Her yıl Ocak ve Temmuz ayında Çalışma Bakanlığı sendikaların üye sayılarını açıklar ve işkolunda sigortalı çalışan işçilerin yüzde 1’ini üye yapan sendikaya bulunduğu işkolunda toplu sözleşme imzalama yetkisi verir.
Bakanlığın elinde tuttuğu toplu sözleşme yetkisi verme gücü, her zaman tartışmalı kararlara yol açmıştır. Bakanlık sayısal verilerle istediği gibi oynayabilmekte ve bu oyuna itiraz edenlere de yıllar sürecek mahkeme kapısını göstermektedir. Temmuz ayında yayınlanan son istatistikler sözünü ettiğimiz oyunlara birkaç yeni örnek kazandırdı.
Sendikalı işçi sayısı azaldı
Bakanlık 17 milyon 630 bin 475 sigortalı işçinin 2 milyon 432 bin 799’unun sendikalı olduğunu söylüyor. Hizmet iş kolu (belediyeler) en çok sendika üyesinin oyduğu iş kolu. Metal iş kolunda TürkMetal’in üye sayısı 264 bin.
Tabii üye sayısı ile toplu sözleşme yetkisi olan işçi sayısı da farklı çıkacaktır. Sendikaların üye sayıları şu veya bu olabilir ancak bir de üye yaptığı iş yerlerinde işçilerin yüzde 51’ini üye yaparak bakanlıktan toplu sözleşme yetkisi alması gerekli ve önemlidir. Bu rakam ise, 2 milyon 139 bin civarındadır.
Ocak 2026’da yüzde 14.45 olan sendikalaşma oranı, Temmuz 2026’da yüzde 13.80’e düştüğü görülüyor. Kamuda işçilerin yüzde 75.8’i, özel sektörde çalışan işçilerin ise yüzde 6.7’si sendika üyesidir. Asıl sendikalaşma oranı yüzde 6,7’dir. Bundan daha az oranda ise toplu sözleşme yetkisi oranı (yüzde 5.5) bulunuyor.
İşkolu barajı
246 işçi sendikasının 186’sı, yüzde 1 iş kolu barajının altında kaldı. DİSK üyesi Tekstil Sendikası yüzde 0.97, Basın-İş yüzde 0.85 ile baraj altında bırakıldı. Yine DİSK üyesi Güvenlik-Sen, kıl payı (%0,99) ile baraj altında bırakıldı. DİSK’in barajı aşan üye sendika sayısı 9’dan 8’e düştü.
Mücadeleci sendikalarından Bağımsız Maden-İş de yüzde 0.97 ile baraj altında bırakıldı. Birkaç yüz üye farkıyla baraj altında bırakıldılar. Nitekim Bağımsız Maden İş Sendikası bakanlığın açıklamasından bir gün önce sendikalarının üye sayısını açıklayarak, yüzde 1 barajını geçtiklerini duyurmuştu. Bakanlık tek belirleyici kurum olarak, sendikanın belirttiği sayıları değil kendisinde olan sayıları dikkate alarak karar veriyor.
Gücümüzü birliğimizden alırız
Rakamların kuşkusuz bir önemi var. Yasalar karşısında işçi haklarını savunmada gerekli. Ancak belirleyici olan birliğimizi ne kadar sağladığımız ve bilinçli olarak ne kadar mücadele edebildiğimizdir. Öreğin, maden işçileri geçtiğimiz aylarda kazandıkları başarıları barajı geçmeden ve toplu sözleşme yetkisi olmadan kazandılar.
Öyle ki, örnek oldular ve bugüne kadar harekete geçmeyen eski sendikaları Türk-İş’e bağlı Türkiye Maden-İş’i harekete geçmeye zorladılar. Temmuz sonundan itibaren yüzlerce işçi hakları için bakanlığın kapısında eylemde, sendikacılar istemese de yanlarında!
(01.08.26)