İşçi mücadelelerinin 2025’in özeti

Birgün gazetesi verilerine göre, 2025 yılında işçi sınıfının kemer sıkma siyasetlerine karşı yaptığı mücadeleler ve gösterdiği tepkiler.

Ocak ayında Polonez’den metal fabrikalarında işçiler yeni yılı direnişle karşıladı.

Şubat ayında Antep Başpınar Organize Sanayi Bölgesi direnişin ateşiyle ısındı. 36 fabrikadan yüzlerce işçi BİRTEK-SEN’in örgütleyiciliğinde bir araya gelirken iktidar-sermaye işbirliği kentle teyakkuza geçti. Ankara Narlıhan’da Çayırhan Termik Santralı’nda çalışan işçiler, madenin özelleştirilmesine karşı kendilerini yeraltına kapattı.

7 Mart’ta DİSK’li kadınlar iş bırakarak yaşamı durdurdu. Emekçiler, adil ve demokratik ülke talepleriyle 19 Mart’tan itibaren meydanları doldurdu.

Nisan ayında Petrol-İş’te örgütlü başta Tüpraş işçileri, üretimden gelen güçlerini kullanarak fabrikaları durdurdu. Tüm ülkeye yayılan zirai don yüzünden neredeyse her çeşit üretici ürününü kaybetti. Çiftçiler sigorta ödemelerinde ayrımcılık ve eksikliler nedeniyle mağdur edildi.

Mayıs ayında Amerikan sermayeli TPI Kompozit’te direniş başladı. İzmir’de Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinde çalışan binlerce işçi kentte yaşamı durma noktasına getiren grevlerine başladı.

Haziran KRT TV’de çalışan basın emekçileri, ödenmeyen maaşları için direniş başlatarak kazanım elde ettiler.

Temmuz ayında Kamu emekçisi ve emeklilerine 6 aylık enflasyon farkı kadar, sefalet düzeyinde zam yapıldı. Eti Maden İşletmeleri’ne bağlı dört farklı iş yerinden maden işçilerinin grevleri AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzalı kararla yasaklandı.

Ağustos ayında 2025-2026 Dönemi Kamu Çerçeve Protokolü, 600 bin kamu emekçisinin hiçbir talebini karşılamadan imzalandı. Kamuda memur statüsünde çalışan emekçiler de 8 Dönem Toplu İş Sözleşmesi ile dayatılan düşük zamlar nedeniyle tüm ülkede eylem yaptı.

Eylül ayında OSMA Metal’den Suwen İç Giyim’e , SAG Hridrolik’ten Toros Tarım’a her işkolundan sayıları binleri bulan işçi hakları için fabrikalarda, grev çadırlarında ses yükselttiler.

Ekim ayında Tokat’ta aylarca maaşları ödenmeyen ve BİRTEK-SEN’de örgütlenerek haklarını isteyen yüzlerce işçi işten çıkarıldı, kentte direniş başladı.

Kasım ayında Kocaeli Dilovası Ravive Kozmetik’te 3’ü çocuk 6 kadın ve 1 erkek işçi, iş cinayetinde yaşamdan koparıldı. OYAK Erdemir’in alt taşeronu Ermaden, Divriği Demir üretim çalışmalarını durdurma kararı aldı. Alt taşeron Çiftay’a çalışan yüzlerce maden işçisi, işsiz bırakılmalarına karşı hakları için nöbet başlattı. Limak’ın Barcelona’daki Camp Nou inşaatında çalışan yüzlerce işçi, kaçak ve güvencesiz koşullara karşı eylem başlattı.

Aralık ayında emekçilerin yer almadığı bütçeye karşı ülkenin dört bir yanında eylem yapıldı. Tarihinde ilk kez açıklandığı an açlık sınırının altında kalan asgari ücret zammı tepki çekti. Metal iş kolunda MESS’in düşük zam dayatmalarına karşı ses yükseldi. Metal işçisi üretimden gelen gücüyle patronların dayatmalarına karşı itiraz etmeye çağırıyor.

Tabii ki yukarıda verilen örnekler işçi sınıfının her şeye rağmen elinden gelen oranda tepki göstermeye çalıştığını gösteriyor. Ama kesinlikle tüm bunlar hiç de yeterli değildir. Ümit ederiz 2026 yılında işçi sınıfı, tarihinde defalarca gösterdiği gibi, kitlesel bir şekilde eylemlere geçerek, üretimden gelen gücünü kullanarak hak ettiği ücretleri ve çalışma ile yaşam şartlarını elde eder.

(05.01.26)