Depo işçilerinin mücadelesini destekliyoruz

Yüzde 28 oranında ücret artışını kabul etmeyen Migros depo işçileri 23 Ocak’tan bu yana tepkilerini grev yaparak gösteriyor. İşçilerin bir haftayı bulan eylemleri sürerken BİM marketlerinin depolarından da eylemler başladı. Van, İstanbul, Kars BİM depolarında işçiler iş bıraktı. Migros'un Gebze Şekerpınar ve Çayırova, Esenyurt, Bursa Merkez ve Alaşar, İzmir Kemalpaşa ve Torbalı, Diyarbakır, Antalya Serik, Çayırova, Mersin Tarsus, Adana Sarıçam ve OSB, Erzurum olmak üzere 14 depoda 7 bini aşkın işçi mücadelede. Bağımsız DGD Sen Sendikasının (Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası) öncülüğünde başlayan eylemlerin talepleri şunlar: Taşeron kaldırılsın, yüzde 50 ücret zammı yapılsın, vergiyi patronlar ödesin, banka promosyonu işçilerin hesabına yatırılsın.

Grev sebebiyle TIR'lar yüklerini boşaltamıyor ve uzun TIR kuyrukları oluştu. Greve katılım büyük oranda sürüyor. Migros yönetimi taşeron çalışmaya son verdiğini açıkladı. Diğer taleplere cevap vermedi. İşçiler eylemlerine devam edince, işten çıkartmalar başladı. Ayrıca kadroya geçen işçileri Migros bünyesinde marketlerde çalışan işçilerin üye olduğu Tezkoop İş Sendikasına geçmeye zorluyor.

Tezkoop İş Sendikası işçilerin tercih ettiği bir sendika değil. Nedeni ise çok basit, sendika eski yöneticilerinin taşeron şirketinin patronlarıdır. Depo işçileri firmaların kadrosunda değil, taşeron şirketler eliyle zor koşullarda, düşük ücrete ve fazla mesai dayatmasıyla çalıştırıldıkları için Migros işçilerinin eylemi BİM depolarına da sıçradı.

Eylemin yayılması işçilerin kazanması için büyük bir şanstır. İşçiler eylemlerini birleştirerek firma ayrımı yapmadan tüm Türkiye'ye yaymaları ve işyeri örgütlenmeleri eliyle mücadeleyi denetlemeleri kazanmaları için gerekli. Taleplerini kabul ettirmek, atılan işçileri geri aldırmak güç dengelerine bağlıdır. İşçilerin gücü birlik olmalarından geçer.

Migros işçisi zor koşullarda hakkını arıyor

Esenyurt Migros'ta A ve B depo adıyla iki depo var, toplamda 900'e yakın işçi çalışıyor. Bunların 150 kadarı Migros kadrosunda. Geri kalanı taşeron firmasında. Eylemde olan taşeron işçiler.

Taşeron işçilerin içinde 150 tane lojmancı dediğimiz işçi var; bunlar lojmanda kalıyor, kirayı firma ödüyor. Uzak illerden gelen işçiler kalıyor. Sadece bu lojmancılar çalışıyor. Gurbetçi işçiler lojmandan atarız tehdidiyle çalıştırılıyor. Migros’ta 3 vardiya var. Gündüz vardiyasında mesai çok oluyor. Sekiz dört vardiyasında mesai akşam on buçuğa kadar oluyordu. Müdürlerle konuşuldu. Zaten iş ağır. İşçi çok yoruluyoruz diye ısrar edince, mesaiyi akşam dokuz buçuğa çektiler.

Mesaiye kalmazsan baskı yapılıyor. Oysa aylık 22,5 saat mesai yapılabilir. Gündüz vardiyasındaysan her gün 5,5 saat mesai var. Haftada aylık mesai doluyor.

Haziran ayında maaş alındığında fazla mesailer ve money alışveriş kartıyla birlikte vergi diliminde ikinci gruba giriyorsun. Yıl sonuna doğru kesintiler fazla olmaya başlayınca işçiler talepleri arasına kadroya geçme, yüzde 50 zam ve vergiyi patron ödesin maddelerini aldı. Mücadele etmeye karar verilmesine neden olan çalışma koşulları oldu.

İş yerinde herhangi bir örgütlülük yok. Eski çalışanlardan bir işçi arkadaş sendikayla görüştü. İşçiler olarak sendikaya gitmeden kendi aramızdan 3 temsilci seçtiler.

Patron şimdilik taşeron şirket ile sözleşmeyi iptal etti. İşçilere mail atarak 27 Ocak'tan itibaren Migros bünyesindesiniz, sizlere gelecek olan kağıtları imzalayın dedi. Diğer talepler için bir ses yok.

Seçilen temsilciler işveren ile görüşmeye gitti, hangi haklar ile bizi kadroya aldınız diye sordular. Müdür temsilciye "kıdem, ihbar paranı fazlası ile verelim bırak git, karışma bir şeye" demiş. Temsilci yapılan bu teklifi kabul etmemiş, haklarımızı alana kadar devam edeceğiz demiş. Yüzde 50 zam istedik ama belki vermeyecekler ama yüzde 28'de olmaz düşüncesindeyiz. Gelen TIR'lardan mal indirilmiyor. Greve katılım yüzde yüz değil, bazı kadın işçiler çalışıyor. Onları katamadık greve.

28 Ocak'ta sadece Esenyurt depoda çalışan 200 işçiye mesaj geldi, işten çıkartıldınız diye. Bu yeni bir durum. Sürece bakacağız.

(Bir işçiyle görüşme, 31.01.26)