Sinif Mucadelesi
ABD

Coronavirus’ün ortaya çıkardığı sağlık sistemi açıkları

Cuma 6 Mart 2020

Yeni Coronavirus salgınının yankısı artmaya devam ediyor, hayatını kaybedenlerin sayısı 600, 800, 1.000 derken 2.000’i aştı. Tüm haber kaynakları, bu yeni ölümcül hastalığın yayıldığı ilk yer olan Çin’e odaklanmamızı istiyor.

Çin belki bu ölümcül salgının başlangıç yeri olabilir ancak Amerika Birleşik Devletlerinde de benzer bir ölümcül salgın mevcut, 1 yılda 20, 30 hatta 54 milyon insana bulaşan ve sadece geçen yıl 61 bin kişinin hayatını kaybetmesine sebep olan bir salgın – grip salgını.

Yine de, grip baş edilmesi daha kolay bir hastalık. Ve ülkelerin baş edecek silahları mevcut. Tıp bilimi çeşitli grip virüslerinin genetiğiyle ilgili epey bilgi sahibi. Aşıların, gribi nasıl önlediğini ya da etkisini azalttığını bilim insanları biliyor.

Yine de gribe yakalanan insanlar için halk sağlığı görevlilerinin söylediği şey aynı:
“Evde kalın, dinlenin, sıvı tüketin” – bir kişinin iyileşmek ve başkalarına grip bulaştırmamak için yapabileceği en basit şey budur.

Buna rağmen geçen yıl ABD’de 61 bin kişi grip yüzünden hayatını kaybetti –en önemli sebep ise bu önlemlerin ciddiye alınmaması.

Evet, aşıların tümüyle etkili olmadığı doğru. Elbette yüzde yüz etkili değiller çünkü ilaç şirketlerinin araştırma bütçesinin önceliği grip aşısı değil. Hatta grip aşısıyla ilgili çalışmalar devlet üniversiteleri ve vakıfların fonladığı enstitüler tarafından yapılıyor ve bu çalışmalara ayrılan devlet fonlarında kısıtlamaya gidiyor. Yeni bir aşı geliştirilip kendilerine sunulsa bile ilaç şirketleri bu aşıyı üretmek için kılını bile kıpırdatmıyor. İlaç şirketleri kâr için çalışıyor ve her yıl yenilenmesi gereken grip aşısı, yeterince kârlı bir iş değil. Bu sebeple ilaç şirketleri yeterince grip aşısını gerektiği zamanda üretmiyor.

Bazı insanlar aşılanmayı umursamıyor, bazısı ise aşının hastalıktan daha zararlı olmasından korkuyor. Şaşırtıcı değil. Kâr amaçlı sağlık düzeni, güvensizliğin artmasına sebep oldu.

Tüm bu problemlerin arkasında çok basit bir soru yatıyor: İnsanlar grip olduklarında neden evde kalıp dinlenerek geçmesini beklemiyor? Neden hasta insanlar işe, hasta çocuklar ise kreşe veya okula gidiyor? Neden hasta insanlar, temas ettikleri herkesi riske atıyor? Çünkü tam da bu yolla grip ve benzeri salgınlar dünya çapında salgına dönüşüyor.

Bunun nedenini hepimiz biliyoruz. Birçoğumuzun iş yerinde sağlık izni yok. Birçoğumuzun patronu grip benzeri şikayetlerimiz olduğunda izin istediğimiz işten çıkartmaya kalktı. Bu sorun sadece işgücüne katılan yetişkinlerle ilgili değil. Grip benzeri salgınlara en hassas olanlar çocuklar, yaşlılar ve bağışıklık sistemi zayıflamış olanlar.

Kaç patron hasta çocuğumuza, evimizdeki yaşlıya ya da belki komşumuza bakmamız için bize ücretli izin verir ki? İzin istemeye kalktığımız anda tehditler duyarız. Her şirket daha fazla kâr için sağlık yönergelerini göz ardı eder. Gözünü kâr bürümüş kapitalist toplum bir salgının dünya çapında salgına dönüşmesi için ihtiyacı olan her şeyi barındırıyor.

Daha sağduyulu bir toplumda - ki bu toplum herkesi etkileyen problemleri hep birlikte ele alan bir toplumdur - sağlık çalışmaları öncelikli olur. Hiç kimse belli bir hastalığı geçirirken çalışma baskısı altında olmaz. Toplum, en hassasların yani çocuklar, yaşlılar ve bağışıklık sistemi zayıf olanların bakım yollarını planlar. Yaşlılar, patronlar için işe yaramaz olduğundaki gibi bir kenara atılmaz.

Aşırı sağcılar, oturup Çin için üzülmemizi istiyor. Unutun bunu! Dünyada hiçbir ülkenin (ABD de dahil olmak üzere) geliri, bilimi ya da teknolojisi, tüm toplumun iyiliği ve ihtiyaçlarına hizmet edecek şekilde organize edilmemiş durumda. Asıl dert edip üzülmemiz gereken sorun bu. The Spark (02.03.2020)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı: 261 - 6 Mart 2020  Site yaşamını izle Uluslararası Gündem   ?