Sinif Mucadelesi

Türkiye ekonomisi her geçen gün biraz daha çöküyor

Cuma 2 Ağustos 2019

Önemli ekonomik verilere bir göz attığımızda Türkiye ekonominsin hızlı bir şekilde her geçen gün battığını görüyoruz.

Bu durumu somut olarak görebilmek için üretim, ticaret, satın alma gücü, işsizlik vb önemli verilere bir göz atmak yeterlidir.

Örneğin:2013 yılında kişi başına milli gelir 12 bin 480 dolar iken, 6 yıl sonra 2019’da 9 bin 420 dolara düştü. 2018 yılının ilk 6 ayında bütçe 46.1 milyar TL açık vermişti, ama 2019 yılının ilk 6 ayında bu açık 78.6 milyar TL’ye tırmandı.

Halbuki bu yılın 12 ayı için öngörülen açık 80 milyar TL idi! Dış borç 453 milyar dolar ile milli gelirin yüzde 60’ına yükseldi. Bu oran AKP iktidarının birinci yılında yüzde 46 idi. Kısa vadeli borçlar ise 120 milyar doları geçti. Bütçedeki vergi payı yılın en düşüğünde.

Türkiye’nin vergi sistemi vergiyi gelir ve servet üzerinden değil, harcamalar üzerinden alıyor. Alım gücü düşen kişi harcamaları da düştüğünden vergi payı da düşüyor. Türkiye sanayisinin ihracat rekortmeni otomotiv sektöründe on ayda ihracat ortalama yüzde 7.1 oranında geriledi.

Mayıs ayında kapanan şirket sayısı yüzde 20 arttı. İnşaat sektörünün geri dönmeyen kredileri 10 milyar dolara tırmandı. Konut satışları ise Haziranda bir yıl önceki yılın ayni ayına göre yüzde 48.6 azaldı. İpotekli konut satışlılarında yıllık yüzde 84.6’lık bir düşüş görüldü. Ekonomik kriz nedeniyle kişilerin borcu arttıkça da icra dairelerinin sayısı da rekor artışla 900’e ulaştı. Günde 7 bin yeni icra dosyası açılıyor. Ekonominin tüm kesimlerinin bankalara olan kredi borçları 2.7 trilyon TL’yi buldu. Bireysel kredi ve kart borçları 20 milyara tırmandı. 5 milyon üniversite mezunu da borç batağında. Özcesi, tek adam rejiminin krizi çözeceğiz söylemleri laftan ibaret.

Tabi ki ekonomik kriz sadece Türkiye ile sınırlı değil. Ama hükümetin uyguladığı emekçi düşmanı siyaset hem ekonomik krizi daha da büyütüyor hem de bunun bedelini işsizliğin her geçen artmasıyla, yoksulluğun giderek sürekli bir şekilde artmasıyla ve refah düzeyinin inişe geçmesiyle kitleler ödüyor.

Yani bu hükümet emekçiden ve yoksuldan alıp zenginlerin ceplerini dolduruyor

İşsizlik Ateşi Sönmüyor

Geçtiğimiz günlerde Türkiye İstatistik Kurumunun açıkladığı Nisan verilerine göre Türkiye’de krizin etkileri sert bir şekilde devam ediyor.

Bir tarafta işsizliğin yarattığı bunalımlar can almaya devam ederken öbür tarafta işsizlik fonuna saldırmak için fırsat kollayanlar var.

Ekonomik kriz belirtilerini yalnızca işsizlik olarak göstermiyor, aynı zamanda patronlar krizi fırsat bilip, yani işçilere asgari ücret altında ödeme yapabilmek için, onları kayıt dışılığa itiyor.

Örgütsüz ve pusulasız işçilerde böyle bir dönemde işsiz kalmamak için bunu kabul etmek zorunda kalıyorlar. Kayıt dışı çalışma oranı bir önceki yıla göre %1 oranında artarak %34 e geldi. Türkiye’de çalışan insanların 3de1’i herhangi bir sigorta kurumuna bağlı olmadan çalışıyor demek anlamına geliyor.

İşsizlik bu dönemlerde geçici işçilik (pamuk toplama, hasat vb.) yaygınlaştığı için düşük gösterilip bir ‘başarı’ hikayesi olarak sunuluyor. Ama durum ancak bir kabus olarak nitelendirilebilir.

4,5 milyona yakın insan şuan işsiz, toplumun geneline yayılan bu problem gençlerde kendisini daha da sert hissettiriyor. 2018 Nisan ayında genç işsizlik %19 iken 2019 Nisan’da %26 olarak gerçekleşiyor. Bunların dışında ülke ekonomisi yeni istihdam yaratmakta güçlük çekiyor.

2018 Ekim ayında 32 milyon 565bin olan toplam işgücü sayısı aradan aylar geçmesine rağmen o seviyenin altında. Her gün iş gücü piyasasına giren, üniversitelerden mezun olan tüm gençler yedek işçi ordusunun bir parçası haline geliyor.

Patronlar bu işgücü ordusunu bahane göstererek ücretleri baskılıyor daha fazla kar ediyorlar. Patronların bu politik savaşına karşı işçilerde politik cevap vermeli.

Kendi ekonomik ve siyasi çıkarlarını ön plana koyan bir eylemlilik izlemeliler. Bu planları da hazırlamak komünist devrimcilerin görevidir. 24.07.2019


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı:254- 2 Ağustos 2019  Site yaşamını izle Emekçinin Gündemi   ?