Adalet arayışı ve tutuklamalar sürüyor

Bir Tek Sen Başkanı sendikacı Mehmet Türkmen, DİSK Limter İş yöneticileri, gazeteciler İsmail Arı, Alişan Uludağ, Merdan Yanardağ başta olmak üzere hala tutuklu.

Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Osman Kavala, TİP milletvekili Can Atalay tutuklu siyasetçiler ve muhalif kişilerin simgeleri olarak tutuklular. Hukuki olarak serbest bırakılmaları yönündeki Anayasa Mahkemesi, AHİM kararlarına rağmen tutuklular. Mahkemeler serbest kalmalarına izin vermemesinin nedeni ise, AKP-MHP iktidarının siyasi kararlarının adaletsiz olmasıdır.

Muğla İkizköy’de termik santrale kömür sağlamak için yapılmak istenen madene ve bununla bağlantılı acele kamulaştırmalar köylülerin gündeminde. Akbelen Ormanı çevresindeki tarım arazilerinin kamulaştırılması için köye gelen bilirkişi heyetini protesto eden köylülerin en genci Esra Kılıç tutuklandı. İkizköy Muhtarı Nejla Işık’ın kızı Esra Işık çıkarıldığı ilk duruşmada tutukluluğuna devam kararı verildi.

Suçlama “görevi yaptırmamak için direnme” olarak kayıtlara geçen olayda, kamulaştırmaya karşı tarım arazilerini korumak üzere dava açmak, protesto haklarını kullanmak dışında bir harekette bulunmayan köylülerin karşısına çıkan ise onlarca jandarma olmaktadır.

Nisan ayı içinde emek cephesine yönelik baskılar devam etti. Basına yansıyan haberlere göre, emekli maaşlarının gerçek enflasyona göre güncellenmesi ve en düşük aylığın yoksulluk sınırına çıkarılmasını talep eden Emekli Meclisi üyeleri hakkında terörden soruşturma açılan 27 isim soruldu ve “örgüt bağlantılı kişilerle neden görüştünüz denildi. Emeklilere sorulan isimlerden biri de 5 kez 0 dakika görüştükleri Ekrem İmamoğlu’ydu. Tutanakta İmamoğlu için “Örgüt bilgisi: PKK/KCK” notu düşüldü. 7 Emekli Meclisi üyesi tutuklandı.

Avukatlarının verdiği bilgiye göre, 2025 yılında haklarının iyileştirilmesi için bir araya gelip meydanlarda masa kurma ve basın açıklamaları gibi eylemler yapan emeklilerin faaliyetleri suçlama konusu ediliyor.

Ekim 2024'ten beri süren operasyonlarda toplamda 24 belediye başkanı tutuklanırken, yalnızca üçü bu süreçte tahliye edildi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanından sonra İstanbul Ataşehir Belediye Başkanı da tutuklandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi davası ise, 414 sanığa ulaştı. Bunların 92’si tutuklu. Bu yazı yazıldığında dava 28’inci günündeydi. İtirafçılar ifadelerini değiştirirken yolsuzluk iddialarına “görmedim duydum, arkadaşlar söyledi, öyle hissettim gibi” sözler kullanıyorlar. Poliste pişmanlıktan yararlanan bir itirafçı yeniden tutuklandı.

Son bir ayda yaşanan örnekler bile gösteriyor ki, iktidarın elinde işçilere, emeklilere, yaşam savunucularına hatta burjuva muhalefet partileri karşısında onlarla aynı araçla mücadele edecek bir siyasi kuvvet, araç, toplumsal meşruluk kalmamıştır. İktidarın elinde sadece kolluk kuvvetlerinin silahlı birlikleri, sadece hükümeti dinleyen savcı ve hakimler kalmıştır.

Toplumun büyük kısmını elindeki medya araçlarıyla yönlendirmenin, razı etmenin sınırlarına her gün biraz daha yaklaşan iktidarın doğabilecek daha büyük isyanları küçükken ezmek, bastırmak dışında yapabileceği bir şey kalmamıştır.

AKP-MHP iktidarı kaçınılmaz sonlarını hazırlarken, işçi sınıfının tüm bölükleri, emekliler, yoksul köylüler, kamu çalışanları ve onların omuz başı müttefikleri esnaf, küçük işletmelerin sahipleri bu gidişe dur diyebilecek toplumsal güçtedir. Rejimin siyasi baskısı altında hayatta kalma mücadelesi veren kadınlar, Kürtler, Alevi toplumunun yoksulları, hep birlikte sermaye sınıfına acil taleplerini dayatacak bir mücadeleyi birleştirebilir. Gerekli olan ve umudumuz olan budur.

(28.04.26)