Sinif Mucadelesi
ABD-Rusya

Gaza, su karıştı

Pazar 6 Eylül 2020

ABD ile Çin arasındaki diplomatik savaşın son olayı Trump’ın, Çin konsolosluğunu kapatması oldu. Çin, buna cevap olarak ABD konsolosluğunu kapattı. Dünyadaki büyük kriz ortamında bu yaşananlar büyük güçler arasındaki tek kavga değil.

ABD ile bazı Avrupa ülkeleri arasında, daha doğrusu onların dev enerji şirketleri arasındaki kavgalar var: Alman Wintershall ve Uniper, İngiliz-Hollanda şirketi Shell, Fransız Engie ve Avusturya şirketi OMV gibi.

Bu kavganın nedeni Rus doğal gazını Baltık denizine ulaştıracak Kuzey Akım-2 (Nord Stream 2) ile ilgili. Kuzey Akım-2, Alman sınırından itibaren tüm Batı Avrupa bölgelerine doğal gaz iletimini sağlayarak Kuzey Akım-1’in (Nord Stream1) ilettiği gaza tamamlayıcı olacak.

Bu gelişme tamamen Rusya’nın çıkarına; dünya ekonomik krizi yüzünden Rusya’nın doğal gaz geliri çok geriledi (sonucu olarak kazandığı döviz azaldı) ve en düşük seviye olan 2002 yılı seviyesine düştü. Üstelik bu yeni yolla Rusya, eski Sovyet dönemindeki doğal gaz hattı olan, Ukrayna ile Polonya’dan geçen ve bu ülkelerin boru hatlarını kapatılması tehditleriyle Rusya’ya karşı baskı yapılmasını da ortadan kaldıracak.

Batı Avrupa ülkelerine gelince, onlar bu gaz hattının inşa masraflarına ortak oldular, Hollanda ve Norveç doğal gazı tükenmek üzere olduğundan Rus gazına ihtiyaçları var.

Kuzey Akım-2’nin kullanılmaya başlaması, zaten ertelenmişti ve bu durum sorunlar yaratıyor. 2019 yılı sonunda, bu boru hattının %94’ü tamamlanmışken Trump inşaatı dondurdu. Trump, gerekçe olarak hattın Rusya’nın bölgedeki gücünü artıracağını iddia ederek Rusya ile işbirliği yapan ülke şirketlerinin ABD’de faaliyetlerini dondurma tehdidini savurmuştu. Bu nedenle deniz altı boru döşeme uzmanı İsviçre şirketi Allseas teslim bayrağını çekti. Ardında ABD dışişleri bakanı Pompeo, bu proje ile ilgili şirketler, limanlar, sigorta şirketleri vb, eğer projeden vazgeçmezlerse onlara karşı 2017 yılında yürürlüğe giren ve “ABD karşıtlarına karşı yaptırımlara imkanı veren” yasayı kullanacağı tehdidinde bulundu.

Merkel, ABD’nin çok sadık dostu olarak bilinmesine rağmen, bu tehditleri protesto etti. Aynı zamanda Almanya Sanayiciler Federasyonu da “12 ülkenin 1.200 şirketinin yatırımlarını tehlikeye attığını” belirterek protestolarda bulundu. Alman iş çevrenin bir temsilcisi şunu ekledi: “ABD tehditler savurarak… kendi ekonomik çıkarlarını dayatıyor.”

ABD’nin “Putin’in gazına” karşı yaptığı saldırılar, kendi gazlarını pazarlama amacını güdüyor. ABD şimdiden kendi gazını sıvıya dönüştürüp, “Özgürlük gazı” ismini takarak Avrupa’ya gönderip stoklamaya başladı.

Avrupa Birliği de yardıma çağrıldı ve nedenle 27 üye ortak karşılık verme kararı aldı. Ancak AB “birliği” içerisindeki bölünmüşlükler ve rekabetler göz bulundurulunca bundan ne sonuç alınabilinir ki?

Trump AB’nin “küçük” üyelerinin, Rus gazından zarar göreceğini iddia ederek adeta onların savunucusu pozu takınıyor. Şüphesiz bazı küçük, ekonomik olarak zayıf AB ülkeleri, ABD’nin bu tavrından yararlanarak onları istismar eden güçlü üyeler olan Fransa ve Almanya’dan biraz intikam almaya çalışıyor. Fransa, sesini fazla çıkarmıyor; Amerika kıtasında ve Rusya’daki Fransız enerji projelerini korumaya çalıştığından olmalı.

Kapitalist dünya işte böyle; emperyalist devletler müttefik olmalarına rağmen şiddetli çıkar kavgalarını sürdürüyor. Bu arada 1.200 km uzunluğunda ve şimdiden 10 milyar avrodan daha fazla maliyeti olan Kuzey Akım-2 belki hiç kullanılmayacak. Sadece Baltık denizini kirletecek. (LO, 7.08.2020)


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı: 264 - 4 Eylül 2020  Site yaşamını izle Uluslararası Gündem   ?