Tüm Emekliler Sendikası'nın çağrısıyla 60 yerde yapılan basın açıklamaları sırasında Ankara'da emekli bir polis memuru, emekli maaşının yetmediğini, oğlunun işsiz olduğunu, emeklinin durumunun onur meselesi olduğunu söyleyerek beylik silahını ateşledi, hayatını kaybetti. Emekliyi intihara sürükleyen 22 yıldır iktidarda olan AKP ve patronların dayattığı politikalardır.
AKP ve patronlar işbirliği içinde işçiye, memura, emekliye daha düşük ücret, ücret artışı konusunda hemfikirdir. Kaynaklar yalnızca kendi ceplerini doldurmak üzere kullanılıyor. Emekçilere ve emeklilere insanca yaşayacak bir ücret ve emekli maaşı verilmesine engel olan AKP ve patronlardan başkası değildir.
Ankara'da emeklinin intiharı seçtiği o çaresizlik gününde, AKP'li eski bakan ve AKP çevresinin borsada yüzbinlerce insanı dolandırarak milyarlarca lira para kazandıklarını televizyon haberlerinde izliyorduk. Büyük uçurum! Bir yanda ekonomik olarak geçinemeyen ve bu durumu onuruna yediremeyip intihara sürüklenen bir emekli diğer yanda fon hesaplarıyla milyarlar vuran bir azınlık.
Emeklilerin ister işçi ister memur olsun aldıkları aylıklar ne kadar farklı olursa olsun geçinme imkanları bulunmuyor. 3-5 bin liralık bu farklılık emeklileri bölmek için vardır. Emekli olunca işçinin kıdem tazminatı yüksektir, emekli memurun ikramiyesi çok düşüktür. Emekli olunca da işçinin maaşı düşük emekli memurunki biraz daha yüksektir. Bu farklı düzenleme emekçi işçi ve memuru ayırmak, bölmek ve mücadele dışında tutmak için vardır.
İşçi emeklisi 23 bin 500 liralık Temmuz zamlı maaşıyla nasıl geçinebilir? Emeklinin düşürüldüğü durum sadece açlık ve yoksulluk değil, 25 yıl, 30 yıl emek vermiş, emeklilik primi ödemiş, yüksek vergi vermiş bir insan olarak emeklinin düşürüldüğü ekonomik çıkmaz, emekliler arasında bir onur meselesi olarak görülmesi ve seslerini duyurmak üzere canına kıyacak düzeyde sıkışmış halleri karşısında iktidar çevrelerini üç maymunu oynuyor.
Görmedim, Duymadım, Bilmiyorum!
Emeklinin aylıklarının artırılması için bütçe mi yok? Hayır. Faize bütçeden ayrılan pay yüzde 16,8, emekliye ve sosyal güvenliğe ayrılan pay yüzde 8,3. Demek ki, tercih başka. Faizciler hükümet için daha kıymetli. Mesele de tam bu: Tercihleri tersine çevirmek gerekir. Emekli ve işçi öncelikli olmalı.
Bu değişikliği yapabilmek işçilerin ve emeklilerin milyonlarla ifade edilen sayısal güçlerini birleştirip hükümete ve patronlara taleplerini dayatmalarıyla mümkün olabilir. 26 milyon çalışan, 17 milyon emekli var. Bunların aileleri var. Birlikte harekete geçebilseler ücret, iş, pahalılık konularında; eğitim, sağlık, konut, ulaşım gibi konularda bugüne kadar dayatılan tüm sermaye tercihlerini değiştirmek mümkün olacaktır.
(30.09.26)