Esenyurt’ta kayyum soygunu

AKP üst yöneticilerinin dahil olduğu yolsuzlukların her gün bir yenisine şahit oluyoruz. Bu kez adres Esenyurt. CHP’li belediyelere kayyum atmaya başlanan ilk yer olan Esenyurt’a iki yıl önce atanan profesyonel kayyumcu, daha önce Beyoğlu Belediye Başkan Yardımcısı olan Yusuf Ulutaş. Bu da AKP döneminin yetiştirdiği “mümtaz genç soyguncu”lardan biri.

Esenyurt Belediyesinde bazı ihalelere fesat karıştırıldığı ve ihale ödemeleri üzerinden rüşvet alındığı iddialarıyla evinde arama yapıldı. Aramada 450 bin 854 dolar, 31 bin 815 Euro ve 2 milyon 580 bin liranın yanı sıra 35 bilezik, 36 kolye, 42 küpe, 17 yüzük, 9 bileklik, 4 saat, 2 Rolex marka saat ile çeşitli ziynet eşyaları bulundu. Ayrıca biri ruhsatsız 3 silah bulunmuş.

Belediye Başkan Yardımcısı olan bir kişinin para trafiği kız kardeşi Tuba Ulutaş Şenyürek’miş. İkili arasındaki işlem hacminin 212 milyon 155 bin 533 lira olduğu kaydedildi.

Artık üstü örtülemez olan ya da soygundan elde ettiği paraları paylaşmayanlar ortaya çıkıyor. Bir nevi Susurluk kazası olmasa, ülkücü mafya-siyaset-emniyet arasındaki ilişkinin somut olarak ortaya çıkmayacağı gibi. Yine devamla söylemek gerekiyor ki, eğer üzerine gidilmezse, bu ortaya saçılan soygunların akıbeti de Susurluk Kazası sırasında olduğu gibi hasıraltı edilecektir.

Üzerine gidilmezse dedik ancak üzerine gideni bırakın haber yapan gazeteciler elektronik kelepçelerle ev hapsinde ya da tutuklular. İsmail Saymaz ve Murat Ağırel bunlardan ikisi. Her iki gazeteci de Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın fon krizinden kazanç sağladığına dair haber yapmaları ve bakanın şikâyeti üzerine ev hapsindeler.

AKP hükümetinin genişleyen nüfuzu, hesap sorulmaz gücüne olan inanç, yetiştirdiği genç soyguncular marifetiyle inanılmaz miktarlarda paralara sahip oluyorlar. Bunlardan hesabı “emekçiler” soracak sözü tam da bu nedenle bir kez daha önemli olmaktadır.

(01.11.26)