İş yerinden haberler

Kimin temsilcisi

İş yerinde, müşterilerin talebi doğrultusunda her yıl temsilci seçimi yapılır. Ayrıca her ay şikâyet ve dilek anketi uygulanır. Eskiden şikâyetler yazılı olarak kutulara atılırdı. Bu şekilde isim belirtilmediği için kimin ne yazdığı belli olmazdı. Ancak artık cep telefonlarına gönderilen linkler üzerinden, e-posta adresi kullanılarak şikâyet ve dilekler iletilmektedir. Çoğu çalışan ad ve soyadıyla e-posta kullandığı için, yazılanların kim tarafından gönderildiği anlaşılabilmektedir.

Bunun dışında, her bölümden seçilen temsilciler ile işveren temsilcisi ve insan kaynakları arasında toplantılar yapılmaktadır. Bu toplantılarda temsilciler çalışanların şikâyet ve sorunlarını iletirken, işveren tarafı da işçiler ile ilgili kendi sorunlarını temsilciler aracılığıyla çalışanlara aktarmaktadır.

Bu yıl seçtiğimiz temsilciyle ilgili bazı durumlar ortaya çıktı. Çalışanlar kendi aralarında konuşurken, bu temsilcinin gizlice fotoğraf çekip yönetime şikâyet ediyormuş. Bir çalışan, temsilcinin fotoğraf çektiğini fark etmiş ve ardından temsilcinin bölüm şefine gidip telefonu gösterdiğini görmüştür. Çıkışta temsilciyi yakalayarak “Benim fotoğrafımı neden çektin, beni şikâyet mi ettin?” diye sormuştur. Temsilci ise “Evet, seni şikâyet ettim. Çok konuşuyorsun, bunu söyledim” şeklinde cevap vermiştir. Bunun üzerine çalışan, “Sen kimsin? Amirim misin? Ustam mısın? Bu seni ilgilendirmez” diyerek tepki göstermiştir. Temsilci ise kendini “Siz ibadetiniz namaz kılmaksa bu da benim için bir ibadettir. İşverenin hakkının yenilmesine tahammül edemem, bunu kabul etmiyorum” sözleriyle savunmuştur.

Şu anda çalışanlar arasında bu temsilcinin işçileri yönetime şikâyet ettiği yönünde bir düşünce yayılmış durumdadır.

(Bir tekstil işçisi)

İşten çıkartmalar ve izinler peş peşe...

İşten çıkarmalar başladı. Bazı firmalarla yapılan sözleşmeler sona erdi. Bunun üzerine bir bölüm kapandı. 40 işçi tazminatları verilerek işten çıkartıldı. Çıkarılan işçiler arasında 10 yıllık olanlar da var 3 aylık olanlarda. Çıkışların devam edeceği söyleniyor.

Üretimin azalması sebebiyle resmi tatiller çalışma günleriyle birleştirip toplu izinler veriliyor. Yıllık izinleri olanların izinlerinden kesiliyor. İzin hakkı olmayanlara ücretsiz izin veriliyor.

İşlerin ne zaman açılacağı bilinmiyor. Söylentilere göre birkaç firmaya iş teklifi yapılmış, 4-5 ay içinde sonuç belli olacakmış.

İşler iyi giderken, çok kazanırken işçiye hiçbir şey vermeyen patronlar işler bozulunca zorunlu izinlere, işten çıkartmalara başvuruyor.

Oysa işe alırken burada işten çıkartma yok, iş güvencen olacak diyerek övünen şirket uygulamada tam tersini yapıyor.

İşçilerin iş güvencesi yalnızca birliklerinden geçer. Kapitalizm işçi sınıfını ve tüm dünyayı yok oluşla tehdit ediyor.

Kapitalizm karşısında ya insanlık yok olacak ya da kapitalizmi işçi sınıfı yok ederek insanlığı kurtaracak.

(Bir plastik işçisi)

(28.04.26)