Sinif Mucadelesi

İdlib’te son durum ne?

Cuma 8 Ekim 2021

Aradan geçen yıllarca savaş ve ölüme rağmen Suriye’de durum düzelmiş değil. Suriye fiili olarak üçe bölünmüş durumda. Bir kısmı Esad yönetiminde, ciddi bir kısmı Suriyeli Kürtler’in elinde ve İdlib ve ülkenin kuzey batısı Türk ordusunun denetiminde Suriye yönetimine karşı savaşanların denetiminde.

Basına yansıyan bilgilere göre ABD ve Rusya, Suriye’nin geleceğine ilişkin olarak anlaştı. ABD yönetiminin, askeri işgal altında tutuğu bölgelerden asker çekme siyaseti, ilerliyor.

Trump döneminde ABD ordusunun çekilmesi bir ileri, bir geri gitmişti. Yeni başkan, Afganistan örneğinde görüldüğü gibi çekilmeyi hızlandırdı. Elbette askeri çekilmesi, siyasi ve ekonomik denetimi hiç azaltmayacak.

ABD ordusunun yaptığını, Mısır’da, Afganistan’da olduğu gibi ülke orduları yapacak.

Suriye’de bu süreci aktif olarak Rusya ilerletiyor. Erdoğan, Putin’in direktiflerine göre tutum almaya çalışıyor. Askerin girdiği bölgelerde, Putin’in müdahalesiyle ordunun zınk diye durduğunu hatırlıyoruz.

Erdoğan, iki yıl önce İdlib’te silahsız muhalifler ile silahlı savaşçıları ayırma, silahlıları silahsızlandırma, ordunun denetlediği bölgelerde düzen sağlama sözü verdi. Fakat hiç birini tutamadı.

Suriye yönetimi tarafından yapılan “işgalci askerler çekilsin” açıklaması, aylardır Suriye ile işi olan herkes tarafından yapılıyor. İşgalci sayılan İran ve Türk askeridir. Türkiye’nin işgalci saydığı ABD ordusu çekildiğinde, Erdoğan’ın elinde bahane kalmıyor.

ABD yönetimi, Irak’ta olduğu gibi Suriye’de de Suriyeli Kürtler üzerinden çıkarlarını korumayı planlıyor olabilir. Buna Rusya’nın itirazı yok; Erdoğan’ın var. Suriye siyasetini Kürt düşmanlığı üzerinden sürdürüyor.

Bu derdini anlatmak istedi ancak ABD başkanı, Erdoğan’ı hiç takmadı. İşte bu nedenle derdini anlatmaya Putin’e gitti ya da ne yapması gerektiğini Putin’in anlatması kararlaştırılmıştı.

Erdoğan, hem bölgede hem de ülke içinde eski gücü yok, zayıfladı ve Putinsiz eskisi kadar rahat hareket edemez, çıkarlarını dayatamaz. Geçen yıl, Rusya’nın türk ordusunu durdurmak için yaptığı hava saldırılarda bir ayda 33 Türkiye askerinin öldürülmesi, Erdoğan’a baskının dozunu anlatıyor.

Öte yandan İdlib’den, hatta diğer işgal bölgelerinden geri çekilme Erdoğan’ın prestijini yok edeceği gibi orada bulunan silahlı İslamcı militanların ve grupların Hatay üzerinden Türkiye’ye girişleri söz konusu olacaktır.

Öyle ki Erdoğan, İdlib’i kaybedersek Hatay’ı kaybederiz demekten geri durmadı. Bu koşullar altında Erdoğan için kolay bir çıkış yolu bulunmuyor. İşte bu nedenle Putin’le görüşme gizli yapılıyor, alınan kararların uygulanması zamana yayılıyor.

ABD tarafında ise Biden bölgede PYD ile ortak çalışmalarını sürdürme taraftarı. İdlib sürecinde Erdoğan ile değil PYD ile devam etmek istediklerini açıkça dile getirdi.
Siyaset sahnesinde oynanan oyunların bölge halkı için huzur getirmeyeceği ortada. Getirecek olsa 11 yıldır devam eden süreç şu an bu aşamada olmazdı.

Sürecin uzaması silah sanayinden karlarına kâr katan burjuvazi için ise en makul rota. ABD ve Rus savunma bütçeleri Suriye halkı için bomba olarak geri dönerken bir kısım patron zenginliğine zenginlik katıyor.


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı: 276 - 7 Ekim 2021  Site yaşamını izle Siyasetin Gündemi   ?