Sinif Mucadelesi
ABD

Trump’ı değil sistemi suçlayın!

Pazartesi 7 Ekim 2019

Görünüşe bakılırsa Beyaz Saray’daki Demokratlar, Donald Trump hakkında suç duyurusunda bulunmak için adım atmaya başlıyorlar. Demokratlar, 2 yıl boyunca Mueller raporunu beklediler ve aylarca raporun değerlendirmesini yaptılar. Sonunda Trump kendi elleriyle paketlediği suç duyurusunu Demokratlara verdi. Raporda Trump’ın, Ukrayna başkanından, rakibi Joe Biden ve oğluyla ilgili “kirli” bilgilerin toplanmasını talep ettiği bir telefon konuşmasının genel hatlarıyla deşifre metni var. Trump bu yardımı 2020 seçimleri için talep ediyor – karşılığında bir süredir durdurduğu askeri yardımı teklif ediyor.

Başka bir şekilde söyleyecek olursak, Trump başkanlık ofisini, kendi kişisel çıkarları için kullandı ve Amerika Birleşik Devletleri adına kişisel çıkarı için dış politika yürüttü.

Sadece Trump değil, diğer idari sorumluların da Ukrayna’ya baskı yaptığını ve baskının üstünün kapatılmasıyla ilgili çalışma yürüttüğünü ortaya çıkaran, ismi saklı şikayetçiler var. Rudy Guilani, Trump’ın kişisel avukatını, Joe Biden hakkında Ukrayna başkanı ile konuşmak üzere Ukrayna’ya uçtuğunu ulusal kanallarda kabul etti!

İsmi saklı şikayetçilerin aktardığına göre, Trump’ın telefon konuşmasının ardından Trump’a yakın hukuk danışmanları Trump’ın sınırı aştığını ve Anayasaya aykırı bir şey yapıp suç işlediğini hemen fark ettiler – bu sebeple bu konuşmayı saklamak için konuşmanın deşifre metnini bilgisayarında “devlet sırrı” dosyasına kaldırmaya çalıştılar. Şikayet metninde ismi geçen başsavcı William Barr, bir aydan fazla deşifre metnin yayınlanmasını engelledi.

Patronların temsilcilerine göre bile bu yapılanlar biraz sınırı aşmış olabilir. “Bal tutan, parmağını yalar” derler, bu tüm politikacılar için belli bir ölçüde kabul görür – neticede kapitalizmden söz ediyoruz, hırsızların düzeninden- ancak kendi başkanları tüm dünyaya karşı kendi çıkarları için hareket etmesi gerekirken, Trump tüm başkanlık ofisini özel kumarhanesine çevirdi. Ukrayna’ya yapılması planlanıp durdurulan 400 milyon dolarlık askeri yardımın Ukrayna’yı ve çıkar ilişkilerini Batı’ya daha da bağlayarak, tüm Amerikalı patronların yararına yapılması gerekiyordu. Oysa yardımı durdurmak ve kişisel bir çıkar için kullanmak, temsil ettiğin tüm patronların çıkarlarını tehlikeye atmak demek. Elbette, seçimlere yönelik tüm bu müdahale “seçimler ne kadar meşru?” sorusunu doğuruyor ki aralarından hiç kimse gelecek seçimin geçerliliğinin sorgulanmasını istemez.

Trump’ın kör göze parmak sokan yozlaşması ve çıkarcılığı sistemin gerçek yüzünün saklayan demokrasi maskesinin paramparça olmakla tehdit ediyor. Demokratlar, telaşla maskeyi geri takmaya ve “başkanlık ofisinin itibarını geri kazanmaya” çalışıyor.

Bu kadar aşikar bir kanıtla karşı karşıya kalındığında, Nany Pelosi ve diğer politikacılar ile uzmanlar, aksi adım attılar ve tüm suç duyurusu sürecinin hemen başlamasını talep ettiler.

Bu sürecin ne kadar süreceği veya ne kadar ileriye gideceğini kimse bilmiyor. Trump ofisten seçim öncesi çıkartılabilir, seçim sırasında da çıkartılabilir. Hatta suç duyurusu süreci onu güçlendirebilir bile.

Emin olduğumuz bir şey var: Trump yozlaşmış ve çıkarcı biri. Elbette süreç devam etsin ve Trump temsilcilikten çıkartılsın. Yerine geçecek kim olursa olsun, Trump gibilerini yaratan sistemin başına geçmiş olacak. En iyi halinde bile, kapitalizm ve patronların temsilcileri işçi sınıfının çıkarlarına aykırı davranacak. Obama yönetimini hatırlayın, o güzel ve pırıl pırıl yönetimi; sınır dışı etmeler, savaş, tutuklamalar, ırkçı saldırılar ve yaşam standartlarımızın yerle bir edilmesi Obama yönetimi döneminde devam etti, hatta arttı.
Son 40 yıldır iş ve yaşam şartları işçi sınıfı için git gide kötüleşiyor, ha Cumhuriyetçi yönetim ha Demokrat yönetim altında. İşçi sınıfı için patronların temsilcileri politikacılar, asıl hastalığın sadece bir belirtisi. Asıl hastalık kapitalizmin kendisi.

Her şeyden öte, kaç ay ya da kaç yıl süreceği belli olmayan suçlamalar, işçi sınıfı için sonunda ışık görünmeyen bir tünel olmasına rağmen, işçi sınıfının dikkatini dağıtıyor. Önümüzdeki birkaç yıl için bu olayın nasıl tüm haberlere, tüm gazetelere sürekli konu olacağını düşünün. Haberler, gazeteler bu olaylarla çalkalanırken bizim iş, ücret ve yaşam şartlarımızla ilgili haberler bir köşeye atılıp ele alınmayacak.

Trump’ın uzaklaştırılması tüm medyayı meşgul edecek. Oysa işçi sınıfının sorunları Trump’tan önce de vardı; Trump’tan sonra da olmaya devam edecek – hele ki politikacıların bizi kurtarmasını beklemeye devam edersek…

İşçiler bekleyecek vakit yok! Mücadelemiz bugün hala devam ediyor!
The Spark (09.19)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı: 256 - 6 Ekim 2019  Site yaşamını izle Uluslararası Gündem   ?