Siyasi hesaplaşmalar: 1200’lük listeden 400 kişi tutuklandı

Birkaç hafta önce HaberTürk yayın müdürü Mehmet Akif Ersoy’un da aralarında bulunan kamu oyunda ön plandaki kişiler haberlerin birinci sayfalarında yer almaya devam ediyor. Örneğin yine 7 Ocak gününün baş sayfalarında alan haberlerde, Birgün gazetesinde, “aralarında oyuncu Doğukan Güngör, menajer Halük Şentürk ve “Ciciş Kardeşler”den Ceyda Ersoy’unda bulunduğu 23 kişi uyuşturucu soruşturması kapsamında adliyeye sevk edildi. Güngör ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakıldı. Ünlülere yönelik yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında pazartesi günü gözaltına alınan ve dün AdliTıp Kurumu’nda uyuşturucu testi yapılan 23 isim Çağlayan Adliyesi’ne sevk edildi. Şov bizim önde gelenlerden 23 kişinin uyuşturucu kullanmalarıyla tutuklandılar.”

Bazı uzmanlar, toplumda birinci planda yer alan HaberTürk ve Can Holding patronlarının ve önde gelen personelleri ile futbol dünyasındaki önemli kulüp başkanları da dahil ön plandaki hakem ve diğer personeli kapsayan ön plandaki kişilerin tutuklanmaları şimdiye kadar görülmemiş olaydır açıklamaları yapıyorlar. Hatta bazı basın uzmanları, her ne kadar ön planda gördüklerimizin uyuşturucu kullanılması ve uyuşturucu ticareti olarak ve de yasa dışı bahis oyunları olarak basında yoğun bir şekilde yer alsa da esas meselenin başka önemli bir gerçeği sakladığından bahsediliyor. Bu söz edilen uzmanlar esas meselenin, iktidar çevrelerinde Erdoğan sonrası dönemin başına kimin geçeceği kavgasını içeriyor. Yoksa bu uyuşturucu ve yasa dışı bahis olayları uzun zamandan beri bilinen olaylardır.

Tüm bu tutuklamalar iktidar içindeki pastayı paylaşma kavgasının yaşandığını gösteriyor. İktidar CHP'nin güçlenmesinin (özellikle Mart 2024 belediye seçimlerinde) ardından baskı siyasetini artırmaya başladı ve 19 Mart 2025'te İstanbul belediyesi Başkanı İmamoğlu ile diğer bazı CHP belediye başkanları ile CHP üyelerinin tutuklanmaları ve cezaevlerine gönderilmeleriyle CHP sorununa geçici de olsa “bir çözüm” buldular.

Bazı uzmanlar esas meselenin Erdoğan ailesinin, Erdoğan'dan sonra başa Bilal Erdoğanı getirmekte kararlı olduklarından kaynaklandığına vurgu yapıyorlar ve özellikle şimdiki Dış işleri bakanı Hakan Fidan'ın Erdoğan'dan sonra koltuğa oturmak istemesinden kaynaklandığından olduğunu söylüyorlar. Yine bu konuda son örnek olarak Bilal Erdoğan başkanlığında İstanbul'da tertiplenmiş olan Gazze yürüyüşünü örnek veriyorlar. Ne hikmetse bu büyük yürüyüşte ne Hakan Fidan, ne Bayraktarı ne de meşhur damatı göremedik. Bu hiç de rastlantı değildir diye açıklanıyor.

Tüm bu söylenenler yakında ortaya çıkmaya başlayacaktır. Bu konuda açıkça kesin bir şey söyleyemezsek de AKP hükümetinin kitleler seviyesinde, ona eskiden oy veren kesimler de dahil, itibarını tamamen kaybettiğini söyleyebiliriz. İşte bu nedenle de AKP iktidarı önümüzdeki dönemde baskılarını daha da arttırıp, göz dağı vererek iktidarda kalmaya çalışacaktır. Ama korkunun ecele faydası yoktur!

(09.01.26)