Haftalardır televizyon kanalları durmadan ülkenin çok farklı bölgelerinde orman yangınlarının yol açtığı faciaları ve felaketleri gösteriyor. Evet orman yangınları diğer yıllara göre daha da feci bir şekilde artarak hem insan kayıplarına yol açıyor hem de büyük çevre felaketlerine yol açıyor. Pek ala tüm bunları önlemek mümkün değil mi? Tabii ki gayet mümkündür, ama böyle bir şey bir avuç vurguncu ve sömürücüye hizmet eden bir iktidarın olduğu bir düzende mümkün değildir.
Basında yer alan haber ve verilere göre 2023’te 17 bin 733 olan ormanlık dışı faaliyetlere açılan orman alanı büyüklüğü 2024’te 23 bin 53 hektara yükseldi. Madencilik faaliyetleri için talan edilen, yangında küle dönen ormanlar “turistik tesis” yapılanması için de hedefte. Yani bu yangınların önemli kısmı kasten maden alanları ve turistik faaliyetlerin oluşturulması için açılıyor. Yani kader, rastlantı filan değildir. Her geçen yıl da bu amaçla yakılan orman sayısı giderek artıyor. Çünkü iktidar bunlara karşı mücadele etmediği gibi açıkça göz yumuyor. Bu konuda Birgün’ün verdiği örnek çok anlamlı: “Geçen yıl alevlere teslim olan ve köylerin tahliye edildiği Bilecik Osmaneli’nin ormanları da sermayeye peşkeş çekilmiş durumda. Osmaneli’nde 2015’ten bu yana çoğunluğu ormanlık içerisinde 27 maden projesine ÇED onayı verildi. Yine son yangınlarda ormanları kül olan Karabük’te verilen maden ve enerji tesisi izinleri ormanları param parça etti 2014’ten bu yana 15 enerji , 68 maden projesine ÇED onayı verildi. Veriler, kurulan tesislerle birlikte ormanlarda etkileşmenin arttığını ve böylece yangın sayılarının ve yanan miktarın her geçen yıl arttığını belirten uzmanların ifadelerini doğrular nitelikte.” Eğer iktidar bu konunun üzerine gidip bu suçları işleyenlere ağır cezalar verip onlara kesinlikle bu alanlarda faaliyet izinleri vermese bu yakınlar kesinlikle durur.
Bu yangınların giderek artmasının diğer bir nedeni ise her yıl yapılması gereken temizleme faaliyetlerinin yapılmaması ve gereken tedbirlerin alınmaması. Örneğin orman yangınlarına karşı eğitimli, iyi donanımlı belirli sayıda bir personel bulundurulmalı. Geçen yıl 4500 personel emekli oldu, ama onların yerine sadece geçici olarak birkaç yüz personel alındı. Halbuki gerçek bir önlem olarak en az 15 bin profesyonel kadrolu personele ihtiyaç vardır. Tüm bunlara ek olarak etkili bir yangın söndürme faaliyetleri için gerekli araçlar, malzemeler ve de gerekli sayıda yangın söndürme uçak ve helikopterleri olmalıdır. Bu araçların yeterli sayıda bulunmadığı gibi mevcut uçak ve helikopterlerin gerekli bakımları yapılmadığı nedeniyle yangın anında, son bu orman yangınlarında olduğu gibi. Bu yetersiz miktardaki uçak ve helikopterleri bile kullanılamıyorlar. Yine bu konuda verilen haberlere göre Orman bakanına gece yangın sömürmede kullanılan 5 helikopterin neden kullanılmadığı sorulduğunda sadece kaçamak bir cevap verdi!
Özcesi orman yangınlarında yaşanan facialar ve felaketler bu kokuşmuş iktidarın diğer alanlarda yaptıklarından farklı değildir. Yani bu alanda mevcut sömürü düzenin daha tutarlı davranmasını beklemek saflık olur! (04.08.25)