Katledilişinin 86’ıncı yılında: Troçki’nin işçiler için önemi nedir?

Rus Devrimcisi Lev Troçki, 1917 Rus Devrimi’nin Lenin ile birlikte önemli liderlerinden biriydi. Rus işçileri ve yoksul köylüleri, Birinci Dünya Savaşının yorgunluğunu ve bedelini ödeyen askerler Çarlık rejiminin otokrasisine karşı büyük bir mücadele başlattılar. Bu mücadele sadece Çarlık rejiminin Şubat 1917’de yıkılıp burjuva rejiminin kurulmasıyla sınırlı kalmadı. Burjuva rejimi de işçi, asker ve köylülerin iş, ekmek, toprak taleplerine cevap veremediği için, kitleler Ekim 1917’de iktidara Sovyet meclisleriyle el koydular.

İşte bu sürecin en önemli yol göstericisi olan Lenin’in önderliğinde inşa edilen Bolşevik Parti oldu. 1917 devrimler döneminde Troçki Bolşeviklerle buluştu Lenin ile birlikte işçi sınıfının iktidarı almasına önderlik eden partide yer aldı.

Devrimler başarılı oldu ancak işçi sınıfının iktidarının yaşayabilmesi için kapitalist dünyanın başka devrimlerle yıkılması, dünya seviyesinde kapitalistlerin karşısına çıkabilecek bir iktidarın kurulması gerekliydi.

Bolşeviklere göre, Rus Devriminin yaşaması Dünya devrimine bağlıydı. Ancak Dünya devrimi tüm çabalarına rağmen diğer ülkelerde işçi sınıfı içinde örgütlenmiş Bolşevik tipte partilerin olmaması nedeniyle başarılamadı. 20‘li ve 30’lu yıllarda Avrupa’da Almanya, İtalya, İspanya, İngiltere başta olmak üzere sayısız isyan, ayaklanma ve devrimci durum yaşanmasına rağmen, başarılı olunamadı.

Bu durum Rus devrimini de olumsuz etkiledi ve 250 milyonluk dev bir ülkenin devlet aygıtı içinde devrimcilerin yerini bürokratik küçük iktidarlarını, ayrıcalıklarını korumak isteyen partilileri yarattı.

Lenin’in 1924’te ölümüyle birlikte parti içinde iki çizginin mücadelesine yol açtı. İlki, Troçki’nin devrimci çizgisi diğeri Stalin’in bürokratik ayrıcalıkları kollayan Tek Ülkede Sosyalizm çizgisi.

Devrimci dalganın geri çekilmesiyle birlikte bürokrasi ve onun siyasi temsiliyeti güçlendi, devrimci işçi sınıfı çizgisi zayıfladı. Ancak Troçki’nin siyasi varlığı bürokrasinin önünde en büyük engel olarak duruyor, devrimci çizgi bir türlü tarihten silinemiyordu.

Yine de bürokrasi boş durmadı, Troçki parti üyeliğinden çıkartılıp sürgüne ve sonra da Rusya dışına (1929) gönderildi. Yetmedi, devrimci fikirleri savunan işçiler, aydınlar partiden atıldı. Ancak devrimin hayaleti Rusya’da ve dünyada Troçki adıyla yaşamaya devam etti.

Bürokrasi Troçki’ye karşı atacağı son adımı da attı, 20 Ağustos 1940’ta Meksika’da, Stalin’in emriyle NKVD ajanı Ramón Mercader tarafından saldırıya uğradı, saldırıdan bir gün sonra, 21 Ağustos 1940’ta Troçki hayatını kaybetti.

Troçki öldürüldü ancak onun sayesinde dünya işçi sınıfı 1917 Rus devriminin tarihini, işçi sınıfının kendisini savunmak için neler yapması gerektiğini onun bıraktığı siyasi mirasla bugünlere taşıyabildi.

Eğer Troçki ve yoldaşları olmasaydı, öğrenebileceğimiz tek şey bürokratik parti tarihi, ona yönelik övgüler olacaktı. Troçki sadece bir devrimci önder değil, işçi sınıfının tarihi hafızasının silinip  gitmemesini sağlayan enternasyonalist bir devrimcidir.