Kumarhane ekonomisinde patlama sesleri: Fatura emekçiye kesilecek!

15 Eylül’de bir yatırım fonunun ödeme güçlüğü çektiğini açıklaması ve başka fonlara ilişkin sorunlar vurgun piyasasında satışlara ve paniğe yol açtı. On binlerce küçük yatırımcı fonlardan para çekmek istedi. Borsada sert düşüşler yaşandı. Sermaye Piyasası Kurulu’na göre bu fonlarda 455 binden fazla insan var. Fonların toplam büyüklüğü ise 891 milyar TL (18.3 milyar dolar). Sistem basit. Borsadaki vurguncular bir yatırım fonu hesabı açıyor. Küçük bir şirketin işlem hacmi sınırlı hisselerinden çok miktarda satın alıyor. Hisselerin değeri, getirisi yükseliyor. Yüksek getiri, enflasyon karşısında kendisini koruma yolları arayan küçük para sahiplerinin bu fona yönelmesine yol açıyor. Hisse fiyatları giderek yükseliyor. Vurgun yapmak için kurulmuş fon, başka küçük şirketlerin hisseleri de alınmaya başlıyor. Fonu kuranlar bu bilgiyi sınırlı sayıda kişiyle paylaşıp, fiyatlar dipteyken çok sayıda hisse almalarını sağlıyorlar. Hisseler yükselince de satıyor, vurgunu yapıyorlar. Sonra makara tersine sarıyor. Hisse senetlerinin fiyatları düşüyor, satışlar başlıyor. Fon ödeme yapamaz hale geliyor ve iflas… Kapitalist ekonominin kısa bir özeti bu.

Erdoğan’ın eski danışmanı ve bir dönem aile bakanı olan şimdi de AKP merkez yöneticiliği sürdüren Fatma Betül Sayan örneğinde olduğu gibi eşiyle birlikte 5 ay içinde 2,2 milyar lira vurgun yaptı. 163 milyon liralık hisse almıştı. Bu parayı da nereden bulduğu ayrıca bir soru. Cevabı ise, fonları örgütleyen başka AKP’li isimlerin kendisine danışmanlık yaparak başkaca şirketlerden yine borsa üzerinden bu paraları kazandırdığı yönünde. Sermaye Piyasaları Kurulu (SPK) 17 Eylül'de yedi portföy yönetim şirketine ait 131 fonu tasfiye kararı verdi. 21 Eylül'de ise dokuz şirket ve bunların yöneticilerinin mal varlıklarını dondurdu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 51 kişi tutuklandı. İçlerinde kimler yok ki? 28 yaşında 15 milyon dolarlık yatı olan mı ararsın, AKP’li bakan ve aileleri mi, AKP yöneticileri, üniversite hocaları mı, şirket sahipleri mi… 100’den fazla kişinin mal varlıklarına el konuldu.

Kapitalist ekonominin spekülasyon üzerine kurulu borsa sistemi tam bir kumarhane ekonomisi. Ekonominin sorumluları ve sermaye piyasalarını denetlemekten sorumlu kurullar (içlerinde şimdi Adalet Bakanı olan Akın Gürlek’in eşi de var) bu sistemin nasıl bir vurgun düzeni olduğunu bilir, hatta görür ancak önlem almayı zamana yayarak vurgunculuğun devam etmesine göz yumarlar. Kapitalist sisteme boyun eğmişlerdir. Bu sistemden çıkarları vardır. Uzmanlara göre 2025 yılı sonunda yetkililerin ilk "manipülasyon" açıklaması yaptığı dönemde bu fonlarda 300 milyar TL civarında bir para varken, harekete geçilmekte geç kalındığı için bu miktarın Ağustos 2026'da neredeyse üç katına çıktı ve zarar büyüdü. Bakanlık ve sermaye piyasası denetleme kurulu soyguna göz yumdu, izin verdi.

Bu fonlardan yararlananlar kimler? Enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında elindeki parayı borsada fonlar aracılığıyla değerlendirmek isteyen küçük burjuvazi. Onun soyulmasına izin verildi. 130 fonu kuranlar ise AKP’liler, yakınlarını üç, beş ay içinde zengin ettiler.

İlk başta konu küçük mülk sahiplerini ilgilendiren bir kayıp gibi görünse bile, sonuçta sayı 450 binden fazla yatırımcının vurguna uğrayan paralarının el konulan mal varlıklarıyla karşılamak mümkün olmayacağı için devlet kasasından yanı bütçeden, vergiler yoluyla emekçilerden karşılanmış oluyor.

İşçi ve emekçiler, emekliler yoksullukla, pahalılıkla, işsizlikle cebelleşirken onların sırtına ek yükler getiren fon krizi kapitalist ekonominin sınıf düşmanı yüzünü bir kez daha açığa çıkarmıştır. Kapitalist sınıfın vurgunculuğunun faturasını emekçilere kesilmesinin önlemenin tek yolu var, burjuvazinin mülksüzleştirilmesidir. Çünkü sahip oldukları servet onların alın teri değil sömürü ve vurgunculuktan elde ettikleridir; bizden çaldıklarıdır, geri alınmalıdır!

(29.09.26)