İş yerlerinden Haberler

Metal

Sessizliğin sebebi ne ola ki?

İzin dönüşü ilk dikkati çeken fabrikadaki sakinlik oldu. Bir ay önce şeflerin, müdürlerin mobing olarak değerlendirilecek düzeydeki mesai ve üretim baskısı yerini sessizliğe bıraktı. Mesai yine var ancak baskı seviyesi düşmüş durumda. Bu sessizliği nasıl yorumlayacağımızı bilmiyoruz. Bunu öğrenmek için yıl sonunu beklememiz mi gerekecek? Fabrika yönetiminin çalışma ortamına dair atacağı yeni adımlar hep yıl sonuna rastlar.

Çıkış serbest

Çıkışların önü açıldı. İsteyen işçi tazminatını alıp çıkabiliyor. Çıkışları teşvik yani ek bir ikramiye yok. Ancak çıkışını isteyen işçilere de dur diyen yok. 10 yıllık, 15 yıllık işçilerden çıkışını isteyen az da olsa oldu. Borcu olan, ödeme sıkıntısı çeken kimi işçiler tazminatlarıyla bu açıklarını kapatmak için çıkış verebiliyor. Çıkan işçilerin yerine yeni işçi alarak fabrika maliyetini düşürüyor.

İşçi alımı var

Çıkışların önü açılırken yeni işçi alımı da var. Bu sefer genç işçilere değil yan sanayiden işsiz kalmış kalifiye işçiler tercih ediliyor. 30 yaş üstü bu işçiler hem deneyimli hem de genç işçiler gibi ilk giriş ücretiyle,

42-45 bin aylıkla işe başlıyorlar. İşsizlik sebebiyle deneyimli işçiler de deneyimi olmayan işçilerin ücretiyle çalışmayı kabul etmiş oluyorlar. Bu da fabrikanın işine geliyor.

Olayların işçi lehine çevirebilecek bir birlik, bir kuvvet oluşturmamız gerekiyor. (Bir işçi)

Plastik

Patron işçiden çekiniyor

İş yerinde 6 ayda bir verilmesi gereken ikramiyeleri vermemişlerdi, bu ay verdiler. Zaten çalışan sayısı azdı ve işler biraz çoğalmıştı. İkramiyeler verilmeseydi noterden ihtar çekip işten ayrılmayı düşünen işçiler de vardı; kesin idarenin kulağına gitti ki, ikramiyeler yattı.

Şimdi işveren yeni bir çalışma düzeni deniyor: 3 vardiya çalışıyorduk ancak 2 vardiyalık iş olduğu için 3. vardiya boş kalıyordu. Bu nedenle sistemi 12 saatlik vardiyaya döndürdüler. Haftanın 4 günü çalışma, 3 günü tatil olacak şekilde bir program yaptılar. Ayın bir’inden itibaren çalışma bu şekilde olacak; eğer işler yoğunlaşırsa mesaiye çağıracaklar. (Bir İşçi)

Tekstil

Yönetim komedisi

Yıllar önce fabrikaya güvenlik görevlisi olarak giren işçi, yaklaşık 9 yıldır fabrikanın idari müdürü. Son zamanlarda kendisinden daha yalaka bir beyaz yakalıyla tartışmışlardı. Beyaz yakalı müdürü kafaya takmış, hırsla müdürün açıklarını aramaya başladı.

Oysa patron idari müdürünü tutuyor. Mesela 8 aydır lavabodaki musluk bozuk; tamir edilmesi gerektiği söylendiğinde patron, "Bozmasalardı, tamir için dünya kadar para istiyorlar, sonra hallederiz" diyen biri. Müdür de tam olarak bu cimriliği ve patrona para tasarrufu sağlatması yüzünden onun gözdesi.

Müdürü düşürmeye kararlı olan beyaz yakalı, fabrikaya kesilen bütün faturaları tek tek inceledi. Faturalarda bir çim biçme makinesi buldu ama makine ortalıkta yoktu. Bunu hemen patrona bildirdiler ancak patron, "Müdür almıştır, getirir," diyerek olayı geçiştirdi. Bu sırada müdür memleketine bir ev yaptırıyordu. Patron da yeni bir eve taşınınca, kendi evindeki eski eşyaları şirket kamyonuna yükletip müdürün memleketindeki evine taşıttı.

Açık aramaktan pes etmeyen beyaz yakalı, bu kez envanter sayımı yaptırdı ve İstanbul’daki sayımda 3 makinenin eksik olduğu ortaya çıktı. Makineleri müdürün aldığını ispatlamaya çalıştı, şimdi de kalkmış Ordu’daki fabrikaya gidiyor. Aklınca oradaki eksikleri de döküp müdürü hırsızlıkla suçlatacak ve işten kovduracak.

Fakat patronun böyle bir adamı işten çıkarması neredeyse imkânsız. En ucuz yemeği ve en ucuz servisi bulan; sırf kırılıyor diye yemekhaneye uzun süre su bardağı aldırmayan; lavabolara peçete koymak için bile en az 1 ay bekleyen bu tasarruf delisi müdürü patron kolay kolay gözden çıkarır mı? (Bir İşçi)

(31.08.26)