Ana muhalefet partisi CHP’nin eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu eliyle parçalanmasının ardından, Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu ekibine yeni bir parti kurmaktan başka yol kalmadı. AKP-MHP bloğu bir seçim yaşanmadan ana muhalefet partisini bölmüş oldu. Bu onlar için önemli bir kazanımdır.
Bir yandan CHP ikiye bölünürken diğer yandan birçok ilde ama özellikle İstanbul Tuzla, Şile, Çekmeköy gibi ilçelerin belediye başkanları AKP’ye geçti. Üsküdar belediye başkanı tutuklandı. AKP, yerel seçimlerin İstanbul rövanşını da bir seçim olmaksızın alma yönünde baskı uygulamakta, sonuç almakta.
Bu siyasi ortam AKP-MHP karşısında duran tek siyasi partinin zayıflasa da Yeni Parti olduğu izlenimini güçlendiriyor. Parlamento düşünüldüğünde, Yeni Parti iktidar karşısında tek muhalefet partisi sayılabilir.
DEM Parti AKP ile Öcalan arasında gizli diplomasiyle süren görüşmeler sebebiyle kamuoyunda giderek siyasi bir özne olmaktan çok, gizli diplomasinin sonuçlarını bekleyen bir parti durumunda. Siyasi olarak kitlenmiş halde.
Parlamento içindeki durum bir yanda AKP-MHP bloğu ve ona destek veren Kılıçdaroğlu CHP’si ile bu bloğun karşısında olan Yeni Parti ve siyasi olarak kitlenmiş DEM Parti bulunuyor.
Bu siyasi dengeler AKP’nin önünde ciddi bir siyasi engel olmadığını gösteriyor. Tabii ki bu iç siyasi dengeleri AKP lehine güçlendiren ABD’den Trump’ın Tayyip Erdoğan’a açık desteği var.
Özgür Özel’in Yeni Partisi ise bu denklem içerisinde kendisine partner olarak DEM Partiyi alırken, sendikalar, meslek odaları ve sol sosyalist çevrelerde uzun süredir Tayyip Erdoğan, AKP karşıtlığına indirgenen siyasal mücadeleden de destek alıyor. TÜSİAD gibi Avrupa tipi demokrasiden yana olup AKP politikalarına açık veya örtülü itiraz eden sermaye çevreleri de Yeni Parti’nin yanındadır.
Dışarıdan ise, Trump’a karşı çıkan ABD ve AB sermaye çevrelerinin desteğini arıyor.
Genel manzaraya baktığımızda AKP ve Yeni Parti’nin siyasi karşıtlığı iktidar ve muhalefet olmaları, iktidarın anti demokratik uygulamalarıyla Yeni Parti’nin kuşatılması yeni partinin ise, bu kuşatma karşısında sermaye çevrelerinin Türkiye’de ve dünyada iktidarda olmayan bölümleriyle aynı gemide olduğu görülecektir.
Yeni Parti’nin önceki dönem CHP adıysa yürüttüğü AKP karşıtlığının cazibesine kapılarak bu mevzilenmede tarafımızı Yeni Parti’den yana olmasını söyleyenler, işçi sınıfına yanlış bir yön göstermiş olurlar. Evet Özgür Özel AKP karşısında çırpınmakta, bildiği kadarıyla mücadele etmektedir, ancak bu mücadele işçi sınıfı ve sosyalistlerin mücadelesiyle ortak bir yanı yoktur. Yeni Parti bir burjuva partisi olarak iktidar olma arzusundadır ve ceberut AKP karşısında kendi davasının peşindedir.
İşçi sınıfı açısından AKP rejiminin berbatlığını tartışılmaz. İzlenen ekonomik program işçi sınıfına kemer sıktırmakta, izlenen siyasi program sendika, grev, toplantı ve gösteri hakkını yok etmektedir. Tek adam rejimi vardır. Buna karşı çıkmalıyız ve AKP’nin yenilgisini istemekte haklıyız. Ancak bu yenilgi gerekli ancak yeterli olamaz. Yeni Parti’nin programı eski CHP programıdır ve kapitalist dünya düzenine, NATO’ya, büyük sermaye çevrelerinin çıkarlarına bağlıdır. Bu nedenle AKP karşıtlığı yetmez, kapitalist sömürüye karşı mücadele olmaksızın işçi sınıfının çıkarları savunulmuş olmaz.
(01.08.26)