Sinif Mucadelesi

Muhalif partilerde işçi sevdası başladı

Pazartesi 5 Temmuz 2021

CHP, 24 haziranda 200 kişinin katılımıyla demokrasi konferansı topladı. Daha çok aydınlar ve gençlerin katılımıyla yapılan toplantıda bir sonuç bildirgesi açıklandı:
“…Bugün yaşadığımız her sorun, ülkede demokrasinin yokluğuyla ilişkili. Demokrasinin yokluğu, esas olarak halkın, örgütlü bir güç olarak devlet ve sermaye karşısındaki güçsüzlüğünün bir tezahürüdür…
…Hiçbirimizi faşizm karşısında dışarıda bırakmayacak, bu koyu karanlığı ancak en geniş birlikteliği kurarak aşabileceğimize dair inancı güçlendirecek, aramızdaki önyargıları ve güvensizlikleri ortadan kaldıracak diyalog ve işbirliği sürecini örgütleyecek, …kaynakları bir avuç sermayedarı, çete bozuntusunu zengin etmek için değil hepimizin ortak iyiliği için ekmek, özgürlük, adalet başlığı altında seferber edecek…
…Halkın bizzat kurucusu olduğu, yoksulluğa, işsizliğe, emek sömürüsüne, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine, doğa yıkımına ve her türlü ayrımcılığa karşı mücadeleyi odağına alan bir halkçı seçenek yaratmak.”

Kılıçdaroğlu’nun bir süredir sürdürdüğü, beş benzemezi bir araya getirme siyaseti açıkça görülüyor. Farklı gerekçelerle iktidara karşı olan tüm kesimler “aramızdaki önyargıları ve güvensizlikleri” aşma hedefiyle yer verilmiş; CHP’nin eski tabanı “halkçı seçenek” diyerek unutulmamış.

CHP sorunların kaynağı olarak demokrasi yokluğunu görüyor yani “halkın örgütlü güç olarak devlet ve sermeye karşısında güçsüzlüğü.” Sermayenin adeta üzerinde tepindiği işçi sınıfının örgütlenmesi için ne öneriyor? Sendikaların, patronların ve devletin emrinde oluşunu nasıl değiştirecek? İşçi sınıfının siyasal ve sendikal örgütlenmesi önündeki engelleri yıkacak mı? Patronlar, karşı çıktığında gereğini nasıl yapacak? Somut durumlara ilişkin bu ve benzeri soruların cevabı yok. CHP’nin gerçeği işte burada belli oluyor.

AKP’ye oy vermiş belki hala oy verecek milyonlarca işçi ve işsiz var. CHP, hiç olmazsa bir kısmından oy almak zorunda. İşte bu nedenle kadrolarının, etrafına toplayacağı farklı kesimlerden gelen aydınların ve gençlerin dilini, işçi sınıfının oyunu alma hedefiyle biçimlendiriyor. Yoksa çalışma gününde, işçilerin olmadığı bir toplantıda, bu kadar ekmek; örgütlenme; işsizlik; yoksulluk lafı edilmezdi.

Aynı hafta “Geçim İttifakı” çalışmaları altında Saadet partisi de bir işçi kongresi yaptı. Sonuç bildirgesinde işsizlikten asgari ücrete, iş güvencesinden EYT’ye kadar, işçi sınıfının somut sorunlarına değinilmiş. Ancak hiç birinde işçi sınıfının çıkarına bir somut öneri yok.

Örneğin asgari ücrete ilişkin “…kısa vadede faydalı görünse de orta vadede emek piyasasının dengesini daha fazla bozan doğrudan istihdam destekleri yeniden düzenlenmeli; piyasalarda asgari ücretin üzerinde ücret ödemesi teşviki için …işçi ile ilgili vergi ve sosyal güvenlik yüklerinin kalıcı bir şekilde azaltılması; …bölgesel asgari ücret uygulaması ile büyük şehirlerde asgari ücretin artırılması.” TÜİK’e göre Türkiye’de ailelerin ortalama geliri yıllık 33 bin lira civarında. Muş, Bitlis, Hakkari ve Van’da ise 15 bin lira civarında. Bölgesel asgari ücret, durumu daha da kötüleştirir. Patronlar daha yüksek ücret ödesin diye vergiyi azaltma, küçük şehirlerde işçiyi yoksullaştırarak büyük şehirlerde ücreti arttırma; yani işçiyi birbirine düşürme, göçe zorlama var.

Benzer şekilde “kıdem tazminatı korunmalı” dendikten sonra, “…işçilerin sahip oldukları haklarını ortadan kaldırmayan bir geçiş dönemini de içeren bir fon sistemi…” ile bitiriliyor. Kıdem tazminatı fonunun, kıdem tazminatına el koyma ve bu hakkı yok etme planı olduğunu işçiler çok iyi biliyor.

Her iki parti, işçi sınıfının gözünü boyamayı amaçlıyor. Seçim yaklaştıkça bu girişimler daha da artacak. Ancak İYİ Parti’den daha farklı bir hamle geldi. Akşener, konuşmasını, emekçilere devredip her hafta ilgi çekmeye çalışıyor. Ancak çevrecilere seslendi; Paris iklim anlaşmasıyla başlayan çok çevreci, yenilikçi, bir enerji planı açıkladı. Aslında bu plan bir hafta önce TÜSİAD tarafından hükümetin yerine getirmesi için duyurulmuştu.

İşte böyle bir yandan göz boyarken bir yandan patronlara mesaj yolluyorlar. (28.06.21)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı: 273 - 5 Temmuz 2021  Site yaşamını izle Siyasetin Gündemi   ?