Sinif Mucadelesi
AVRUPA

Bankacılar servetlerine servet katıyor!

Pazar 9 Ağustos 2020

18 Haziran Perşembe Avrupa Merkez Bankası (AMB) tarihinin en büyük işlemlerini gerçekleştirmek için gişelerini açtı : 742 banka, eksi yüzde 1 faizle, toplam 1 trilyon 300 milyar avro almak için bankaya koştular. Başka bir deyişle merkez bankası, bankaların müşterilerine borç para vermeleri için bankalara para dağıttı.

Bankacılar yapılan bu işlemlere “belirli hedefler güden uzun vadeli işlemler”, veya ingilizce büyük harfleriyle TLTRO, yani karşılıksız para basarak piyasaya para sürmek, diyorlar.

AMB yöneticileri bu eksi faizli işlemleri haklı çıkarmak için 2008 krizinde bankacıların korkup ekonomiye kredi vermeye reddetmelerini ve kendi aralarında borç takasları yapmış olmalarını ileri sürüyorlar. AMB yaptığı bu uygulamarı haklı çıkarmak için ekonominin çalışabilmesi için gereken paraları piyasaya sürme gerekliklerini ileri sürüyor.

AMB ilk aşama olarak bankalara yüzde eksi 1 faiz ile 13 milyar avro veriyor. Bankalar ise devletlere ve şirketlere, küçük yüzdeliklerle de olsa, faizler verip ceplerini dolduracaklar... Tüm bunların bankaları borç para vermeye teşvik etmek için yapıldığı iddia ediliyor. Ama esas soru: bu borçlar kimlere ve ne amaçla verilecek?

Bankalar AMB tarafından okşanıyor olsalar da yine köpek balıkları sıfatlarını koruyorlar. Virüs döneminde dışarı çıkma yasağı önlemlerinden etkilenip çok zor duruma düşmüş olan on binlerce esnaf ve hatta küçük ve orta boy iş yerleri bankaların onlara yardımcı olmak istemediklerinden şikayetçiler.

Örneğin ekonomik sorunlar yaşayan dükkanlar zinciri La Halle gibi şirketler finans kaynakları bulamadıklarından şikayetçiler. Tüketiciler açısından da durum hiç de farklı değil. İstihdam sahalarının daralması, işsizliğin artması veya çalışılan günlerin azalması sonucu mali sorunlar yaşayan, kredi borçlarını ödeyemeyen kişilere bankalar yardımcı olmak istemiyor.

AMB’nın piyasaya sürdüğü yüz milyarlarca para ne çok ihtiyaçlı durumda olan insanlara ne de üretim ekonomisinin canlanması için kullanılmayacaklar. Bu para miktarları ne kitlelerin çok ihtiyacı olan konutların inşa edilmesi, ne gerekli alt yapı yatırımları ne de sağlık ve toplu iletişim alanlarındaki elzem yatırımların yapılması için kullanmayacaklar.

Bu devasa miktarlardaki paralar büyük şirketlere ve devletlere verilecek. Büyük şirketler ise milyarlarca avroyu çok ucuzdan alıp ya rakiplerini satın alacaklar ya da hissedarlarına dağıttıkları miktarları daha da artıracaklar. Devletler ise düşük faiz oranlarıyla devlet tahvilleri basacaklar ve böylece de kamu borçları daha da artarak süreklilik kazanacak. Bunun sonucu olarak da bankalara sürekli bir gelir kaynağı yaratılmış olacak.

AMB’nın karar verdiği bu kredi dağıtması “açık gişe” operasyonu ilk değil, çünkü mart ayı ortasında devlet tahvillerini veya şirket hisse senetlerini satın almak için de bin 350 milyar avro harcamış olduğu nedeniyle finans sektörünü daha da büyütüp finans çevrelerinin ekonomideki ağırlığını daha da artıracak.

Devletler ise, bu borçların faiz oranları yüksek olmasa da, devlet gelirlerinin giderek daha da önemli miktarlarını bu borçları ödemek için harcayacakları için, devletlerin kitlelerin ihtiyaçlarını karşılamak için harcayabilecek para miktarları azalacak; şirketler ise ücretler için ödedikleri para miktarlarını azaltacaklar ve de sömürüyü daha da artıracaklar.

Şimdi ise kendilerini çok önemli iktisat uzmanı sananlar çok büyük tartışmalara girip bu sınırsız para basmaların geçmişte bu durumlarda çoğu zamanlarda olduğu gibi, enflasyonu hızlı bir şekilde tırmanışa geçirip geçirmeyeceğini tartışıyorlar. Sonuç ne olursa olsun bu karşılıksık para basmalar spekülasyonların değirmenine su taşıyor ve tüm bunlar da insanlık aleyhine feci sonuçlar doğurabilir.

26.06.2020


Ana sayfa | İletişim | Site planı | |

Site yaşamını izle tr  Site yaşamını izle Sınıf Mücadelesi Sayı: 263 - 8 Ağustos 2020  Site yaşamını izle Uluslararası Gündem   ?