Sinif Mucadelesi

İktidar patronlara çalışıyor İşsizlik ve hayat pahalılığına karşı işçi sınıfı mücadelesi gerekli

Cuma 10 Aralık 2021

Siyasilerin bir süredir geveledikleri, sözde “yeni ekonomi plan” netleşti. Plan şudur; bugüne kadar işçi sınıfını sömürerek kazandıklarını har vurup harman savuran patronların kasalarını yeniden doldurmak için işçi sınıfının yaşam ve çalışma koşullarını daha da kötüleştirmek, daha fazla çalıştırmak. Bir süredir Batıyı yerden yere vuran, yerli, milli lafları eden Erdoğan, ağzındaki baklayı çıkardı Çin’i örnek olarak gösterdi. Elbette altı ay sabretmek gerek, sonrası adeta cennet. Önceki ayları, yılları, programları, hedefleri, rakamları, bir kalemde çizdiler; yeni masallar başladı.

İşçi sınıfı, patronlarıyla ve onların siyasi temsilcileriyle aynı dünyada yaşamıyor. İşsizlik ve hayat pahalılığı, patronların yaşam koşullarını, kasalarına yığdıklarını arttırıp azaltsa da eğlencelerini, lüks tüketimlerini, keyiflerini değiştirmedi. Oysa işçiler, daha uzun saatler, daha hızlı çalışıyor, daha çok üretiyor ama yaşam düzeyi hızla geriliyor. Bir hafta önce aldığını artık alamayan, çok aile var. Nasıl aynı dünyada yaşarız?

Erdoğan, yeni plan laflarıyla, patronlara tıkanma tehlikesine giren kâr sistemini işletme yolu gösteriyor. Hem salgın hem de ekonomik kriz nedeniyle, dünya ekonomisinde aksaklık artıyor. Çin gibi uzak bölgelerden Avrupa’ya yapılan ticarette aksama nedeniyle, Türkiye’ye siparişlerde artış var. Üstelik lira çok ucuz. Patronlar, ne kadar süreceği belli olmayan bu durumu, sonrasını hiç düşünmeden, fırsata çevirmeye çalışıyor. Aslında ekonominin hiçbir yönünü kontrol edemiyorlar, sipariş kesilirse ne olacak, hiçbir fikirleri, hazırlıkları yok. Kendileri dışında yaşanan bir değişiklikten kâr etmek için her şeyi yapma çabası, “dış güçler” diye kötülediklerinden medet umma var.

Bunun için bir yandan işçi sınıfının satın alma gücü düşürülüp diğer yanda üretimi arttırmak isteniyor. Faiz, kur tartışması hep bu çerçevede.

Enflasyon rakamının düşük açıklanması, doların hızlı yükselişi, zamlar ve kontrolden çıkan fiyat artışı, ürünlerin piyasadan çekilmesi, satın alma gücünün daha da düşürüleceğin göstergeleri. Marketler, toptancılar, stokçular diye laf dolanıyor ancak ücretler aynı oranda artarsa, zamlar durur denmiyor. Çünkü amaç, pahalılığı önlemek değil. İşçi sınıfı, “ülke için” masalını yutamaz, çünkü aynı dünyada yaşamıyoruz. Kendimizi korumak için ücretlerin enflasyon oranında, aynı hızla ve sürede arttırılmasını dayatmalıyız. Enflasyon, devletin emrindeki kurumlarca değil, artık kolayca yapıldığı gibi işçi sınıfı tarafından hesaplanmalı.

İşçi sınıfının satın alma gücünü düşürmenin bir yolu da işsizliktir. Zaten uzun süredir patronlar, bir bütün olarak işçi sınıfına giden para artmasın, işçi sınıfının satın alma gücü yükselmesin diye az işçiyle çok iş yapıyor; işsizlik tırmanıyor. Son yıllarda salgın bahaneleri oldu ancak daha öncesinde de işsizlik artıyordu. Bunu gizlemek için toplum yararına çalışma adı altında devlet eliyle geçici işler uyduruldu. İşsizlik, milyonlarca işçiyi, genci, onurlu bir yaşam kurma olanağından mahrum ediyor. Toplumu yozlaştırıyor, şiddetin, gericiliğin yaygınlaşmasına neden oluyor, insanı başkasına muhtaç kılıyor.

İşçi sınıfı bu durumdan kendini bireysel olarak koruyamaz, tüm sınıfını kapsayan bir çözüm ileri sürmeliyiz. Tüm işler, ücret kaybı olmaksızın çalışabilecek durumdakiler arasında paylaştırılacak şekilde düzenlenmeli. Çalışmak ve karşılığında geçinebileceği bir ücret almak herkesin hakkı. Siyasilerin “iş bulmak zorunda değilim” lafları aldatmaca. Haftalık, günlük çalışma süresi, geçmişte işçilerin mücadelesi sonunda düşürüldü, sonra Erdoğan eliyle fazla mesai adı altında yükseltildi. İşsizliğe karşı işlerin, tüm işsizlere paylaştırılmasını dayatmalıyız. Eğer patronlar, batarız derse, muhasebe defterlerini açsınlar görelim.

Yaşadığımız çok sorun var, en acili olan işsizlik ve pahalılığa karşı en temel önlemler bile alınmıyor. İşçi sınıfı, en acil sorunlarını bile çözmek, çöküşten bir nebze korunmak için kendisi çaba göstermeli, örgütlenip taleplerini ileri sürmeli. Geçmişte mücadele ile kazanılan birçok hak oldu. Bugün de aynısını başarmak mümkün. (04.12.21)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı: 278 - 4 Aralık 2021  Site yaşamını izle Başyazı   ?