12 Eylül AKP ile sürüyor

12 Eylül 1980 askeri darbesi, sadece bir generallerin "anarşi"nin düzeni tehdit etmesi değil, bu bahaneyle uygulamaya bir türlü konulamayan 24 Ocak Kararları olarak da bilinen kapitalist programının zorla uygulanmasıdır.

Görünüş ve söylem sağ ve sol çatışması, gençlerin her gün ölümü, üniversitelerin boykotta, fabrikaların grevde, dinci gericiliğin Konya Mitingi ise de, bunların ağırlığı esas amacı örtmeye yarayacak kamuflaj kadardır.

24 Ocak kararları, Türkiye sermayesinin içine girdiği daralmayı uluslararası piyasalara açılmak üzere yeniden düzenlerken, bunun önündeki hukuki engelleri anayasa, iş yasası, sendikalar, siyasi partiler, örgütlenme ve gösteri hakkı, basın yayın özgürlüğü konularındaki engelleri ortadan kaldırmaktı.

Bu amaçla onlarca devrimci genç idam edildi (faşistlerin idamı da kamuflaj için gerekliydi), infaz edildi, gözaltında kayboldu; binlerce kişi 10 yıldan fazla hapis yattı, yüz binlerce ilerici, sendikacı, devrimci gözaltına alınıp işkenceden geçirildi. Diyarbakır, Mamak ve Metris gibi özel cezaevlerinde ölüm oruçlarında, cezaevi uygulamalarını protestoda kendilerini yakarak direniş gösterip ölen devrimciler oldu.

Sermaye sınıfı, generallerin grevleri kıran, sendikaları kapatan uygulamalarının yarattığı bu siyasi baskı ortamından faydalanarak yeni ekonominin rekabetçiliğine engel oluşturacak bilinçli işçileri işten attı. Sömürüyü yoğunlaştırdı. Yıllarca toplu sözleşmesiz işçi çalıştırdı.

Generallerin uygulamalarıyla AKP'nin uygulamaları ne kadar da benziyor. Grev yasakları, yeni iş yasaları, sendika barajlarıyla oynama, işçi çıkartmanın kolaylaştırılması ve madenlerde gördüğümüz, atölyelerde sürekli olan kanunsuz biçimde işçi çalıştırma. Git mahkemeyle hakkını ara!

Bugün idam yok ama 30 yıldan fazla hapis yatmak var. Seçimler var ama hile gırla olmadı kayyum var. Burjuva ana muhalefet partisine bile serbestçe çalışma, seçildiği belediyelerde çalışma, istediği partide kalma hakkı yok.

KHK ile 10 yıldır üniversitelerinden uzaklaştırılmış hocalar var, geri dönüş hakkı yakılan öğretim üyeleri var. Komedyen Deniz örneğinde olduğu gibi mesleğini yapmak bile hapis cezasıyla karşı karşıya.

12 Eylül rejiminin yapmak istediği ekonomi politikalara 1989 Bahar Eylemleriyle işçiler dur demişti. Kayıplarını kısmen de olsa karşılamamışlardı. Yüzde 149 ile sözleşme imzalandı. AKP'nin yoksulluk rejimini de durduracak olan Bahar Eylemleri gibi işçi eylemlerinden başkası değildir.

(30.09.26)