Tekstil
Tekstil piyasası bu kadar kötüyken herkes zamların en az asgari ücret artışı kadar olmasını bekliyordu. Sanayi bölgesindeki fabrikalar yüzde 28-30 arası zam yaptı. Biz de en az bu oranı bekliyorduk ancak şirket yüzde 26 zam verdi. Bu durum herkeste hayal kırıklığı yarattı. İşsizlik endişesi nedeniyle kimse memnuniyetsizliğini yönetime açıkça dile getirmedi. Önceki yıllarda zam sonrası mutlaka itirazlar olur, idarenin odasına gidip gelenler olurdu ve bazen küçük de olsa artış yapılırdı. Bu sene ise kimse bir şey yapamadı.
İstanbul dışındaki fabrikada çalışanlar zaten asgari ücretle çalıştıkları için onlara doğrudan asgari ücret zammı uygulandı. İstanbul’daki çalışanlara ise şirketin belirlediği zam verildi. İşlerin biraz yavaş olması da tepkilerin düşük kalmasına neden oldu. (Bir işçi)
Plastik’te
Sendikalaşma Süreci ve Sonrasında Yaşananlar
Plastik bir fabrikada 170 çalışan bulunuyor. İşçiler, sosyal haklar ve maaş zamlarının yetersiz olması nedeniyle sendikalaşma kararı aldı. İki öncü işçi ilk adımı atarak örgütlenmeyi başlattı ve kısa süre içinde bir toplantı yapıldı.
Toplantıda sendikalaşma kararı alındı ve Petrol İş sendikasına gidilerek durum anlatıldı. Sendika hızlı bir şekilde üyelik işlemlerini başlattı ve yaklaşık 140 işçi sendikaya üye oldu. Bunun üzerine sendika işverene resmi yazı göndererek çoğunluğu sağladığını ve işyerinde yetki talep ettiğini bildirdi. Böylece dava ve yetki süreci başladı.
Bu süreçte işveren, sendika dışında birçok talebi kabul etti. Dört ikramiye, yakacak yardımı, erzak yardımı, çocuk yardımı ve ücret zammı gibi haklar verildi. Yaklaşık 1,5 yıl boyunca bu haklar uygulanmaya devam etti.
Mahkeme sürecinde sendika yetkiyi kazanınca işveren karara itiraz etti.
Hem anlaştı hem işçi çıkarttı
İşçilere belirli haklar vermeyi kabul eden patron, “Ben çocuklarıma böyle bir şirket bırakamam” diyerek altı öncü işçiyi işten çıkardı. Bunun üzerine işçiler paydos saatlerinde protestolara başladı; ıslık çalma, masalara vurma, düdük çalma ve mesaiye kalmama gibi eylemler yapıldı.
Süreç ilerledikçe 30 işçi daha işten çıkarıldı. Tepkiler sertleşti ve işçiler işi bırakarak fabrika dışına çıktı. Sendika grev çadırı kurdu ve yaklaşık 140 işçi fabrika önünde beklemeye başladı.
Sendika, grev süresince işçilere yalnızca maaşlarının dörtte biri kadar destek verebileceğini açıkladı ve bu ödemeyi sadece iki ay yaptı. Ancak iki ayın sonunda ödemeler kesildi. Ekonomik sıkıntı yaşayan bazı işçiler kendi aralarında konuşarak işe dönme kararı almaya başladı.
Sendika da bu noktada işçilere, işverenle görüşüp kayıplarını almalarını söyledi. Bunun üzerine işçilerin çoğu işe geri döndü. İlk etapta yaklaşık 50 işçi işbaşı yaptı, ardından diğerleri de kademeli olarak döndü.
İşveren, ilk aşamada 6 işçiyi, daha sonra 12 işçiyi işe almadı. Bu kişilere kıdem ve ihbar tazminatlarına ek olarak 8 maaş tutarında ödeme yapıldı. Sendika sürece müdahil olmadı ve zamanla işçiler sendikadan istifa etti.
Gerileme devam ediyor
Başlangıçta 130 civarında işçi tekrar çalışmaya başlasa da süreç içinde çalışan sayısı 70’e kadar düştü. İşe dönüşlerden sonra işveren zamanla 3, 5, 10 kişi şeklinde kademeli işten çıkarmalar yaptı.
Sonraki iki yıl boyunca verilen zamlar yüzde 10 civarında kaldı. Zamların düşük olması nedeniyle maaşlar yeniden eski seviyesine yaklaşmış oldu. Aradan geçen 3 yılın sonunda başa dönülmüş oldu. Burada esas eksik işçilerin sürece bilinçli ve örgütlü olarak müdahale etmekte yetersiz kalmasıdır. Sendika işçileri doğru yönlendiremediği gibi, bilinçlenmeleri içinde çalışmadı. İşçiler içgüdüleriyle savrulmalar sık oldu, elde ettikleri kazanımlarını koruyamadılar. (Bir işçiyle görüşme)
(27.02.26)