı belki de bu ay son ücretini alacak; işten çıkarma yasağı ödemesiyle ekmek alabildiği için tok olanların da bir kısmı birkaç ay sonra işsiz kalacak. Sözde muhalif medya, çalışan sayısını yarıya düşürdüğünü söyleyen esnafa çok üzülüyor ancak işçi çıkarma yasağı varken bunu nasıl yaptığını sormuyor, zaten sır değil. İşte en küçüğünden en büyüğüne patronlar, yollarını buluyor. Kanunları, kuralları, işlerine geldiği gibi uyguluyor. Hepsi sadece şu veya bu kuralın, kurumun değil, tüm düzenin onları çıkarına işlediğinin bilincinde.

Emekçiler de bunu çok iyi anlamalı ve bu gerçeğe uygun hareket etmeli. Zaten hiç bitmeyen paketler, reformlar; anayasanın, sistemin değiştirilmesi neye yaradı? Sonuçsuz bir şeyi beklemek yerine acil sorunumuz olan işsizlik ve hayat pahalılığına çözüm için gerekeni yapmalıyız. (09.03.21)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı: 270 - 12 Mart 2021  Site yaşamını izle Başyazı   ?