Sinif Mucadelesi

Bundan 50 yıl önce: yerinde sayan bir toplumun Ay’da attığı ilk adım

Cuma 2 Ağustos 2019

“İnsan için küçük bir adım, insanlık içinse büyük bir adım”, bu sözleri 21 Temmuz 1969’da ilk defa Ay’a ayağını basan Neil Armstrong söyleyerek, bu olayı direk izleyen herkesin hisselerini ifade etmişti. Aradan 50 yıl geçti ve bu başarı bir sembol olmayı sürdürüyor. Bu, bir yandan insanlığın artık sahip olduğu muazzam bilimsel ve teknik olanakların ulaştığı seviyeyi gösteriyor. Diğer yandan ise böyle bir başarıya ulaşmış olan bir toplumun kusurlarını ve acizliğini gösteriyor.
 
İnsanların, Dünya ile Ay arasındaki 380 bin kilometrelik mesafeyi katederek oksijene sahip olmayan bu gezegen üzerine ayak basıp, sonra yeniden sağ salim Dünya’ya geri dönebilmesi harika bir başarıdır. Birkaç insanı Ay’a gönderebilmek için 400 bin kişilik bir ekibin: astronotların, uzman pilotların, mühendislerin, fizik yasalarına hakim olan bilim insanlarının uzun süre çalışması ve yeni teknikleri icat etmeleri gerekti. Ek olarak binlerce işçi ve teknisyen dünya sanayisi birikiminin eseri olan üretimi çok zor olan alet ve eşyalarını üretmeleri gerekiyordu. Armstrong, Aldrin ve Collins’i uzaya gönderebilmek için ayreten “gölgede” kalan bir sürü daha insanın katkıları gerekliydi. Örneğin bunlar arasında ABD’deki 1950-1960 yılları arasındaki ırkçılık ortamında muazzam katkıları olan, ama “gölgede kalan” siyahi matematikçiler gibi.
SSCB ve ABD arasındaki yarış
 
1961’de o dönem ABD Başkanı olan Kennedy, Ay’a çıkmayı 1970 yılından önce mutlaka başarılması gereken bir hedef olarak göstermişti. Söz konusu olan, uzayın fethi konusunda ABD’nin önüne geçmiş olan Sovyetler Birliği’ni yakalayıp geçmekti. Ekim 1957’de ilk insan üretimi uydusu olan Sputnik uzaya fırlatılmıştı ve bu olay o dönemin SSCB yöneticisi Kruşçev’e şunu haykırma olanağını vermişti: “Sputnik, sosyalist ülkeler ile kapitalist ülkeler arasındaki yarışı sosyalizm kazanmış olduğunun ispatıdır”… Ardından Nisan 1961’de uzaya çıkan ilk insan olan Yuri Gagarin sayesinde Sovyet yöneticileri arayı daha da açmış oldular. Ama buna dayanarak sosyalizmin daha üstün olduğunu iddia etmek, dünya pazarından kopmuş bulunan Sovyetler Birliği’nin bu uzay başarılarını elde edebilmesi için kitleler için elzem olan sanayi ürünlerinin ve tarım ürünlerinin aleyhine olacak şekilde tercih yaptıklarını unutmaktır. 
 
Tabii ki art arda gelen bu zaferler planlı ekonomi ile çalışan, rekabet ve kar amaçlı olmayan bir ekonomi sayesinde gerçekleşti. ABD’nin uzay faaliyetleri ise havacılık sektöründeki ve de ordunun farklı kollarındaki şirketler arasındaki rekabet duvarına çarpıyordu. 19.07.19

NASA olayı, planlı ekonominin üstünlüğünü kabul etmek demektir
Devamı gelecek sayıda…


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı:254- 2 Ağustos 2019  Site yaşamını izle Tarihten... Tarihten... Tarihten...   ?