Sinif Mucadelesi
ABD

Kimyasal gaz: ABD için yeni bir petrol savaşı bahanesi

Cuma 5 Mayıs 2017

Beşar Esad’ı sivillere yönelik kimyasal gaz kullanmakla suçlayan Trump, Suriye’nin bir hava üssüne füze saldırısı yapma emri verdi.

Elbette Esad, Suriyeli sivillere karşı ölümcül bir saldırıyı emretmiş olabilir; saldırgan bir diktatör ve bu da sivillere yönelik ilk saldırısı olmaz.

Ancak ABD başkanları tarafından geçmişte aldatıldık. Afganistan güya Dünya Ticaret Merkezi’ne (İkiz Kuleler) yapılan terör saldırısını yönetmişti. Saddam Hüseyin güya nükleer silah depolamıştı. Her iki suçlama da, 2001’de Afganistan’ın, 2003’te Irak’ın ABD tarafından işgal edilmesi için halkın desteğini kazanmak amacıyla planlanmış, uydurulmuştu.

Ne olursa olsun, Esad ne yapmış olursa olsun, ABD’nin Suriye’ye saldırmaktaki hedefi, Suriye halkını korumak değildi. Gerçekte ABD, Ortadoğu’nun tümünde yürüttüğü savaşın bir parçası olarak Suriye’yi zaten bombalıyordu.

16 Martta, ABD hava saldırıları Halep yakınlarındaki bir cami külliyesini vurdu ve 60’tan fazla sivili öldürdü. 20 Martta, Rakka’daki bir okula yapılan saldırı 33 sivili öldürdü. 17 Martta, ABD’nin hava saldırıları ve ağır silahları, Irak’ın ikinci büyük şehri olan Musul’un büyük bir bölümünü dümdüz ederek yüzlerce sivilin ölümüne yol açtı. Martın başlarında ABD, Yemen’e bir haftadan kısa süre içinde 40 hava akını gerçekleştirdi.

ABD yetkilileri yıllarca, ABD ordusunun 2001’de Afganistan’da, 2003’te Irak’ta başlattığı savaşlar bitmiş gibi davrandı. İddiaya göre ABD, Suriye ve Yemen’e müdahale etmiyordu; Ortadoğu’daki savaşlar yalnızca “iç savaş” idi ve ABD’nin hiçbir rolü yoktu.

Gerçekte, ABD bu savaşlardaki başlıca aktör olmayı hiç bırakmadı. ABD, 2014’ün ortalarından bu yana Irak ve Suriye’ye 18,900 hava saldırısı düzenledi: Bunları Obama başlattı ve Trump sürdürdü.

ABD, orduları bölgede savaşa sürükledi. Askeri birliklerin pek çoğu, başkaları tarafından gönderilmişti: Türkiye ve Suudi Arabistan gibi yandaş hükümetler; Irak ve Afganistan gibi kukla rejimler; milisleri ve terörist çeteleri eşliğinde “savaş ağaları”, ABD’nin özel askeri şirketleri ve onların paralı askerleri. Hepsi farklı üniformalar giyiyor, fakat başkan her kim olursa olsun paralarını ve silahlarını ABD’den alıyorlar.

ABD kendi askerlerinden oluşan başka bir orduyu hiçbir zaman bölgeye göndermese de, bunlar ABD’nin savaşları; ABD ordusu tarafından yönetilmekte, ABD hükümeti tarafından finanse edilmekte, ABD şirketlerinin bölgeyi petrol için soyabilmesi amacıyla yapılmakta. Ancak günümüzde ABD askeri birlikleri, Irak’a, Afganistan’a, Suriye’ye ve Yemen’e geri dönüyor.

Bölgenin tamamı zaten daha da şiddetlenen bir felaket. Milyonlarca kişi öldü. Yığınlarca insanın yaşayacak yeri, yiyecek yemeği, hastanesi, temiz suyu yok. Sayılar, şaşkınlık uyandırıcı.

Birleşmiş Milletler yakın zamanda uyardı: Yemen nüfusunun yarısından fazlası, savaşın neden olduğu kıtlık ve açlık ile burun buruna; öte yandan Suriye nüfusunun yarısından fazlası, evlerinden kovuldu ve şimdi mülteci olarak yaşıyor.

Bunlar ABD savaşları ve bedelini biz ödüyoruz. Bedelini, elle tutulur şekilde ödüyoruz çünkü savaşlara giden para çocuklarımızın okullarından, yollarımızdan, sulama sistemlerimizden, makul bir yaşam sürmemiz için ihtiyaç duyduğumuz her şeyden kesiliyor.

Her şeyden öte, insani bir bedel ödüyoruz. Onları görmezden gelirsek, ABD’nin bu savaşları isteyen ve bizim adımıza yürüten yönetici sınıfına tam yetki vermiş oluruz. Dünyanın gözünde bunlar, Amerikan halkına ait savaşlar olur.

Belki Ortadoğu’da olanlar hakkında pek habere ulaşamıyoruz, ulaştıklarımız da, doğrudan yalan değilse bile gerçeği saklıyor.
Ancak bu ülkenin yönetici sınıfı hakkında şunu iyice anlamalıyız: Eğer savaşa yönelirlerse, bu savaş hiçbir insanın çıkarı için değildir, ABD bankaları ve şirketlerinin çıkarınadır.

Büyük şirketler ve onların hükümeti bu ülkedeki düşmanlarımız. Onlar, hayat kalitemizi düzenli ve korkunç bir biçimde düşürüyor.

Onlar, ülkemizi savaşa soktuklarında da bir o kadar düşmanımız. Hem burada, hem tüm dünyada, her yerdeki insanların düşmanları. Spark (09.04.2017)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı : 227 - 5 Mayıs 2017  Site yaşamını izle Uluslararası Gündem   ?