Cumhuriyetin kuruluşundan hemen iki yıl sonra 1925 yılında başlayan 1 Mayıs yasağı 1975 yılına kadar sürmüş, bu yıl Türkiye Sosyalist İşçi Partisi kapalı bir salon toplantısıyla 1 Mayıs’ı kutlamıştı.
1976 yılında ise, işçi sınıfı hareketinin DİSK öncülüğünde büyümesine tanık olduk. Bu büyümenin bir sonucu olarak 1976 yılında Taksim Meydanı’nda ilk kez kitlesel bir işçi mitinginin düzenlenmiş olmasıdır.
Adalet Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi ve Milli Selamet Partisi ortaklığındaki Milliyetçi Cephe Hükümeti’nin yönetimde bulunduğu 1976 yılında, Taksim mitingi işçi sınıfının tüm görkemiyle tarih sahnesine çıkışını ifade eder. Sağ cepheye karşı militan bir duruştu. 1976 1 Mayıs mitingi, bir sonraki yılda Taksim 1 Mayıs’ının provası oldu.
Böyle bir mitingin düzenlenmesi aylar önceden yapılan çeşitli çalışmaların sonucunda gerçekleşmiştir. DİSK Genel Başkanı ve Maden İş Sendikası Genel Başkanı Kemal Türkler, DİSK Başkanlar Konseyi’nin 1 Nisan 1976 günlü toplantısını açarken 1 Mayıs kutlamaları için aşağıdaki çağrıyı yaptı: “Hazırlığını yaptığımız 1 Mayıs, DİSK’li, Türk-İş’li veya bağımsız sendikalarda örgütlü, siyasal eğilimleri değişik olan yüzbinlerce işçinin birlik, mücadele ve dayanışma günüdür. 1976’nın 1 Mayıs’ında, yani kısa bir süre sonra, DİSK, işçi sınıfının birlik ve dayanışmasını dile getiren bu günü yüzbinlerce işçinin katılmasıyla kutlayacaktır.” Nitekim miting yaklaşık 100 bin kişinin katılımıyla gerçekleşmiştir.
O döneme tanıklık edenlerin aktardığına göre, DİSK ve bağlı sendikalar, 1 Mayıs kutlamasına geniş bir katılımın gerçekleşmesini sağlamak amacıyla etkili bir çalışma yaptılar. Yüzbinlerce DİSK Ajansı özel sayısı ve broşür dağıttılar, yaygın bir afişleme ve yazılama yaptılar. En önemlisi de fabrikalar temelindeki işyeri örgütlerinin eliyle mitinge hazırlanılmış olmasıdır.
Stalinizmin DİSK üzerindeki olumsuz etkisi
Burada dikkat çeken olgu sosyalist siyasi partilerin, örgütlerin miting düzenleme çalışmasına dahil edilmemesidir. Demokratik kitle örgütü olarak çağrılanlar ise, Stalinist Türkiye Komünist Partisi’nin denetiminde olan derneklerdir. Bu tarihte DİSK yönetimi üzerinde Stalinist TKP’nin etkisi bilinmektedir.
TKP, CHP milletvekillerine, belediye başkanlarına kapılarını hep açık tutmuştur. TKP’nin siyasi çizgisi olan Ulusal Demokratik Cephe, merkezinde kendisi ve DİSK’in bulunduğu ve yine aynı çizgideki kitle örgütleri ve CHP’nin oluşturacağı “cephe” siyasetidir ki, başka kimseye yer yoktu.
DİSK’in 1 Mayıs düzenlemelerinde her zaman inisiyatifi elinde bulundurma serkterliğinin kökleri en başından beri Stalinist TKP’nin siyasi eğitiminin sonucudur, izleri bugün bile vardır.
Stalinist TKP’nin DİSK üzerindeki sekter siyasi etkisi, 1977 bir Mayıs’ının düzenlenmesi sırasında meydana gelen örgütler arası çatışmalara kapı aralamıştır. Stalinist TKP ve diğer tüm Stalinist (büyük kısmı Maocu da olan) örgütlerin hem sorumsuzluğu hem de gerçek bir işçi savunma hazırlığının yapılmamasına yol açmıştır.
Burjuvazi de bu zemini fırsat bilerek işçi sınıfından korkusunu mitinge silahlı saldırı düzenleterek, 34 işçinin ölümü yoluyla sınıfı parçalamaya, 1 Mayısları “terörize” etmeye, işçi sınıfının giderek geri çekilmesine, sosyalist yapıların işçi sınıfının önüne geçmesine yol açtı.
(28.04.26)