Sinif Mucadelesi

Kapitalist kâr düzeni yozlaştırıyor Yozlaşmaya karşı mücadele için düzene karşı mücadele gerekli

Cuma 4 Haziran 2021

Mafya patronunun açıklamaları, AKP iktidarının, AKP’li siyasetçilerin ve devlet görevlilerinin kirli ilişkilerini ortaya döküyor. Pisliğin odağındaki içişleri bakanı, her zaman olduğu gibi “vatan, millet” edebiyatıyla, koltuğunda. Günler sonra, ortaya dökülen pislikler, en yakınındakilere ulaşan Erdoğan’dan destek aldı. “Yandaş” çevresi ancak AKP yönetiminin destek kararından sonra harekete geçti demek ki AKP’deki siyasi taraflar arasındaki kavga kızışmış durumda. Silahlı mafya destekli siyasi kavganın arkasında milyar dolarların paylaşılması olduğu açık; ekonomik kriz ve salgın döneminde işçi sınıfından çalınan, kaçırılan milyarlar.

Siyasetçi-mafya işbirliği sadece, kötü siyasetçilerden, kötü yönetimden, kötü yasalardan kaynaklanmıyor; kapitalist kâr düzeni bunları üretecek zemini oluşturuyor ve sürdürüyor. Bu düzende, kâr için kâr amacıyla yapılan her şey normal kabul ediliyor; böyle olunca sınır kalmıyor, varsa da kaldırılıyor. Patronların işçilerine, işçilerin hak mücadelesine karşı eskiden silahlı ülkücü çete, şimdilerde silahlı özel güvenlik besliyor. Benzer şekilde devlet de sol mücadeleye ve örgütlenmelere karşı mafya ve sağcı örgütleri besliyor.

Patronlar, kâr için işçileri en kötü, ölümüne koşullarda en düşük ücretle adeta karın tokluğuna, uzun saatler boyu dinlenmeye fırsat vermeden çalıştırıyor ve bu durum salgında bile normal görülüyor. Aynı bakış açısıyla bir siyasetçinin yükselmek, koltuk sahibi olmak ve koltuğunu korumak için yaptıkları olağan kabul edilip göz yumuluyor. Şimdi bazıları, temizlenmeden bahsediyor, cezalandırmadan söz ediyor. Evet, suçlular cezasını çekmeli, temizlik olmalı ama kâr düzeni değişmedikçe, kokuşmayı üreten bu düzen var olduğu sürece yeni mafyalar, yeni siyasetçiler, benzer ilişkileri kuracak. Çünkü emekçilerin toplum üzerinde hiçbir denetimine, kontrolüne, yönlendirmesine izin verilmeyen bir sistem var.

AKP iktidara geldiğinde “yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklar” üçlüsünü değiştirecekti. Zamanla, yasakların sadece başörtüsü ve tarikatlara ilişkin yasaklar olduğu ortaya çıktı. Diğer yasaklar; işçilerin hak almasını engelleyen, köylülerin taleplerini yok sayan, Kürt halkına dayatılan, öğrencileri bezdiren yasaklar yerinde duruyor, hatta salgınla tavan yaptı. Yoksulluktan anladıkları ise, kendilerini destekleyen beşli çete başta olmak üzere nurjuvazinin, devlet parası ve siparişleriyle palazlanmasıymış. Yolsuzluk ise tam seyirlik. Önce dindarlar çalmaz idi, sonra çalıyorlar ama iş de yapıyorlar oldu. Şimdi sadece çalmak için iş yaptıkları netleşti.

Siyasetçi-mafya çekişmesinin, kendini ilgilendirmediğini düşünen emekçiler yanılıyor. Mafya, işçi sınıfının ürettiği zenginliğe yasa dışı yoldan el koyarak var olur. Patronun yasal olarak el koyduğuna mafyanın el koyduğu eklenir. Kolayca söylenen milyon dolarlar, işçi sınıfından çalındı, ücretler, satın alma gücü düşürülerek el kondu. Tıpkı Kürt köylerinin, dağlarının bombalanmasında harcan paralar; Libya’da maaşa bağlanan IŞİD’lilere gidenler; garantili ödemesi bahanesiyle patronların kasalarına akanlar gibi.

Patronlar, AKP’nin salgındaki çalışmasından memnun görünüyor. Ancak yine de salgının etkilerinin ötesinde, ekonomik krizin etkileri vurdukça, rekabet ve kapanma arttıkça, alarm zilleri çalıyor. İşte böyle bir ortamda, iktidarın yıpranması yani kitleleri denetim altında tutmada zorlanması, hiç işlerine gelmez. Erdoğan’ın kendi iktidarını korumak için “milli” bahaneler uydurarak Soylu’ya destek açıklaması patronları zerre kadar etkilemez. Ancak dövizin günlerdir önlenemeyen yükselişi, etkiler. Patronlar, AKP’nin kitlelerin gözünde inandırıcılığını yitirdiğini anlarsa, yeni bir iktidar için devreye girmekte tereddüt etmeyecektir.

Ancak patronların sorunu ile emekçilerin sorunu, karşı çıktığı aynı değil. İşte bunu hep akılda tutarak, kendi çıkarımıza olan bir toplum için çalışmalıyız. (26.05.21)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı: 272 - 4 Haziran 2021  Site yaşamını izle Başyazı   ?