Sinif Mucadelesi

Ölümünün sekseninci yılında Troçki

Pazar 6 Eylül 2020

“Günümüz benzeri gerici dönemler, işçi sınıfını öncüsünden yalıtıp dağıtmakla ve zayıflatmakla kalmaz, aynı zamanda politik düşünceyi çoktan aşmış olduğu evrelerin gerisine savurarak, hareketin genel ideolojik düzeyinin düşmesine de neden olur” diyordu Troçki, Ağustos 1937 yılında yazdığı “Bolşevizm mi Stalinizm mi?” isimli makalesinde.

İşte böyle bir ortamda Troçki, devrime adadığı hayatının ilk evresinin ardından, hayatının ikinci evresi, Marksizm’in ideolojik gerilemesine karşı mücadeleyle geçti.

Troçki, politik mevziler korunamıyorsa ideolojik mevzilerin korunması gerektiğini söylüyordu çünkü “gelecek tarihsel yükseliş dalgasıyla birlikte yeni ve devasa bir sıçrayış yapabilmek için önceden hazırlanmak” gerektiğini biliyordu.

İşte bu nedenle, sürgünde geçen hayatını Rus devrimini ve yozlaşmasını açıklayan, Stalinizmin devrimci ideolojide yaptığı çarpıtmaları anlatan, İspanya’dan Çin’e, Almanya’ya, her devrimci kabarışa yol göstermeye çalışan yazılar yazdı. Rus Devrim Tarihi, İspanyol Devrimi, Çin Üzerine, Faşizm ve Büyük Sermaye, Hayatım, İhanete Uğrayan Devrim, Lenin’den Sonra Üçüncü Enternasyolan, Stalin ve Stalinin Cinayetleri, Troçki’nin Türkçede çıkan kitaplarıdır.

Kuşkusuz en değerli çalışmalarından biri, Stalinizmi bahane edip Marksizmi mahkum etmek isteyenlere veya aynı bahaneyle Bolşevizme kara çalanlara karşı verdiği mücadeledir. Troçki, “kuşkusuz Stalinizm, Bolşevizmden türemiştir; ama bu sonuç mantıksal değil, diyalektik bir türeme olmuştur. Yani Bolşevizmin devrimci olumlaması değil, yadsımasıdır” diyerek, hem Stalinizmi açıklıyor hem de ne yapılması gerektiğini anlatıyordu.

Sovyetler Birliği’ndeki yazlaşmanın yine ancak Bolşevizmle açıklanabileceğini gösterdi. Lenin’in 1922 yılındaki parti kongresinde yaptığı konuşmada “Tarih her türden dönüşüme sahne olmuştur. İnanca, özveriye ve diğer kusursuz ahlaki özelliklere bel bağlamak, politikada ciddiyetle hiçbir biçimde bağdaşmaz. … tarihin yazgısını belirleyen kitlelerdir. Parti, evrimin tek etkeni değildir ve geniş bir tarihsel ölçekte, belirleyici etken olamaz” demesini örnek göstererek, Bolşeviklerin en başından beri yozlaşma tehlikesinden ve bürokrasiden haberdar olduklarını anlattı.

Sovyetler Birliği’nin yozlaşması ve ardından dağılması, kapitalizmin savunucularına “komünizm çöktü” naraları atmalarına vesile olmuştu. Üstelik bu şimdiki kuşak tarafından ilk kez yaşansa da geçmişte de benzerleri olmuştu. İşte bu ortamda, çökenin komünizm olmadığı anlatan sadece onun açıklamalarıydı. Bu, sorunu “Stalin ile Troçki” arasındaki kişisel iktidar mücadelelerine indirgeyip çarpıtmak isteyenlere de cevaptı.

Bolşevik partinin taşıyıcı olduğu Marksist geleneklerin, Stalinizm tarafından çarpıtılıp bozulduğu, gelecek kuşaklara aktarılmadığı bir ortamda, bunu sağlamak için bir örgüte ihtiyaç olduğunu çok iyi biliyordu. Bu nedenle IV. Enternasyonal’in kurulması için tüm gücüyle çalıştı.

Troçki’nin çalışmaları, tüm diğer komünist önderler gibi gelecek mücadelelerin ve kuşakların ihtiyaçlarını gözetiyor. Gerekli olan bu birikimden yararlanmayı bilmektir. (Geçmiş sayımızdan derlenmiştir)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı: 264 - 4 Eylül 2020  Site yaşamını izle Tarihten... Tarihten... Tarihten...   ?