Sekiz yıldır, ihracat yapan konfeksiyon şirketinin modelhanesinde model makinacı olarak çalışmaktayım. Şirket Polo, Ralph Lauren, H&M, COS gibi markalara üretim yapmaktadır. İstanbul Beylikdüzü’nde dikimhanede 3 bant, ütü paket, kesimhane, modelhane olarak 300 kişi çalısıyordu. Firmanın İstanbul dışında 2 dikimhanesi daha vardı. Pandemiden sonra İstanbul’daki dikim bölümünü, kesimhaneyi kapattılar. Ütü paket bölümünü küçültüler. Küçük çoğaltmaları ütüleyecek 3 ütücü, 5 kontrolcü bıraktılar. Modelhane yarıya düşürülerek, muhasebe, insan kaynakları kaldı.
İstanbul dışında devlet teşvikli, kendi elektriğini üreten fazlasına da devlete satan bir fabrika kurdular. 300 kişi çalışıyor. Dikim, ütü paket bölümü var. Kriz sebebiyle iki dikim bölümünü de kapattılar; birisinde 170 kişi, ötekisinde 120 kişi çalışıyordu.
Tekstil firmalarının büyük kısmı Mısır'a gittiği için işçiler arasında işsizlik gerginliği var. Şimdilerde ise, yılbaşı zammı ne olacak endişesi var. Fabrikanın kapatılma ihtimali bile gündemdeydi.
Firma iflas eden başka bir tekstil fabrikasının işlerini alınca hafif bir yoğunluk yaşadık. Ama yılbaşı zamlarına bu yansıyacak mı belli değil. Şirket her sene yeni yıl yemeği düzenler dışarıda mekan kapattırdı bu sene fiyatlar uçtuğu için şirkette düzenleyeceklerini söylediler. Kendi aramızda yiyip, içelim, konuşalım daha iyi olur; kaynaşma olsun diye fabrikada yapmaya kara verdi. Bir de işçilere konuşma yaptı, işlerin iyi olduğunu, şimdilik bir sorun olamadığını, bizlere de "yıllardır birlikteyiz, emeğinize sağlık, teşekkür ederiz" konuşması yaptı.
Şubat ayında maaşı aldığımızda bakalım ne olacak? İşçiler arasında herkes şimdilik işini korumaktan yana, zamlara itiraz ederim konuşmaları eskiden çok olurdu şimdilik herkes böyle bir konu yokmuş gibi davranıyor, konuyu açmak istersen bu saatten sonra kim nereden iş bulacak deyip konuyu kapatıyor.
(Bir tekstil işçisi, 31.01.26)