Sinif Mucadelesi

Bugünkü düzen, işçi sınıfından alıp patronlara veriyor Sermayeden alıp işçi sınıfına verecek bir düzen gerekli

Pazar 7 Kasım 2021

İşsizlik ve pahalılık yaşam koşullarını her geçen gün daha da zorlaştırıyor. Satın alma gücü açısından 20 yıl öncesine dönüldü. İşsizler, asgari ücretle çalışanlar ve esnaf, 20 yıllık birikimlerinin eridiğini izliyor, bazılarının çoktan gitti. Kitleleri; ev, araba almaya teşvik eden, krediyle, kartla yaşamaya yönlendirenleri dinleyip onlara uyanlar, şimdi çaresiz durumda.

Geçinemeyen, borcunu, faturalarını ödeyemeyenlere karşın onların bu durumundan kâr eden; bir tarafta her şey kötüye giderken diğer tarafta rekor kıran kâr, kâr payı dağıtımları var. Demek ki emekçilerin, yoksulların cebinden çıkan her kuruş patronların kasasına akıyor. İşte böyle bir düzen var!

Pahalılıktan işçi sınıfının ve tüm yoksulların korunması gerekirken tam aksine patronlar, zamlar yoluyla pahalılıktan korunuyor. Bunu değiştirmek gerekli. Her şey kendilerinin diye düşünüyorlar; elektrik borcunu ödeyemeyen çiftçiye “ekmeyin” emri verecek kadar küstahlaştılar. İşçi sınıfının, köylünün ne üreteceğine, fiyatına kârına göre karar verme hakkı, bir avuç paragözde olmamalı. Patronların hesapları, defterleri emekçilerin denetimine alınmalı.

Her ay artan işsizliğe rağmen bazı fabrikalarda, hatta küçük iş yerlerinde bile insanlık dışı koşullar, çok uzun çalışma saatleri var, fazla mesai arttı, giriş saati belli çıkış saati belli olmayan yerler çoğaldı. Sendikaların hesaplarına göre iş kanunlarındaki çalışma süresine uyulsa, hemen bir milyonu aşkın insanın işi olur. Ancak olmuyor; çünkü patronlar, az işçiyle çok para kazanıyor, kurallara uyup uymadıklarını denetlenmiyor.

Bu düzeni kendileri dayattıkları, en kârlı olacak şekilde yönlendirdikleri halde, sorun çıktığında hiçbir bedel ödemiyorlar. Karar alınmasında hiçbir sorumluluğu olmayan işçi sınıfı bedel ödüyor. İşçi sınıfı, kendini korumak için çıkarlarını ileri sürmeli; çalışma süresi, ücret kaybı olmaksızın tüm işsizleri kapsayacak şekilde düzenlenmeli.

İktidarı destekleyen sermaye, kârını ve ayrıcalıklarını korumak için hükümeti yönlendiriyor. Diğer patronlar, çıkarları zarar gördüğü için rahatsız, sızlanmaya başladı. AKP’nin yıllar içinde oluşturduğu işleyişten, düzenlemelerden, işçi sınıfına baskı ve kısıtlamalardan çok faydalandıklarından, iktidarı desteklediler. Ancak hem işbirliği hem de kıran kırana rekabet içinde oldukları patronların, AKP’ye sadece kendi çıkarlarına uyan kararlar aldırması, işlerine gelmiyor.

Sermayenin farklı kesimleri arasında her zaman kavga olur, çok azı iktidar değişikliğine gider. Muhalif siyasi partiler, daha iyi hizmet vereceklerini söyleyerek patronları bu yönde cesaretlendiriyor. Hiç biri asıl sorunun kaynağı olan sermaye düzenini hedef almıyor, AKP’yi destekleyen ve onun üzerinden işçi sınıfının ürettiği zenginlikleri, doğayı yağmalayan, kitleleri sefalete sürüklemede en çok kâr eden, her sene iki kez vergi muafiyeti, her işi için teşvik alan Çengiz’in dahil olduğu beşli çete gibileri hedef alıyor. Ancak patronlar için esas önemli olan AKP onların da çıkarına göre de karar alması veya işçi sınıfının isyanını önlemesidir.

İşte bugün gerekli olan böyle bir sınıf mücadelesidir. Uzun yıllar içinde yükselen AKP’nin çöküşü de uzun sürüyor. Çünkü AKP kadroları adeta devletle bütünleşti, her yere yerleşti, her köşeyle bağlantı kurdu. Hepsi çıkar temelinde sürüyor, sürmesi için müthiş bir baskı ve gericilik dayatılıyor. Bu nedenle erken seçim bekleyip sahte ümitlere kapılmak boşunadır. Tüm bunların dışında kalan bir tek işçi sınıfı var. İşçi sınıfı için asıl olan emeğiyle geçinmesidir. İşçi sınıfı, üretimden gelen gücünü kullanarak, ekonomik ve siyasi sistemi kendi çıkarları, toplumun çoğunluğunun çıkarları yönünde etkileme ve biçimlendirme olanağına sahiptir. (04.11.21)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı: 277 - 7 Kasım 2021  Site yaşamını izle Başyazı   ?