Sinif Mucadelesi

İktidardakilerin çıkar kavgasında kitleler zarar görüyor

Cuma 6 Nisan 2018

Başbakanın, “FETÖ belası temizlenmiştir” açıklamasının hemen ertesi günü, orduda ve poliste FETÖ operasyonu yapılarak, görev başındaki bir çok kişi gözaltına alındı.

Hemen ardından, istihbarat birimlerinin ortak çalışmasıyla Kosova’dan 6 FETÖ’cü getirildi. Hatta bu olay, Kosova iktidarını sarstı; başbakan “bana bilgi verilmedi” diyerek içişleri bakanını ve istihbaratın başını görevden alırken, cumhurbaşkanı “benim bilgim vardı” diyerek, yapılanı destekledi.

Bir taraftanda AKP’li milletvekili Ş.Tayyar’ın “Cumhurbaşkanına izlettim, tepki gösterdi” diyerek açıkladığı “FETÖ borsası” gündeme geldi. Metiner, en fazla parayı veren FETÖ’cülerin kendilerini itirafçı gösterip hapisten çıktığını savundu.

Bunlara, Kılıçdaroğlu’nun bir kez daha Erdoğan’a “FETÖ’nün siyasi ayağı sensin” demesinin üzerine cansiperane savunmaya geçen AKP’lilerin feryatları eklenebilir.

Tüm yaşananlar, aylardır bu şekilde sürüyor. Başbakanın sözcülüğünü yaptığı bir gurup AKP çevresi, siyasi ve seçim kaygılarıyla FETÖ operasyonlarını ve etkilerinin artık sönmesini istiyor. Erdoğan ve sadece ona bağlı olan yakın çevresi ise hem kişisel intikam istekleri hem de siyasi çizgilerini “bir düşmana karşı olma” şeklinde olması nediniyle sürdürmek istiyorlar.

Üstelik, FETÖ’cü olarak damgalanmak, hatta damgalanma tehdidi, iktidarın tüm emirlerini, isteklerini sorgulamadan yapılmasına olanak sağlıyor.

Yüzbinlerce kamu görevlisi, irili ufaklı patron, onların işyerinde çalışanlar, bizzat Erdoğan ve AKP iktidarı tarafından desteklendiği, teşvik edildiği için FETÖ’cü oldu. Hatta bazıları olmasa gibi öyleymiş gibi davrandı. Daha kolay iş, ihale, kredi almak için FETÖ çevresinden olanlarla çalıştı, bu çevreden insanları çalıştırdı.

Şimdi tüm bunlar, bir suç olarak kabul ediliyor.

Siyasi ve ekonomik iktidar çevrelerinin kendi aralarındaki çıkar mücadelesine taraf olan kitleler, adeta bunun bedelini ödüyor. Oysa bizzat Erdoğan “taraf olamyan bertaraf olur” diyerek, herkesi kendisinin de durduğu FETÖ tarafında durmaya zorlamıştı.

Aynı düzenin savunucuları arasındaki çıkar veya sen, ben kavgasında taraf tutmak, emekçiler için hiç de doğru bir yol değil. Önce Gül taraftarı olmak, sonra Davutoğlu’nu desteklemek, bir dönem de FETÖ’cü olmak gerekti. Ancak şimdi hepsi adeta yerin dibine batırılıyor.

Şimdi Erdoğan, şarkıcılardan, generallere, her türden insanla, her kılığa girip kendi şahsına destek istiyor. Farklı önceliği olan her kesime sempatik görünmeye çabalıyor. Tüm bunlar, sadece seçim için.

Emekçiler, düzenin şu veya bu siyasetçisinin, tarikat başının peşinden değil, kendi çıkarlarını temelinde emekçilerle birlikte olmalı. İşte bunu yaşayarak görüyoruz. (02.04.18)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı:238 - 6 Nisan 2018  Site yaşamını izle Siyasetin Gündemi   ?