Sinif Mucadelesi

Ekonomik kriz tüm toplumu beraberinde yıkıma doğru sürüklüyor Gidişatı durdurmak için mücadeleden başka seçenek yok

Cumartesi 7 Aralık 2019

Ekonominin binde 9 oranında büyümesi, iktidara mensup siyasiler, özellikle damat bakan ve iktidarı destekleyen patronlar için övünme bahanesi oldu. Damat bakan, yıl sonunda %5 olan tahminin gerçekleşeceğini açıladı; önemi yok zaten onu fazla takan da yok. Üretim düşerken, siparişler azalırken, tüketim dibe inerken, işsizlik ve enflasyon tırmanırken bu kadarlık büyüme rakamı, uydurulmuş değilse neredeyse mucize anlamına geliyor. Kimsenin mucizeye inandığı yok.

Gerçekte bir ev almak için kredi çekilmesi, fiyat arttığı için bir işyerinin elektrik faturasına daha fazla para ödemesi dahi büyüme rakamına dahil edildiği için aslında gerçeği anlatmıyor.

Üstelik ekonomi büyüse, geçmiş yıllarda yaşadığımız gibi patronların kasaları tıka basa para ile dolsa bile işçi sınıfına giden miktar kısılmaya devam ediyor. Ekonomi büyüdükçe ücretin artacağı, işsizliğin biteceği, tam bir yalan.

Ekonominin büyüdüğü yıllarda, tüm dünyada olduğu gibi patronların kasalarına giden para çok daha fazla arttı, işçi ile patron arasındaki fark büyüdü. Ekonomi daraldığında işçi sınıfı için çok daha kötü oluyor. Hem yaşam düzeyi çok hızlı geriliyor, çalışma koşulları kötüleşiyor, işsizlik artıyor buna karşın patronlarla aralarındaki fark daha hızlı artıyor. İşte şimdi bu dönemi yaşıyoruz.

İşçi sınıfının ekonomik krizin etkilerini yaşaması ve yaşadığı sorunların; işsizliğin, tüm aileyi kapsayan intiharların, artan sosyal şiddetin, sağlık ve eğitimde, ulaşım, altyapıdaki eksiklerin etkilerinin ekonomik gerilemeden kaynaklandığını anlaması zaman alıyor. Bu nedenle siyasetçiler, sürekli olarak sahte umut yaymaya çalışıyor. Ekonomi düzeleceğinden değil ancak devamlı önümüzdeki aylarda, gelecek yıl düzelecek diyorlar. Çünkü işçi sınıfının böyle gitmez, artık yeter, demesini geciktermeye çalışıyorlar.

Siyasetçiler görevini yapıyor; patronlar için gereğini yaparken işçi sınıfına sahte umut vermeye çalışıyorlar. Siyasetçileri bunu yaptıkları için suçlamak gerekli ama fazla bir anlamı yok. Çünkü asıl gereğini yapması gereken işçi sınıfının kendisidir. Sınıfının sorunlarının bilincinde olan işçiler, böylesi dönemlerde sorumluluk alıp öne çıkmalı, düzenin kilitlendiği aşamada mücedele kaçınılmaz olduğunda, sınıfının çıkarlarını savunabilmek için şimdiden hazırlık yapmalı. Bu aynı zamanda devrimci aydınların da görevi.

2008’den bu yana ekonomik kriz, dünya üzerinde dolanıyor. Bazı ülkeleri ağır vurdu, şu veya bu düzeyde mücadeleler oldu. Bazı ülkeleri ise çok daha ağır vurdu, iç savaşlar krizin etkisiyle ortaya çıktı. Bazı ülkeler arasında rekabet, çatışmaya doğru ilerliyor. Böyle bir ortamda krizin derinleşmesinin hangi düzeyde olumsuz sonuçlar ortaya çıkaracağını tahmin etmek çok zor. Ancak işçi sınıfına, hatta toplumun tüm kesimlerine zarar vereceği şimdiden açıkça görülüyor.

İşte bu nedenle işçi sınıfının ekonomik krize ve ötesinde krizleri üreten bu düzene karşı örgütlenmesi, sadece kendi sınıfının çıkarları için değil, tüm toplumun, insanlığın geleceği açısından çok önemli ve gerekli. (05.12.19)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı: 258 - 6 Aralık 2019  Site yaşamını izle Başyazı   ?