Dünya Devrimi yolunda bir hamle: Kasım 1918 Alman Devrimi

1917 Rus Devriminden bir yıl sonra Almanya’da yaşanan bu devrimci kalkışma, Bolşevik Rus işçilerinin ümitle bekledikleri Alman yoldaşlarının desteğini sağlamaya yetmedi. Ancak Dünya devrimci sürecinin mümkün ve gerekli olduğuna en önemlisi de işçi sınıfının devrimci partisinin önemine işaret etti.

Alman devrimci hareketi Rus devrimci hareketinin örnek aldığı bir geçmişe sahipti. Rus devrimcileri ilk eğitimlerini Alman devrimci işçi hareketinden aldılar. Ancak bu devrimci hareket önderlerinin işçi sınıfına ihanet etmeleri sebebiyle büyük bir kırılma yaşadı. Sosyal Demokrat Parti ve sendikalar Alman burjuvazisinin Birinci Dünya Savaşı için meclisten çıkartmak istediği savaş kredileri yasasına oy burjuvazisine siyasi destek verdi. Parti liderliğinin bir işçi devrimi programından dönmesine yol açtı.

Sosyal Demokrat ismi o tarihte komünist anlamına geliyordu. Daha doğrusu işçi hareketinin önündeki programın hem demokratik hem de sosyal karakterine dikkat çeken bir adlandırmaydı. Nitekim Lenin’in partisinin ismi de Rus Sosyal Demokrat İşçi Partisi idi.

Alman Sosyal Demokrat Partisi 1912 seçimlerinde oyların yüzde 34,8'ini alarak parlamentodaki (Reichstag) 397 sandalyeden 110’una sahip olmuştu. Parti, yaklaşık 1 milyon üyesiyle ülkenin kitle tabanı en geniş siyasi gücüydü. Yüzlerce gazete ve yayını, sendikalarda devasa gücü vardı.

Savaşta işler Almanya için iyi gitmedi. Sanayi geriledi. Tarım üretimi düştü. Kasım 1918’de savaş sona erdiğinde öfke çok büyüktü. Ocak 1918’de, Hennigsdorf’daki silah ve cephane fabrikalarındaki işçiler iş bıraktılar. Berlin’deki gösterilere 400 bin kişi katıldı. Hükümet, savaş yenilgisinin sorumluluğunu başkalarına yüklemek için geri adım attı. Sosyal Demokratlar ile bir koalisyon hükümeti kurdu.

30 Ekim’de, denizciler isyan etti, 4 Kasım’da, gemiler ve Kiel Belediye Sarayı işgal edilerek İşçi ve asker konseyleri kuruldu. Devrim, 5 Kasım’da Lübeck’e, 6 Kasım’da Hamburg’a, sonra Bremen’e, Hanover’e ve Stuttgart’a yayılır. 80 bin işçi Münih’te işçi ve asker konseyi kurar. Özgür Bavyera Devleti ilan edilir. Alman İmparatoru II. Wilhelm’in tahttan çekildiğini duyurur. Demokratik cumhuriyeti ilan edilir. SPD Genel Başkanı Ebert, “Halk Temsilcileri Konseyi” adlı yeni bir hükümet kurar. Halk Temsilcileri Konseyi, devrimci dalgayı yenilgiye uğratma görevini üstlenir. Ordu ile işbirliği yapar. SPD gazetesi Vorwärts, “Kendinizi Spartaküs’ten koruyun!” manşetiyle çıkar. Bu çağrı Bolşevik eğilimli Alman devrimcilerine karşı savaş çağrısıdır. “Spartaküs Birliği”ni kuran Karl Liebknecht ile Rosa Luxemburg, Almanya Komünist Partisi’ni (KPD) kursalar da geç kalınmıştır. 15 Ocak1919’da, Luxemburg ve Liebknecht, Noske’nin Freikorps birlikleri tarafından ele geçirilip öldürülür. Karşıdevrim zafer kazanır; Berlin’de ve diğer sanayi bölgelerindeki devrimci işçilerin on binlercesi katledilir.

1930 yılında Troçki 1918 Alman Devrimi için “burjuva devriminin demokratik tamamlanışı değil” ama “sosyal demokrasi tarafından başı kesilen bir proleter devrimdir: daha doğru şekilde ifade edersek, proletaryaya karşı zaferin ardından sahte demokratik biçimleri korumak zorunda kalan burjuva karşıdevrimidir” der. Alman devrimci hareketinden öğrenen Rus devrimcileri savaş karşısında Alman partisinin tutumunu döneklikle suçlayıp yollarına devam ederek Ekim 1917 işçi devrimini gerçekleştirebildiler. Alman işçi sınıfı bu devrimden ilham alarak harekete geçti. Fakat içinden bir Bolşevik Parti çıkartamadığı için, başlattığı devrimci kalkışmayı işçi iktidarıyla sonuçlandıramadı. Alman devrimcileri devasa bir güce sahip SDP’den savaşa destek verdiği zaman kopmakta tereddüt ettiler, geciktiler ve bir devrimci partiyi oluşturmaya zaman kalmadı. Tabii ki Alman devriminin başarısızlığı, ileriki yıllarda Rus Devriminin de dayanma gücünü zayıflatan en önemli etken oldu.

(01.11.26)