Sinif Mucadelesi
Ukrayna

Ukrayna’da Savaş

Pazar 16 Ekim 2022

Pentagon’un sözcüsü General Pat Ryder, servislerinin, Rus ordusunun nükleer silah kullanmaya hazırlandığına dair herhangi bir bilgi ya da belirti kaydetmediklerini açıkladı. Putin’i 21 Eylül’de tehditkar biçimde konuşmakla suçlayan Badin’ın ve diğer Batılı liderlerin, ayrıca medyanın öfkeli çığlıklarına, sinirli, yüksek perdeden açıklamalarına rağmen, bu konuda ne gerçeklikte ne de konuşmasında hiçbir iz bulunmuyor.

Sözde demokratik ülkelerin liderleri utanmadan yalan söylüyor. Bu, yalnızca Batı propagandasının aylardır tekrarladığı veya ima ettiği bilgileri, her şeyi kabul edenleri şaşırtacak. Bu batılı propaganda, Ukraynalı Davut’un (cücenin) emperyalist güçlerin bununla hiçbir ilgisi olmadan Rus Goliath’la (devle) yüzleşmesi gerektiğini göstermek istiyor. Washington, Paris, Brüksel, Berlin liderleri "Savaşta değiliz" diye tekrar ediyorlar, ancak Ukrayna’da olup bitenler giderek Batı emperyalist kampı ile Rusya arasında bir çatışma olarak ortaya çıkıyor.

Batı’nın yüksekten atma ve aşırı abartmasına karşılık, Putin’in blöfü

Liderler ve diplomatlar tarafından kullanılan kelimeler gerçeği maskelemeyi amaçlıyor; gerçeklerin kendileri tartışılmazdır. İlk olarak nükleer silahın kullanıldığı tek zamanın 6 ve 9 Ağustos 1945’te Hiroşima ve Nagazaki’de olduğu hatırlatılmalıdır. Amerika Birleşik Devletleri daha önce herhangi bir tehditte bulunmadı: zaten mağlup olmuş bir Japonya’nın sivil nüfusunu terörize etmek için saldırdılar. Bugün, kendisini bir barışçı olarak sunan Batı, Ukrayna’daki savaşçı tırmanışa öncülük eden ilk güçtür.

Amerika Birleşik Devletleri, bu ülkeye altı ay içinde, savaştan zarar gören Afganistan, İsrail ve Mısır’a, Amerikan askeri yardımının ana faydalanıcılarından üçü olana göre, bir yılda daha fazla para ve silah sağladı. Şubat ayından bu yana Ukrayna’ya ödenen 13 milyar dolar, bu ülkenin yıllık askeri bütçesinin üç katını temsil ediyor.

Çok az seçeneği olan Putin, Batı’dan gelen artan askeri baskının sonuçlarına tepki gösterdi. Askeri aksilikler için günah keçisi olan Savunma Bakan Yardımcısını görevden aldı. Ukrayna bölgelerini Rusya’ya bağlamak için aceleyle referandumlar düzenledi, bu toprak kazancı cephenin gerilemelerini telafi etmek içindir. Ve sayıları azalmış bir orduyu güçlendirmek için kısmî, ama önemli bir seferberlik başlattı.

Bunun, Rusya için elverişsiz hale gelen bir güç dengesini tersine çevirmeye yardımcı olup olmayacağı ileride görülecektir. Çünkü bu önlemler, Rus bürokrasisinin eski bir geleneğinin, "pokazoukha" ya da göz boyamanın etkisinin bir parçası olabilir. Tabii ki, ona en çok ilgi duyan kişi, elinde en kötü kartlara sahip olan kişidir. Putin ve yakınları, eski Cumhurbaşkanı Medvedev ve Savunma Bakanı Shoigu, "blöf yapmıyoruz" diyerek Rusya’yı "her ne pahasına olursa olsun" savunmak istediklerini söylediklerinde, emperyalist dünyanın liderleri bunu bir duruş olarak görmek için her türlü nedene sahipler, ya da bunu bir acizilk olarak görüyorlar.

Emperyalizm savaş demektir Sovyetler Birliği’nin 1991’de dağılmasından bu yana, burjuvazinin liderleri, özellikle Amerikalılar, piyonlarını SSCB’nin etki alanı olan Doğu’ya sürdüler.

İlk başta her şey yolunda gitti. Batı, sıkışmış bir Rus devleti ile baskın bir pozisyonda uğraşıyordu. Evde itaat edilemeyecek olan Rusya, "yakın yabancısı" üzerindeki emperyalist baskıya daha az karşı koyabilirdi.

Putin’in 2000 yılında Kremlin’e gelmesiyle bir değişiklik başladı. Rusya’daki "iktidar dikeyini" restore etti ve eski Sovyet etki alanıyla bağlarını güçlendirmeye çalıştı. Bu ülkeleri yöneten emperyalizm daha sonra darbeleri zar zor gizleyen bir dizi "renkli devrim" başlattı : 2003’te Gürcistan’da, 2005’te Kırgızistan’da, 2004’te ve ardından 2014’te Ukrayna’da.

Ukrayna uzun zamandır Rusya ve SSCB’nin bir parçası olmuştur ve ekonomisi Rusya’nınkiyle çok iç içe olmaya devam etmektedir. Nüfusu çoğunlukla dilini ve kültürünü, yakın insan ve aile bağlarının eklendiği Rus komşularıyla paylaşıyor. SSCB düşer düşmez Amerikalı liderler, yeniden büyük bir güç haline gelmesini ve vesayetlerinden kaçmasını önlemek için Ukrayna’yı Rusya’dan koparmanın gerekli olduğunu söylediler.

Putin,geçen Şubat ayında, emperyalizmin Ukrayna’da devam eden projelerine son vermek istedi. Bunu, çoğu zaman KGB’den, siyasi polisten, işçi karşıtı, milliyetçi, saldırgan bir bürokrasinin liderlerini karakterize eden, kendi de dahil olmak üzere, halkları küçümseyerek ve onlara şiddet uygulayarak yaptı…


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı: 284 - 15 Ekim 2022  Site yaşamını izle Uluslararası Gündem   ?