Fas: Sosyal kriz ve seçim demagojisi

Fas’ta, 23 Eylül’deki genel seçimler için yürütülen kampanya, Ceuta’daki göç krizinin etkisiyle şekilleniyor.

Bu kriz, bir yıl önce sağlık ve eğitim sisteminin çöküşüne karşı Faslı gençlerin – Gen Z 212 – başlattığı ayaklanma sırasında dile getirilen adaletsizlik duygusunu yeniden alevlendirdi. Milyarder Başbakan Aziz Ahnuş, o dönemde istifasını talep eden göstericilerin hedefi olmuştu. Aziz Ahnuş, ayaklanmanın tetikleyicisi olan olaydan sorumlu tutuluyordu: Kendisinin belediye başkanı olduğu Agadir hastanesinde bir hafta içinde sezaryenle doğum yapan sekiz kadının ölümü.

Ocak ayında, kendi partisi RNI’nin üyeleri ve hükümet koalisyonundaki müttefikleri tarafından dışlanan Ahnuş, yeniden aday olmayacağını duyurmuş ve parti başkanlığından istifa etmişti. Ancak bugün, iktidarın ve sahip olduğu muazzam mali kaynakların kendisine sürdürmesine imkân tanıdığı çıkarcı ağlar sayesinde bu seçimlerde etkili olmayı planlıyor. Aktif bir kampanya yürütüyor ve limancılık, turizm, otomotiv sanayisi, fosfat ve futbol alanlarında Afrika kıtasında birinci sıraya yükselen modern ve başarılı bir Fas’ın başarısı olarak sunduğu icraatlarını övüyor!

Ancak kıyı şeridini dönüştüren modern altyapılar, yalnızca halkın ödediği bir devlet borcuyla karşılandı. Bu altyapılardan öncelikle büyük uluslararası gruplar ve Fas burjuvazisi yararlanıyor. Ahnuş, 2023’te Al Haouz’da meydana gelen depremi yönetme biçiminden gurur duyuyor; ancak 3.000 afet mağduru hâlâ güvencesiz koşullarda yaşıyor ve hiçbir yardım almadı. Ayrıcalıklı sınıfların zenginliği ile halk sınıflarının günlük yaşamı arasında müthiş bir uçurum var.

Milyonerlerin sayısı rekor kırarken, milyonlarca işçi ise yoksullaştı. İşçilerin dörtte üçü kayıt dışı çalışıyor, hiçbir sosyal güvenceye sahip değil ve resmi asgari ücret olan 289 avrodan daha az kazanıyor. Tarım işletmelerinde ücretler daha da düşük ve tüm halk enflasyon ve işsizlikten sıkıntı çekiyor. Çoğunluk, evrensel sağlık sigortasından yararlanamıyor ve sosyal güvenlik kurumlarının bütçesindeki artış, yalnızca özel hastanelerin hissedarlarına kazanç sağladı.

15 ile 24 yaş arasındaki genç iş gücünün %37’sinden fazlası işsizlikten etkileniyor. Özgür ve onurlu bir yaşam sürme arzularını bastıran bu ülkede, pek çok kişi başka bir yerde daha iyi bir yaşam sürmeyi umuyor.

Bu seçimde yarışan tüm siyasi partiler, Fas toplumunu yıpratan sorunları çözme sözü veriyor. Muhalefette yer alan İslamcı PJD (Adalet ve Kalkınma Partisi), kendisini yolsuzlukla mücadele eden bir parti olarak sunarak toplumsal hoşnutsuzluktan yararlanmayı umuyor. On yıllık iktidarın ardından 2021’de reddedilen bu parti, halk sınıflarını kendine çekebilecek mi? Tüm adaylar gençlerin oylarını kazanmak için yarışsa da, gençlerin yalnızca %3’ü seçmen listelerine kayıtlı ve Z Kuşağı’nın isyanının nasıl bastırıldığını unutmuş değiller. Binlerce gösterici gözaltına alınmış ve aileleri tehdit edilmişti; 600 genç hâlâ hapiste. Gazeteciler, sivil toplum örgütleri, sendika ve siyasi militanları hâlâ baskı ve tehdit altında. Bu ortamda, bu seçimlerin demokratik görünüşü, tüm halkın yararlanacağı bir ilerleme hayalini beslemekte zorlanacaktır.

(LO, 16.09.26)