Sinif Mucadelesi
Afganistan

Yirmi yıllık emperyalist savaştan sonra Taliban’ın dönüşü

Salı 7 Eylül 2021

İngiltere Başbakanı Boris Johnson, 24 Ağustos’ta yapılacak G7 ülkeleri toplantısı öncesinde Afganistan’da "Ortaklarımız ve müttefiklerimizle, insan haklarını korumak ve son yirmi yılın kazanımlarını korumak için tüm insani ve diplomatik araçları kullanmaya devam edeceğiz" dedi.

Taliban’ın zaferinden bu yana, Biden’den Macron’a kadar emperyalist ülkelerin liderleri bu tür açıklamaları bolca yaptı. Gerçekte bütün "son on yıllar", söylenenin tam tersine, emperyalist yöneticilerin yalnızca en gerici güçleri güçlendirmeyi başardıklarını gösteriyor.

Daha 1979 gibi erken bir tarihte, SSCB, o sırada yörüngesinde olan Afganistan’a askeri müdahaleye hazırlanırken, ABD, SSCB’yi zayıflatmak için gizlice hareket etti. Etnik kökenlerine, hatta kabilelerine dayanan ve İslam adına savaşan mücahitleri destekledi. CIA, SSCB destekli Afgan hükümetini devirmek için Pakistan ve Suudi Arabistan ile ortak hareket etti. ABD devleti gerillaların eğitim kamplarını ve silahlandırılmasını finanse etti.

Eski ABD Başkanı Carter’ın güvenlik işlerinden sorumlu danışmanı olan ve başkanlık kampanyası sırasında Obama tarafından dış ilişkiler danışmanı olarak atanan Zbigniew Brzezinski, 1998’de bu politikayı şu şekilde gerekçelendirdi: “Dünya tarihi için en önemli olan nedir? 

Taliban mı yoksa Sovyet imparatorluğunun çöküşü mü? Bazı İslamcıları heyecanlandırmak mı yoksa Orta Avrupa’nın kurtuluşu ve soğuk savaşın sona ermesi mi?"

1989’un başında, Sovyet birlikleri Afganistan’dan temelli olarak çekildi, ancak ülke, Rus ordusuna karşı savaşan ve şimdi iktidara gelmek isteyen çeşitli silahlı gruplar arasındaki çatışmaların kurbanı olarak kaldı. SSCB’nin geri çekilmesini izleyen iç savaş yılları, 1996’da Taliban’ın iktidara gelmesiyle, orada çalışmış olan Amerikan emperyalizmini büyük ölçüde tatmin ederek doruğa ulaştı. Taliban’ın Afgan halkına terör rejimi dayatması önemli değildi.

Ancak emperyalizmin desteklediği güçler, eski efendilerinin aleyhine döndü. Bush, 11 Eylül 2001 saldırılarından sonra, El Kaide’nin kurucusu Usame bin Ladin’i korumakla suçlayarak, önceki günkü müttefiklerine karşı savaş başlattı. Afgan halkının üzerine Fransa dahil tüm emperyalist orduların attığı bombalar yağdı. Taliban’ın gücü çöktü. Ancak ABD’nin uyguladığı kukla güç ne barış ne de demokrasi getirdi.

Emperyalist müdahalelerin gaddarlığı olağan bir sonuca vardı, Afgan halkının ABD ve NATO işgal kuvvetlerine karşı öfkesini ve nefretini artırdı ve Taliban için büyüyen bir asker olanağı sağladı. Emperyalist yöneticiler tarafından seçilen Afgan hükümetinin kısa sürede aşırı derecede yozlaşmış olduğu ortaya çıktı. Ayrıca, kendileri için gerçek özel beylikler kuran ve kendi bölgelerindeki Taliban gibi orada Şeriat kanunu uygulayan savaş ağalarına güveniyordu. Kadınların durumu Amerikan işgali altında bir miktar iyileşti ama bu durum esas olarak şehir sakinlerini ilgilendiriyor. Bu arada yoksulluk, bombardımanlar, taramalar, sistematik işkence ve terörist saldırılarla birlikte arttı. Öncelikle ABD müttefiki Pakistan tarafından silahlandırılan Taliban isyanı, emperyalizm tarafından harcanan milyarlarca dolara ve on binlerce askere rağmen büyümeye devam etti. 15 Ağustos’taki Taliban zaferi sürpriz olmadı.

ABD aylardır buna hazırlanıyor. Afgan hükümeti ile Taliban arasında sözde barış toplantıları düzenlediler, ancak hepsinden önemlisi, sonuçta sahada galip gelen Taliban ile görüştüler. ABD’nin Afganistan’daki Uzlaşma Özel Temsilcisi Büyükelçi Zalmay Halilzad, geçen şubat ayında olduğu gibi, bir Taliban heyetinin Türkmenistan’ın Aşkabat kentine gittiğini duyurdu. Burada söz verdiği gibi, Taliban delegasyonları ve komşu ülkelerin liderleri arasında işlerin yeniden başlatılması için çeşitli toplantılar düzenlemeye çalıştı. Afganistan üzerinden bir gaz boru hattının inşası için destek sözü verildi.

Taliban’ın dini köktencilik iddiasında bulunup bulunmadığı ve kitleler üzerinde bir diktatörlük dayatıp dayatmadığı, bir miktar siyasi istikrar sağladıkları sürece, Batılı liderler için önemli değil. Ortada yüz milyarlarca doları yutmuş, harap olmuş ve yirmi yıldan fazla bir süre sonra orta çağ Taliban rejiminin geri dönmüş bir ülke; işte bu emperyalist egemenliğin feci faturasıdır. (LO 27.08.21)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı: 274 - 7 Eylül 2021  Site yaşamını izle Uluslararası Gündem   ?